Coleman Raporu

  • 12 Mart 2015
  • 854 kez görüntülendi.
Coleman Raporu

Coleman Raporu (Coleman Report)ABD hükümetinin Equality of Education! Opportunity (Eğitimde Fırsat Eşitliği) başlığıyla 1966’da yayınladığı, etkili ve bir hayli tartışma doğurmuş olan çalışma. Bir ekip tarafından yazılan bu rapor, eğitim fırsatları üzerine geniş kapsamlı bir araştırma doğrultusunda (ülke çapındaki örneklemede, 3.000’i aşan okulda hemen hemen 650.000 öğrenci ve öğretmenle görüşülmüştü).I 964 Medeni Haklar Yasası uyarınca sosyolog James *Coleman yönetiminde hazırlanmıştı. Kongre’nin. İkinci Dünya Savaşrnda yapılan orduyla ilgili araştırmalardan sonra, hükümetin politikasını belirlemek üzere özellikle ön ayak olduğu ilk sosyal bilim çalışmalarından birisi olan bu rapor, “politika araştırmasında bir kilometre taşıydı. Ayrıntılı bir irdeleme yapacak şekilde saptanmış olan araştırmanın tasarımı, eğitimdeki politika araştırmalarının tüm yönünü değiştirmiş ve daha sonraki araştırmalar tarafından sık sık taklit edilmişti.Raporun ortaya koyduğu sonuçlar, yayınlanmasından sonraki yıllarda okullarda izlenen ayrım yapmama politikalarını da şekillendirecekti.Rapor, “fırsat eşitliğinin girdi (okula girebilenler) eşitliğinden ziyade çıktı (okuldan mezun olabilenler) eşitligiyle değerlendirilmesi gerektiği şeklinde, tartışmalı ve yeni bir bakış açısını yansıtan bir öncülle başlıyordu. Araştırmacılar bu öncül doğrultusunda, yalnızca değişik çocuk gruplarının ulaşabilecekleri eğitim kaynakları üzerine değil, aynı zamanda öğrencilerin (örneğin, test sonuçlarıyla ölçülen) başarıları konusunda çeşitli veriler toplamışlardı.Okulların, çocuklar okula geldiği zaman karşılaştıkları eşitsizlikleri (özellikle ırkla ilişkili ayrımcılığı) ne kadar ve hangi yollarla aşabildiği sorununa gerekli bilgileri içeren bir yanıtvermek ilk kez mümkün oluyordu. Coleman’ in kendisi de daha sonra, bu incelemenin en önemli araştırma bulgularının iki yönlü olduğunu iddia edecekti.Bunlardan birincisi, okulun kalitesindeki değişkenliğin (öğrenci başına harcamalar, okul kütüphanesinin büyüklüğü gibi alışılmış ölçülerle belirlenen kıstasların), karşılaştınlabilir bir toplumsal arkaplanı olan öğrencilerin okullar bazında birbirleriyle karşılaştırıldığı örneklerde, eğitimde başarı düzeyleriyle fazla ilgisi olmadığının gösterilmesiydi. (Öğrencilerin aile kökenlerindeki farklılıkların ise başarıyla ciddi bir ilişkisinin olduğu ortaya çıkacaktı.)İkincisi, bir öğrencinin eğitim alanındaki başarısının yalnızca kendi aile yapısıyla değil, (daha az etkili olmakla birlikte) okuldaki diğer öğrencilerin aile yapılarıyla da ilgili olmasıydı.Bu bulguların “toplumsal mühendislik açısından çok açık olan uzantıları vardı: Fırsatları eşitlemenin en iyi yolu okullarda (örneğin, otobüslerde) ayrım yapmama stratejileri izlemekti.Bu bulgular, Lyndon Johnson’-ın Büyük Toplum vizyonunun önemli bir ayağına; eğitim harcamalarının arttırılmasının toplumsal açıkları kapatabileceği düşüncesine ters düşmekteydi. Rapor, gerek akademik araştırmacılar arasında gerekse siyaset arenasında uzun yıllar ciddi tartışmaların odak noktası olmuş; “Okullar önemli değildir, sadece aileler önemlidir,” düsturunu yansıttığı şeklindeki yanlış yorumlarla çarpıtılmıştı. İroniktir ki, Coleman’ın daha sonraki çalışmalarının bazıları da okulların önemli olduğunu gösteren özellikleri saptamaya, ailenin etkisinin karşısında okulun etkisinin arttırılabileceğini göstermeye hasredilecekti.Örneğin, daha sonraki bir araştırma (High School Achievement, 1982 ile 77K? Impact of Communities, 1987’de hazırlanmıştır), aile yapıları ve diğer etkileri gözden geçirdikten sonra, özel Katolik okullarına giden öğrencilerin diğerlerinden daha iyi sonuçlar aldıklarını; bu durumun bu okullarda belirlenen disiplin ölçüleri ile daha yüksek akademik taleplerden ve o çocukların ait olduğu ailelerle cemaatlerin türlerinden kaynaklandığını gözler önüne sermişti. Coleman bu ikinci küme faktörleri *sosyal sermaye başlığı altında tartışmıştı.Belirtilmesi gereken başka bir nokta, gerek Coleman’ın ve çalışma arkadaşlarının kısıtlı bir zamanda çalışmalarını, gerekse raporu bekleyen hükümet bürokratlarının sınırlı bir gündem belirlemelerini dikkate alırsak, Coleman’ın elde ettiği belli başlı bulgulardan biri dışında hepsinin daha sonra sosyal bilimciler ordusunun araştırmalarıyla doğrulanmasıydı. (Örneğin bir grup seçkin sosyal bilimci ile toplumsal istatistikçi, Harvard Üniversitesi’nde Coleman Raporu’yla ilgili bir seminer grubu oluşturmuşlar ve bu raporun verilerini analiz ederek özgün bulguları doğrulamaya çalışmak gibi tek bir amaçla, bir yıl boyunca düzenli olarak bir araya gelmişlerdi.) Daha sonra yeniden yapılan analizler, bir *kodlama hatasının okullardaki arkadaş etkisi konusunda gerçekte olduğundan daha fazla kanıl ürettiğini, böylece, bu bulgunun ırk “ayrımına son vermenin ve siyahların eğitimdeki başarılarını arttırmanın en etkin yolu olarak zorlanmış entegrasyon ve okul otobüsünü paylaşma politikaları izlenmesini destekleyen bir kanıt olarak sık sık aktarılması nedeniyle talihsiz bir hata yapılmış olduğunu gösterecekti. Coleman Raporu’yla ilgili nefis bir özeti ve değerlendirmeyi (bu raporun hemen arkasından yapılan araştırmaların bir öyküsüyle birlikte) şu makalede bulabilirsiniz: “Coleman’s Contributions to Education”, der. J. Clark, James S. Coleman (1996).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ