Ataerkil Sistem ve Kadın

Gönül Koyuncu Doğan

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.
  • 22 Mart 2015
  • 2.690 kez görüntülendi.

1

Babam fabrika işçisi, annem ev hanımı.Üç çocuklu bir ailenin iki numaralı kız çocuğuyum.Evet evet yanlış yazmadım.Ayşe, Fatma, Hatice, Kübra değil kız çocuğuydum.Ataerkil sistemde eril bakış açısıyla toplumda ki konumumdur.Öncesinde kız çocuğu,sonrasında kadın,tamda konumlandırılmak istendiğim yer.Sekiz yada dokuz yaşındaydım en basitinden dikkatimi çeken ailece yemek yediğimiz sofrada annemin,tabağını kaldırmak isteyen ağabeyime,’’ bırak oğlum ben tabağını alırım ‘’ diyerek benden ise sofrayı toplamama yardım etmemi istemesi.Ağabeyim aile içinde söze direk  katılırken,bana ’’ sen kızsın konuşma sıranı bekle ’’ diyerek hitap etmesiydi.O an ailede başlayan ikincil konumumun sebebinin ne olduğunu merakla sorgulayarak düşüncelerim gelişmeye başladı.Beni yalıtan sönmüş kimliğe büründüren katılaşmış bu bakış açısı neye dayandırılıyordu? Önceleri benliğimde ikincil konuma itildiğim kusurlarımı bulmaya çalışıyordum.Babam onaylanmak istercesine sorular soruyor, annem her seferinde ‘’sen bilirsin,sen öyle uygun gördüysen doğrudur ’’ sözleri annemin aslında kendi beyin sistemini yok kabul edip babamın fikirlerine tabi olduğu bir sistemde yaşadığı ve benimde bu sisteme uydurulmaya çalışıldığımı yani ataerkil sistemde eril düzenin istediği şekle bürünmemi uygun görüyordu. Katı bir şekilde yüz yıllar öncesinde temeli atılan eril düzen beni yok sayıyor, adeta robotlaştırıyor tersi bir durumda baskılıyor kimliğini nötr kılıyordu.Peki kendi dinim ve başka dinler kadını böylemi konumlandırıyor ? Tabi ki de hayır. Bütün dinler kadını hassas kılıp değerli kimlik olarak yorumluyordu.Tabir yerindeyse erkekler yapar,kadınlar bakar, bakmakla da kalmaz kendine çizilen kılıf modeli yüz yıllar boyunca harfiyen uygular.Bir televizyon programında işsizliğe çözüm yolu olarak bir beyefendinin sözleri dikkatimi çekti.Beyefendi işsizliğe çözüm yolu alarak kadınların çalışmamasını öneriyordu.Bizi daima risk grubu olarak gören zihniyet,kadınları ev alanına hapis edip sosyal hayatta erkeğe mahkum ediyordu.Ben sizlere soruyorum,bu denli densiz fikir hangi kalıba sığdırılabilir? Biz kadınlar olarak şiddet uygulayan erkeklerin değil bütün erkeklerin cezalandırılmasını istesek bunu hangi mantık kabul eder.Beyefendinin perdelediği düşünce Karl Marx ve Friedrich  Engels’in savunduğu kapitalist sistemin düzenine katkıda bulunarak,kadınlar eğitim hayatıyla tanışmadan evlilik yapacak evde büyük fabrikalara çocuk büyütecek fabrika sahibi beyefendilerin kat ve kat devleşmesine katkıda bulunacaktı.İşçi olan babama ödenecek tutar biraz arttırılarak yansıtılacak ki kadınlar bu düzen içinde varlığını sürdürsün.

Bayanlar lütfen her iki cinsinde dünyaya gelmesine vesile olduğunu unutmayalım.Ailede başlayıp bütün toplumu saran konumumuza katkıda bulunduğumuzu fark edelim.

Biz kadınız hayata genellikle 1-0 yenik başlarız.Çocuk,ev işi,yemek vb. işlerde terfi edemeyiz,emeklide olamayız.Bu ücretsiz emeğin yanında birde iş hayatında isek beyin ve bedenimiz iki defa sömürülüyor demektir.Her güzellik ve her çirkinlik bizimdir,her şeyden sorumluyuz.Bu durumdan en çok faydalanan da kapitalizmdir.Her zaman kendimizi biraz daha dizginleriz.Bize düşen fedakarlıktır.Toplum olarak yüzleşmemiz gereken gerçeklerimiz var.Toplumun devamını sağlayan,günü ertesi güne hazırlayan,kendi için yaşadığını unutan,bu ülkenin temeli kadınız,anneyiz,emekçiyiz.

 

Gönül Koyuncu Doğan

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
Yalancı Gerçekler - 30 Mart 2015
Susmak!! - 15 Mart 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 21 YORUM
  1. Nesrin dedi ki:

    Toplumsal bir konu olan kadınlara değindiğimiz için yazınızı ayrı bir zevkle okudum

  2. Anonim dedi ki:

    Cok guzel bir yazi.tesekkurler

  3. umran yucak dedi ki:

    Bu guzel yazin icin gonlune yuregine saglik tesekkur ederim…

  4. imran ısık dogan dedi ki:

    Bu guzel yazında kadınlara degindigin icin minnettarım sana

  5. nisanur dedi ki:

    çok güzel yolun acık olsun

  6. Anonim dedi ki:

    Toplumun kanayan yarası ikinci sınıf olarak görülen “kadınlar” yarasına değindiğiniz için teşekkürler kaleminize sağlık…

  7. Çağla dedi ki:

    Biraz daha herkesin bakabileceği tarzda bir bakış açısı var. Toplumun çoğu yerinde görülebilecek bir olay basit bir dille işlenmiş

    1. Gönül Koyuncu Doğan dedi ki:

      Çağla hanım fikrinize saygı duymakla beraber topumsal bir konuyu toplumumuzun her kesiminin anlayacağı bir dil kullanmayı tercih ettiğimi bilmenizi isterim.Yazım her benlikte anlam bulursa bunu bütün kadınlar anlatabilme adına başarı kabul ederi.Eleştirinizi dikkate elbette alıyorum.Size ve yorum yapan herkese teşekkür ediyorum.

  8. hürriyet dedi ki:

    Harika

  9. Selda dedi ki:

    Tebrik ederim cnm.yolun açık olsun.

  10. gamze dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim.

  11. Anonim dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş eliniza sağlık

  12. Anonim dedi ki:

    Guzel olmus arkadasim yuregine saglik. Yolun hep acik olur inssallah

  13. sekvan dedi ki:

    BAYAN yerine kadın olsaydı daha güzel olurdu zaten kadının ikinci plana atılışında bu durumda vardır işte kadının erkegin kaburgasından yaratıldıgı için ondan türemiştir bay var ya bayan da onun eki gibi söylenir

    1. Gönül Koyuncu Doğan dedi ki:

      Sekvan yazılarımı okudugun için sana ve tüm okurlarıma teşekkür ediyorum.Bütün eleştirileri dikkate aldığımı bilmenizi istiyorum.Bayan kelimesini kullanmaktaki maksadım aşağılanan kadın kimliğini daha yumuşak ve zarif bir kelime ile kadınlarımıza hitap ederek ifade etmek istememdir.Bu kadar dikkatli okudugun için Sekvan tekrar teşekkür ediyorum.

  14. Fatih Avcı dedi ki:

    Merhaba Gönül, yazını oldukça güzel ve faydalı buldum bunun için teşekkür ediyorum. Lakin yazının bir noktasına katılmadığımı belirtmek istiyorum. “Bütün dinler kadını hassas kılıp değerli kimlik olarak yorumluyordu.” Yahudi-Hristiyan geleneğinde Tanrı erkek olarak tasavvur edilir. Kutsal kitapların buna ne derece izin verdiği tartışılır fakat kültür içinde bu böyledir. Yahudilik ve Hristiyanlığa kaynak kabul edilen Yunan düşüncesi zaten akıl=erkek anlayışındaydı. Kadına ise ancak çocukların üzerinden saygı duyulurdu. Latince ise nikaha almak terimi anneliğe sevketmek anlamında kullanılırdı. Eğitim konusunda erkek çocuklarına her türlü ders verilirken kız çocuklarına iplik eğirtmekten başka bir ders verilmezdi. Bilirsin Prometheus Zeus’tan ateşi çaldığında Pandora’nın kutusuyla cezalandırılır bu bağlamda Pandora’nın kutusunun taşıdığı kadınsı anlam oldukça manidar. Yani bir bakıma kadın=ceza anlayışı vardı. Yunan düşüncesinden etkilenen Yahudi anlayışı ise erkeği form, akıl gibi anlamlarda kullanırken kadını ise maddeye tekabul ettirmiştir. Yahudi feminist yazar J.Plaskow “Musa’nın Sina Dağı’nda vahyi halka duyurmak istediğinde yanlarında kadın getirmemesi gerektiği öğüdüne dikkat çeker. Hristiyanlıkta ise bu K.Amstrong gibi isimlerin dikkatini çeker ve kadınların kir tabusuyla birlikte dinin dışına atıldığını ifade eder. Örnekler uzatılabilir hatta İslam’ı kültürümüzdeki ataerkil yapının nasıl yorumladığına da değinebilir lakin fazla uzatmayalım demek istediğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum :) yazı için tekrar teşekkürler

  15. Hüseyin POLAT dedi ki:

    ANAerkil ve ATAerkil öncelikle buraya dikkat çekmek istiyorum. Bu sınıflandırma yapılırken bile toplumsal cinsiyet bazında roller belirlenmiştir. Öncelikle bu kalıp sözleri literatürden kaldırmak veya değiştirmek gerekli diye düşünüyorum. Sekvan beyin dediği gibi BAYAN kelimesine aşırı tepki duyan birisiyim. ‘Ataerkil’ sistemden önce ‘Anaerkil’sistem vardı. Her sosyologun bildiği gibi toplumlar, sistemler ya değişmek zorundadır ya da dönüşmek. Bizim bu konudaki çabamız ortak bir bilinç altında cinsler arasındaki eşitsizliklere dur demektir. Ancak bu durum KARMA toplum yapısına sahip coğrafyalarda pek hızlı gelişemiyor malesef. Makale için teşekkürler.

  16. Anonim dedi ki:

    Tebrik ediyorum Gönül hanım sanki yazınızı okuyunca içimdeki fısıldamalar çıglık seslerine döndü başarılar

  17. zülfiye dedi ki:

    Yazını okudum. Fakat kadını baş tacı yapan ve ayaklarının altına cenneti seren İslam dinidir. Bu çok hassas ve bi o kadarda manidardır. Eğer İslamı tam manada kavrayıp yaşayabilseydik bu toplumda bu kadar kadına karşı ne cinsi nete fiziki şiddete maruz kalmazdı. Hz Rasûlullah (s.a.v) in Kadınların evinde çoçuk bakıp evi süpürgesi onun işi değil eşine lütfudur sözündende kadına verilmiş değeri anlamış oluruz

  18. Anonim dedi ki:

    Harika ıçimizdeki duyguları dile getirmişsiniz sizin gibi insanlar oldukça. gelecek nesil iyi yetişecek inşallah sizlere kolaylıklar diliyorum…

  19. Gönül Koyuncu Doğan dedi ki:

    Teşekkür ediyorum yorumlarınıza.
    Duygularımı paylaşmak, içimde ki birikmiş kırıklıkları bir nebzede olsa dillendirmek gerçekten mutluluk verici.
    Sosyologlar.net sitesine teşekkür ediyorum bana bu imkanı sunduğu için.

BİR YORUM YAZ