Diaspora Araştırmaları

  • 13 Mart 2015
  • 504 kez görüntülendi.
Diaspora Araştırmaları

Diaspora, Diaspora Araştırmaları (diaspora, diaspora studies) Diaspora, bir halkın tüm dünyaya dağılışını anlatır.İlk kez Babil sürgününden sonra dağılan Yahudiler için kullanılan bu terim, modern dönemde önce Filistin’in, son olarak İsrail’in dışında yaşayan Yahudiler için kullanılmış; yalnız artık, değişik topraklara dağılan tüm göçmen toplulukların durumunu anlatmaya başlamıştır.1980’lerin sonları ile 1990’larda ulus-öfesı deneyimlerle cemaatleri kapsayan diaspora çalışmaları, uluslararasmdaki göçle ilgili daha önceki yaklaşımların bilinçli bir eleştirisi şeklinde ortaya çıkmıştır ve bu terminoloji değişikliği, makro sosyolojide bir tema olarak küreselleşmeye (“postmodernizm ve *post-yapısalcılığın etkileri de apaçık biçimde gözlenmesine rağmen) yönelen daha genel eğilimi yansıtmaktadır.Bu terimi benimseyenler, ulaşım (ucuz uçak biletleri gibi) ve iletişim (elektronik posta, uydu televizyonu, “İnternet) alanındaki ilerlemelerin, dünyanın her tarafına dağılmış durumda olan diaspora topluluklarının kendilerine özgü kimliklerini, hayat tarzlarını ve ekonomik bağlarını sürdürmelerini olanaklı kıldığını savunmaktadırlar. Bu şekilde, modern ulus devletleri tanımlayan katı toprak milliyetçiliğinin yerini, bir dizi değişen ve tartışmalı sınırlar almış olmaktadır. Diaspora araştırmaları, geleneksel göç ve asimilasyon terminolojisinin yerini almak üzere söz konusu ulus-ötesi etkileri, incelenen ağları ve cemaatleri tanımlamakta kullanılan pek çok yeni terim (“hayali cemaatler”, “küresel etno-mekânlar”, “göç öncesi eritme kapları”) üretmiştir.Bu alanın tipik incelemeleri arasında şu iki çalışmaya dikkat çekebiliriz:Paul Gilroy, The Black Atlantic (1993) ve Nancy Abelmann ile John Lie, Blue Dreams: Korean Americans and the Los Angeles Riots (1995).Terimin coşkulu savunucuları, yeni diaspora çalışmalarında göçmen kimlikleri ile deneyimlerinin karmaşıklığı, çeşitliliği ve akışkanlığının, eski mekanik kuramlara ve uluslararası göç modellerine (bu yaklaşımlarda, göçmenleri ana toplumlarıyla kültürlerinden koparan tek yönlü akışlarla etkilerin, onları “eritme kabıyla yeni kültüre uyduran “asimilasyonun vurgulandığı iddia edilmektedir) göre daha gerçekçi bir bakış açısıyla ayrıntılı bir şekilde sergilendiği kanısındadırlar. Bu perspektifi eleştirenler ise. anlamsız yeni deyimler uydurulup, anlaşılması güç bir kuramsal terminoloji yaratıldığına, sayıların ve genellemelerin dikkate alınmadığına, daha önceki “sosyolojik göç araştırmalarını (özellikle bu araştırmaların, karmaşık fırsat yapılarını ve göçmen ağlarını yeni diaspora çalışmalarını önceleyecek biçimde belgelediği örneklerde) görmezlikten gelmeye yönelik bir eğilim bulunduğuna parmak basarlar. Ayrıca, yeni diaspora araştırmalarının, göç üzerindeki yapısal  iktisadi ve siyasal etkileri yanlış biçimde küçümsediği belirtilmektedir.Bu çalışmaların pek çoğunun asıl olarak göçmenlerin kişisel anlatılarına dayandıkları ve esasen diaspora topluluğunun popüler kültürünü belgelediği kesindir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ