Demokrasinin Gelişim Aşamaları ve Liderlik

Şenol Ceviz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 22 makalesi bulunuyor.
  • 15 Mart 2015
  • 632 kez görüntülendi.

yonetimveliderlik

Alanımız psikoloji değil fakat sürü dendiğinde de bir topluluk akla geldiği için alanımıza giriyor, ve psikoloji de toplumsal anlamda bildiğimiz, akademik olarak eğitimini aldığımız bir alandır. Bir resim gördüm ve bu konuda yazmak istedim, umarım kayda değer ve öğretici, ilgi uyandırıcı bir yazı olur. Öncelikle biraz derinlere gitmek istiyorum, tarihte kısa bir tur atalım. Ortaçağ yada daha eskiye gittiğimiz de insanı yönetmenin en kolay yolu olarak krallık, padişahlık, sultanlık gibi makamlarda olan bir lider tarafından yönetildiğini görürüz. Bu güne kolay gelmedik, her şey gibi aşama ve tecrübe kazanarak geldik. Eski tarihlerde insan toplulukları daha az olduğundan, nüfus ortalaması bugüne oranla çok daha az olduğundan topluluklar askeri monarşi ile yönetilirlermiş, buda tabi ki kısaca düzeni sağlamakta yeterli oluyormuş. Aslına bakılırsa işin ilginç tarafı demokrasi milattan öncelere uzanacak derece eski bir yapılanma (Atina, yunan demokrasisi) fakat belli ki bu günümüzde de olduğu gibi demir yumrukların pek işine gelmemiş gibi görünüyor bu düzen, ve daha o dönemden kısaca hızla gelişme yaşansaymış belki de dünya bu gün demokrasi yerine çok daha ileri düzeyde yönetiliyor olabilirdi demekten kendimi alıkoyamıyorum. Çağlar boyunca toplulukların nüfus düzeyi az olmasından dolayı krallık yada tekel yönetim sistemine ses çıkarılmamış. Ama buna tamamıyla doğru diyemeyeceğim çünkü sisteme bakıldığında mantıksal olarak tespitini yapabileceğimiz bazı durumlar söz konusu. Özellikle ortaçağın baskıcı hristiyan örgütlenmesi buna en büyük örneklerden biri olacaktır. O zaman da iktidar işine gelmeyen olunca cadı deyip astırdığı hatta yaktırdığı insanlar oluyormuş, Fakat Avrupa bu baskıya daha fazla dayanamayıp kendi kabuğunu kırabilmeyi başarmış ve kiliseyi kendi düşünce kalıplarına göre değiştirebilmeyi başarmışlar. İnsanlar bilinçlendikçe üzerlerindeki baskıyı kaldırabilmeyi başarabilmişler. Dünya tarihine baktığınızda hiçbir sistem yerinde saymamış değişim kaçınılmaz son olmuştur. Ama 200 yıl önce ama günümüzde. Demokrasinin getirdiği başarılı yönetim sistemi günümüzde değişimini tamamlayabilmiş değil. Daha başlangıç aşamasında görünüyor. Demokrasi çok eski bir sistem olmasına rağmen sadece ortalama 100 yıldır aktif olarak kullanılmaya başlandığını biliyoruz. Toplum nüfusları arttığı için demokrasi modelinin yönetim için en uygun model olarak kullanıldığı günümüzde hala bu değişime girmemiş hatta eski sistemle yönetilen devletler mevcut. Arap baharı ile kısmi olarak değişime gidilmeye çalışıldı fakat kafa yapıları değişmediği için demokrasi sistemi de yerine oturmadı. Genellikle iktidar savaşlarının olduğu devlet sistemlerinde geriye bakıldığında birbirlerine darbe yapan iktidar hırsı olan devlet yapılanmalarını görürsünüz. Yine ilginçtir ki demokrasinin evrimlerinden biri de budur. Bu sistem yasal olarak ilan edildikten sonra devlet kurumları daha, yeni oldukları için değişime ayak uyduramamakta ve bozulma başlamaktadır. Tabi hemen ardından çoğulcu demokrasinin getirdiği iktidar yerini gücü elinde bulunduran askeri yada polisiye güce bırakır. Bu iktidar savaşları uzun süre devam ettikten sonra zamanla farkındalık arttığından dolayı bu şekilde bir yere varılamadığı anlaşılır. Tarihten ders çıkarmak akıllı bireylerin işidir, ve yine sistemleri kuran ve bu sistemlerin oturmasını sağlayanlar karizmatik liderlerdir. Kimdir karizmatik lider? Karizmatik lider kitleleri peşinden sürükleyebilen, duruşu ve konuşmasıyla kendisini dinletebilmeyi başaran, kesin düşüncelere sahip ve bunları uygularken akıllıca davranan, etki tepki psikolojisini iyi tartabilen, kendi düşüncelerini kabul ettirebilen lider tipidir. Liderler değişimleri en hızlı uygulayabilen, reform yapabilen, sistemleri inşa edebilen insan tipleridir. Karizmatik lider, herkesçe sözü dinlendiğinden dolayı ayrışmalarla karşılaşmadığı için değişimler hızlı olur. Ayrışmalar yada görüşlerine ters düşüncelerle karşılaşsa dahi bu sorunla nasıl baş edileceğini bilirler ve sorun çok geçmeden çözülür. Lider ayrıca bir sorun çözücüdür. Demokratik liderler için aynı şey söylenemez, onlar etrafındakilerin, çoğunluğun fikirleri ile hareket ederler. Buda değişimin tıpkı yazımın ortasında anlattığım gibi sadece kendi seyir ve hızında devam etmesi demektir. Çünkü demokratik liderler bürokrasi ağırlıklı çalışırlar, kendi düşüncelerinden daha fazla kurallar çerçevesinde hareket ederler. Sürü nün dışına çıkabilen insanlar farklı fikirleri ve düşünceleri ile sistemler inşa etmeyi başarırlar. Yenilikçilik, akılcılık, farklı düşünme isteği, doğruyu arama bu tür insanların başlıca vasıflarındandır. Bugün içinde bulunduğumuz sistem, teknoloji, yapılanma adını ne koyarsanız koyun bu tür vasıflara sahip insanlar sayesindedir. Bir kaç örnek vermek istiyorum. Sürünün dışına çıkmak isteyen, tutkularının peşinden koşan bir Einstein, Edison, Tesla, Pastör, gibi bilim adamlarını düşünün, onlar ve icatları olmasaydı bugün bu düzeyde olabilir miydik sanıyorsunuz? yada bir mark Zückerberg’i ele alalım. Bu kişi kabuklarını kırıp, fikrini icraata geçirmeseydi bugün facebook denen sosyal paylaşım sitesi üzerinden bu tür sayfalar yada gruplar kurabilir miydik sanıyorsunuz, belki olurdu, fakat çok daha sonraları olurdu, başka birinin aklına bu sistemi inşa etme fikri gelene kadar olurdu. Farklılıkçılık, akılcılık, yenilikçi düşünce şekli, rasyonalite, adına ne derseniz deyin bu fikir akımlarının hiçbirinin insanlığa zararı dokunmamıştır, aksine insanlığı daha da ileri taşımıştır.

 

Şenol CEVİZ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ