Çocuk Gelişiminde ‘’Sevgi” nin Önemi

Duygu Brieskorn

Yazarın şu ana kadar yazılmış 1 makalesi bulunuyor.
  • 17 Mayıs 2015
  • 862 kez görüntülendi.

baba

Hayat denilen bizi zaman zaman sürprizlerle cömertçe şımartan bazen de yokuş ve engellerle sabrımızı deneyen bu gizemli süreç, anne karnında başlar ömrümüzün sonuna dek devam eder. Peki  hayatta insanı güçlü tutan ve yaşama bağlayan şey nedir? Elbette ‘’sevgi.’’

Klişe bir laftır ama özünü anlayan çok az insan vardır. Çiçeklerin canlı kalabilmesi için suya, insanın yaşayabilmesi için de sevgiye ihiyacı vardır. Özbakımı gerçekleştirilen ancak anne baba varlığından yoksun yetimhanede büyütülen bebeklerin sevgi ihtiyacını karşılayamadıkları için hayata veda ettikleri görülmüştür. Anne karnından itibaren sevgi gören birey yaşantısı boyunca karşısına çıkan insanlara güvenir. Sağlıklı ilişkiler kurar, arkadaşlıklarında fedakarlıklar yapar,sosyal iletişim becerileri gelişir. Yalnızca büyümesi için fiziki şartlar sağlanmış ancak sevgi ortamından mahrum bırakılmış bireyler içedönük bir kişilik geliştirirler. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramında da bahsettiği gibi kişi açlık, susuzluk, uyku gibi temel fizyolojik gereksinimlerini karşıladıktan sonra sevilmeye ihtiyaç duyar.

Anne-babalar çocuklarının her istediğini yaparak, en iyi imkanları onlara sunarak sevgilerini yansıttıklarını düşünüyorlar ancak çocukların birşeyi keşfetmenin tadını, başarı duygusunu yaşamalarını engellediklerini gözden kaçırıyorlar. Sevgi, çocuklarımızın eline en iyi teknolojik cihazları vermek mi yoksa onlar ile göz hizasına gelip konuşarak temas kurmak mı? Çocukların ellerinden düşürmediği o cihazlardaki oyunlar, düşünme, akıl yürütme, üretkenlik ve yaratıcılık becerilerini köreltiyor. Çocukları sosyal ilişkilerin yoğun olarak kurulduğu aile ve akraba ortamlarında bulundurmak, onun iletişim becerilerini geliştirmesine olanak sağlamak gerekir. Evdeki herhangi bir değişiklik veya planlanan bir tatil için çocuğun fikrini sormak ona önemsendiğini hissettirmek için çok iyi bir fırsattır. Ailede bir birey olarak onu saygı ile dinlemek fikrini almak özgüven sahibi bir birey olmasına katkı sağlar. İçinde bulunduğumuz dönem buna ne kadar izin veriyor, biz ne kadar çaba gösteriyoruz hiç düşündük mü? Çocuklara bu maddi imkanları sağlamanın yanında bir de onların duygularına dokunmayı deneyelim. Okuldan eve geldiğinde gününün nasıl geçtiğini, onu üzen veya sevindiren herhangi bir olayın olup olmadığını samimi, içten bir merak ile soralım.

Başarı nedir? En yüksek not mu, sınıf ortalamasının üzerinde bir not almak mı? Başarıyı böyle bireyi hiçe sayarak anlamlandırmak ne kadar doğru? Neden çocuğumuzun başarılı olmasını isteriz? Başarı bireyin öğrenme kapasitesi, potansiyeli, yetenekleri ile performansı, gayreti ve emeği sonucunda ortaya çıkan üründür. Kişinin yapabildiği şeydir başarı, nitekim yıllardır süregelen yanlış bir düşünce hakim. Biz, başarıyı matematikte yüksek not almak, iyi üniversitelerde iyi bölümler kazanmak sandık. Çocuk ne istiyor, onun yeteneklerine ne uygundur, onu mutlu edecek alan nedir diye düşünmeden mesleğine okuyacağı bölüme kadar biz karar verdik. Doğru muydu? Hayır. Not en son düşünülecek şey olmalı, çocuğun elinden geleni yapması, çaba göstermesi takdir edilmeli. Takdir ve onay, bireyi daha girişimci ve cesaret sahibi yapar. Bireyler farklı gelişim özellikleri taşıdığı gibi farklı zeka türlerine sahip olabilirler. Çok  iyi bir mühendis olmak gibi çok yetenekli, üretken bir sanatçı, müzisyen, tiyatrocu, sporcu olmak da bir başarıdır.

Özetle, çocuklarımıza seçme şansı ve düşünce özgürlüğü sunmayı, kararlarına saygı duymayı, geleceği üzerine planlar yaparken ne kazanç ne ün sadece onun mutluluğunu temel almayı unutmayalım. Mutluluk, akabininde sağlıklı bir vücut ve ruhsal yapı ardından başarı getirir . Mutlu ve aydınlık yarınlara mutlu genç nesiller ile merhaba diyebilmek dileğimle.

 

Duygu BRİESKORN

Aile Danışmanı

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ