“Barışçıl Eğitim” Söyleminin Toplumsal Etkileri

Cansu Taşar

Yazarın şu ana kadar yazılmış 12 makalesi bulunuyor.
  • 16 Ocak 2016
  • 606 kez görüntülendi.

 

501-260

Barış kavramı toplumsal anlamı ve önemi olan, etkileri bütün bir insanlığı ilgilendiren geniş bir yelpazedir. Bu anlamda barışçıl bir toplumda yetişmek, onun eğilimlerini sergilemek ve sağlıklı bir hayat için barış temasından yararlanmak önemlidir. İnsanlığın doğuşundan bu yana hep etkisinde kaldığımız sonuçlarıyla yüzleştiğimiz bu kavramın eksikliğinden doğan birçok sebepler vardır. Anlaşmazlık, kavga, düşmanlık, gerilimler ister toplumlar arasında, ister bireyler arasında olsun hep barış kelimesinin yokluğundan kaynaklanır.

Barış kavramının ve bu terimin anlamı genel olarak, tüm dünya ve tüm dünya ırkları arasında barışın sağlanması gerektiğini öne sürer. Barışın sağlanması milletler ve toplumlar arası kaliteli ve anlamlı bir hayat yaşanması için gereklidir. Bu bağlamda çıkarların desteklenmesi, herhangi durum ve olayların iki taraf için de karşılıklı eşit söylemlerden oluşması lazımdır. Bunun için de, bu eşitliğin sağlanabilmesi için de, toplumda ve bireyler arasında bu algıyı oluşturmak gerekir.

İnsanlığın kardeşçe ve saygı temelinde yaşamasını gerektiren bu kavramlar çeşitlilik arz edebilir. Fakat bu kavramların bireylerin algılarında ve düşüncelerinde kök salması ve oluşması gerekir. Bu anlamda bir birey topluma, insanlığa ve yaşam haklarına saygı temelinde bakabilir. Toplumsal ilişkilerde ve hayatın her alanında etkileşim halinde olduğumuz durumlarda bu ilkeden yararlanmak ve bu ilkeyi desteklemek hem toplumu iyi yönde geliştirmeye ve modern ülkeler seviyesine çıkarmaya hem de değiştirmeye yarar.

Genel olarak değerlendirildiğinde barış ilkelerinin ve barış ortamının sağlanması kişiler arası ve toplumla arası verilecek olan eğitimlerle sağlanır. Birey ailesinden, çevresinden ve öğretmeninden aldığı bilgiler çerçevesinde etrafındaki olaylara daha barışçıl bir bakış açısıyla bakabilir. Bu bağlamda eğitimin kişilerin algılarında ve bilinçlerinde sağlam bir “barış” kuramının oturtulması gereklidir. Öğretmenlere bu alanda büyük bir sorumluluk yüklenmektedir. Bir birey çocukluğundan beri sürekli olarak gelişene kadar kendisine toplumda bir model ve rol arar. Öğrenci bu kimliğini ararken öğretmenlerden etkilenir ve onu kendisine birer model olarak alır. Öğretmenin bunun farkında olup sınıf içi veya sınıf dışı ister öğretilen bilgiler ve uygulamalar olsun, ister hal ve hareketler olsun sürekli bir “barışçıl söylem” kelimesinden yararlanması gerekir.

Bu kelimenin toplumsal boyutları diğer ilişkilerde hep ön plandadır. Bahsettiğimiz gibi herhangi bir durum veya olayda öncelikle barış çerçevesinde hareketlerimizi ve söylediklerimizi göz önünde bulundurmalıyız. Bireyin okulda aldığı barışçıl bir eğitim onun bütün hayatında karşısına çıkacaktır. Bu ilişkiler çeşitlilik gösterebilir fakat en temelinde barış kelimesinden yararlanılması toplumsal yaşamanın sağlıklı bir temelde oluşmasını sağlar.

Cansu TAŞAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ