Devrilmez Yeşilçam

Nil Özdurdu

Yazarın şu ana kadar yazılmış 9 makalesi bulunuyor.
  • 15 Haziran 2016
  • 1.615 kez görüntülendi.

image

 Sanat,toplumun temel yapı taşlarından biridir.Bir kitap her kesime hitap edemez belki,bir yaşlıya mesela ya da okuma yazma bilmeyen kesime…Filmler ise,sanatsal açıdan her kesime hitap etme özelliğine sahip,her bireyin bir şeyler alabileceği ve hayatına bir şeyler katabileceği yapıtlardır.Filmler sayesinde toplumsal bir mesaj bireye ulaştırılabilir,farkındalık yaratılabilir yahut olaylara karşı sosyolojik bakış açısı kazandırılabilir.
Günümüz yerli ve yabancı film sektörü de bu tür işlevleri yerine getirmektedir.Dünya Sineması hakkında herkes az çok bir şeyler söyleyebilir,günümüz Türk Filmleri için de öyle ancak sinema deyince gözlerimin önünde bir flaş gibi çakan “Yeşilçam”ın yeri bende çok ayrı.Türk toplumundaki yeri ve önemi ise bendekinden de öte.
Yeşilçam,bir sokaktan ibaret olmamakla birlikte;yüreğimize,duygularımıza,kişiliğimize ilmek ilmek işlenen “gerçek bir sanat”ın adıdır benim için.Oturaklıdır,kalıcıdır,devrilmez.
Devrilmez Yeşilçam,günümüz başarılı filmlerine rağmen nasıl oluyor da hissettirdikleriyle,hafızamıza kazınmış replikleriyle,kalitesiyle nevi şahsına münhasır olup hemen diğerlerinden sıyrılabiliyor?Bizi bu kadar derinden etkileyen,duygularımızın farkına vardıran ne?Çoğu Yeşilçam filminin senaryosunu kendimiz yazmışçasına biliyorken bu “ilk kez” heyecanı da ne?Bu beni hayrete düşürüyor.
Klasikler olsun,herhangi ticari başarı sağlayamamış kült filmler olsun;yaşanan aşklar,sahip çıkılan sevgiler,birlik beraberlik ve fedakarlık barındıran,özellikle günümüz toplumuna bir kez daha açığını gösteren,bu açığı bir tokat gibi yüzümüze vuran,yaramıza tuz basan yapıtlar olduğu için belki de bu ilgimiz,bu sevgimiz.İçimizdeki boşluğu bir nebze doldurabilmek için…
Günümüzde,sinemalarda bir salon her gün Yeşilçam filmlerine ayrılsa,tıklım tıklım olacağına imzamı atarım!Çünkü bizler sevgiye açız,sahici duygulara,yapılan kötülüğün bile kalitesine açız.
Ve Yeşilçam ruhumuzun gıdası!Toplumumuzun kanayan yarasının sargısı.
Köyden İndim Şehire,Canım Kardeşim,Mavi Boncuk,Gülen Gözler gibi filmlerin yönetmenliğini yapan ve 1975’te Hababam Sınıfı ile başlayıp 1981’de Hababam Sınıfı Güle Güle ile sona eren Hababam Sınıfı serisinin hem yapımcılığını hem yönetmenliğini üstlenen Ertem Eğilmez’in topluma kazandırdıklarının satırlarımı şereflendirmesi,Yeşilçam’ın bizatihi kendisi beni içten içe gururlandırır.Bu çok yönlü kişiliğiyle unutulmazlardan bir kısmına imza atan Ertem Eğilmez’i de saygıyla anarım.Çünkü Yeşilçam emektarlarıyla var olmuştur,bu emektarların yapıtları toplumun ışığıdır,yol göstericisidir.
İşte emektarlarıyla,tiplemeleriyle,klişeleşmiş sözleriyle;Kemal Sunal,Münir Özkul,Adile Naşit,Şener Şen ve Hulusi Kentmeniyle…Tarık Akan,Müjde Ar,Itır Esen,Gülşen Bubikoğlu,Ayşen Grudası;Ertem Eğilmez’i,Kartal Tibet’i ve sayılabilecek nicesi ile,sağlam aile yapısı,kaliteli dostlukları,derin mesajı ve bunu topluma aşılaması çok da kolay olmayan komedileriyle,belki aşkın tanımını yapan,aşkı bize buram buram hissettiren kalitesiyle geldi ve kaldı hayatımızda Yeşilçam.Unutulmazlarda yerini aldı,silinemez oldu.Topluma toplumu anlattı,iğneledi,farkına vardırdı.Bölünüşümüzün,birine ait olamayışımızın,güçsüzlüğümüzün farkına vardırdı.Bunu da günümüz kendi kabuğuna çekilen insanına;sorgulanması gereken,altında kim bilir neler yatan,unutulmaz bir replikle hatırlattı: “Biz ayrı dünyaların insanlarıyız.”

Nil Özdurdu

YAZARIN SON YAZILARI
Pre-Endüstriyel Toplumlar - 4 Ağustos 2016
Devrilmez Yeşilçam - 15 Haziran 2016
8 Mart Sadece 24 Saat - 4 Mart 2016
Toplumlarda Akrabalık - 17 Şubat 2016
Edebi Sosyoloji - 3 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Cem EKİZ dedi ki:

    kaleminize sağlık

BİR YORUM YAZ