Dijital Uçurum ve Çözüm Önerileri

Fatih Avcı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 04 Mart 2016
  • 913 kez görüntülendi.

230420150908052182451_2

Sanayi Devrimi ve sonrasında yaşanan endüstriyel gelişmeler birçok toplumda köklü değişikliklerin meydana gelmesine, farklı sınıfsal yapıların oluşmasına, sosyo-kültürel göstergelerin çeşitlenmesine ve bunlara benzer olumlu yahut olumsuz sayısız etkilere zemin hazırlamıştır. Sanayinin yaygınlaştığı şu günlerde ise yeni bir gelişmeyle yüz yüze gelmiş bulunmaktayız: “Dijital devrim”. Bu devrimin bazı akademik çevreler tarafından alenen kullanıldığına şahit oluyoruz çünkü onların düşüncesi bu gelişmenin en az sanayi devrimi kadar geniş çapta etki uyandıracağı yönünde. Bu etkilerden belki de en önemlisi dijital uçurum olarak adlandırılan ve Türkçe ’ye sayısal bölünme-eşitsizlik olarak çevrilen yeni bir düzensizlik biçimidir. Dijital uçurum L.Öztürk’e göre (2005:112) farklı sosyo-ekonomik düzeydeki bireylerin, firmaların veya ülkelerin BİT’ne erişimde ve kullanımda yaşadığı eşitsizlik olmakla birlikte belirttiğimiz gibi aslında sosyo-ekonomik bir düzeyden çok daha fazla şeye işaret etmektedir. Bu uçurumun var olan eşitsizliği daha da derinleştireceğini savunan düşünceler oldukça yaygındır. Bu düşüncenin karşısında ise bu kavramın aslında abartıldığını durumun serbest piyasaya bırakılması gerektiğini böylece “bilişim yoksulu” ve “bilişim zengini” gibi ayrıklığın da ortadan kalkacağını söyleyen liberal görüşler bulunmaktadır. Bu görüşe göre bilgi iletişim teknolojilerinin(BİT) veya bilişim atılımlarına öncelikle üst sınıfın daha çabuk erişmesi olağan gibi görülmektedir fakat ilerleyen zamanda piyasa kendi kendini düzelterek bu yayılım alt sınıfa kadar ilerleyecektir. Bu iki zıt kutuplaşmanın üzerine çıkarsak düşünmemiz gereken nokta dijital bölünmenin nasıl insanları taraflara böldüğü ve bir çabanın üretilip üretilmediğidir. Dijital bölünmenin mevcudiyetini inkâr etmeyi ya da dijital bölünmenin yanlış tarafında bulunanlar için çözüm üretmeyi beyhude bir çaba olarak görmeyi imkânsız kılan gerçek, dijital bölünmenin e-demokrasi idealinin hayata geçirilmesinin olduğu kadar, e-devlet mekanizmalarının tam anlamıyla işlev göstermesinin de önündeki en büyük engel olmasıdır. Diğer başlıca engelleri ise zaten var olan eşitsizliklere istinaden yaşanılan erişim sorunu, hizmet sıkıntısı, etkileşim ve yönetişim kopuklukları, tıpkı bürokrasinin masa üstünlüğü gibi olumsuz anlamı gibi şimdi de enformasyon zenginleri ve bu zenginlerin bilgiyi enformasyon fakirlerine karşı kullanması şeklinde sıralayabiliriz(Eşki,2008:341).

Telekomünikasyon sektörünün serbestleştirilmesi vesonrasında yaşanan sıkı rekabet, kullanıcıların haberleşme ve erişim taleplerini artırırken, kullanım ücretlerinin ucuzlamasına, yeni teknolojilerin sunulmasına ve operatörlerin daha fazla yatırım yapmalarına neden olmuştur.

Dijital uçurumun azaltılması için; altyapının kuvvetlendirilmesi ve genişletilerek erişimin yaygınlaştırılması, çalışanların ve özel şahısların bu hususta yeteneklerinin geliştirilmesi; OECD ülkelerinin genel politikaları arasında yer almaktadır. Bilhassa; kütüphane, postane ve benzeri kamu kuruluşlarının erişimleri arttırılarak vatandaşların çok düşük ücretle veya ücretsiz olarak bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimi mümkün kılınmış, teknolojiye aşinalıkları ile bilgi ve becerileri geliştirilmiştir. Yaygınlığın arttırılması ve gelecekteki işgücünün bilişim teknolojileri hakkındaki becerilerinin geliştirilmesiamacıyla, okullarda düşük ücretle ve sübvanse edilmiş erişimin sağlanması amacıyla politikalar oluşturulmuştur. Buna karşılık, eşitliğin sağlanması ve şebekeleri kullanarak ekonomik verimliliğin arttırılması amacıyla, temel sosyal haklardan yoksun gruplar ile engelli, yaşlı, kırsal alan ve düşük gelir gruplarındaki insanların erişiminin yükseltilmesi amacıyla gerekli tedbirler alınmıştır. Hemen hemen tüm OECD ülkelerinde, genelde yeni teknolojilere hızla adapte olamayan küçük ölçekli işletmeler için, destek programları yürütülmektedir.  Örneğin OECD üyesi ülkeler sayısal eşitsizliği gidermeye yönelik olarak aşağıdaki eylemlerde bulunmaktadırlar. Evrensel hizmet fonlarının oluşturulması gibi genel politikaların uygulanması, bilişim hizmetlerinin maliyetini düşürmeye yönelik uygulamalarla bireylere ve hanelere teknoloji yaygınlaştırma ve farkındalığı artırma programlarının uygulanması, işyerlerine bilişim hizmetlerinin ucuz yollarla götürülmesi ve böylece teknolojinin yaygınlaştırılması, devletin hizmetlerini internet üzerinden vermesine yönelik çalışmaların yapılması, teknoloji okuryazarlığını artırmaya yönelik eğitim ve öğretim girişimlerinin başlatılması ve devletlerin uluslararası alanda sayısal uçurumu gidermeye yönelik olarak uyguladığı uluslararası işbirliği alışmaları…

Dijital uçurumu gidermeye yönelik devletin atacağı-attığı bu adımlarla aynı zamanda fırsat eşitliğini sağlamaya yönelen yolda da ilerlenmeye çalışılmaktadır. Şayet ki bilişimteknolojileri büyümenin itici gücüyse, ona sahip olma, onu kullanma insanların yaşamlarını ve gelir seviyelerini etkiliyorsa bilişim teknolojilerine erişimde fırsat eşitliğini sağlamak da sosyal devletin görevi olmalıdır. Sosyal devlet bu alanda oluşabilecek eşitsizlikleri yok etme, en azından azaltma adına çözümün içinde yer almalıdır (Eşki 2008:344). Bu eşitsizlikler devlet içerisinde meşruiyet krizlerine sebep olabilecekken yapılan atılımlarla ve yeniliklerle bunun önüne geçilmek istenmektedir. Belki de bu konuda atılan en büyük adım e-devlet projeleri ve demokratikleşerek sosyal devlet olma yolunda ilerlemek şeklindedir. Ayrıca e-devletin sosyal yönünü; vatandaşın eğitim ve bilinç düzeyini ileri taşımak, uzman istihdamı sağlamak, dijital bölünmeyi önlemek, bilgisayar okur-yazarlığını arttırıcı projeler hazırlamak, iyi yönde bir değişimi amaçlamak, gizlilik ve mahremiyete önem vererek güvenlik uygulamaları oluşturmak gibi unsurlar olarak belirtirsek durumun önemini kısmen kavramış oluruz (Delibaş ve Akgül, 2010: 14).

Dijital uçurum birçok ülkede önemli bir sorun olduğu gibi Türkiye için de oldukça önem arz etmektedir. Dijital uçurumun ülkemizde mevcut olduğunu söyleyebiliriz fakat bunun yanında azaltmak ve gidermek için çalışmalar da yapılmaktadır. Türkiye’deki dijital uçurum bilgi iletişim teknolojilerine erişimin maliyeti arttıkça daha çok görülmektedir. Bu erişimin eşitsizliği kişilerin bilgilerindeki eşitsizliğin zeminini hazırlamaktadır. Teknolojik araçlarında en az görülen eşitsizlik ise televizyon sahipliğindedir. Bilgi toplumu olabilme yolunda ilerleyen Türkiye, ülke genelinde BİT’ne ve özellikle bilgisayar ve internet kullanımına erişim sağlanması yönünde adımlar atmaktadır. Bu adımların aksaması ve sağlanamaması bilgi topluma olma yolunda önemli bir engeldir. Bu nedenle sayısal uçuruma yol açan söz konusu eşitsizliklerin giderilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu da her türlü gelir ve eğitim düzeyindeki bireylerin bir şekilde ulusal ve uluslararası bilgi ağlarına dahil edilmesiyle mümkün olabilir.

Fatih AVCI

 

Kaynak

Akgül, A.D. & Delibaş, K. (2010), “Dünyada ve Türkiye’de E-devlet Uygulamaları: Türkiye’de E-demokrasi ve E-katılım Potansiyellerinin Harekete Geçirilmesi”, Sosyoloji Araştırma Dergisi, Cilt:13, Sayı:1

Eşki, Hülya. (2008), “Yeni Bir Etiketleme ya da Daha Fazlası: Dijital Bölünme ve Dijital Bölünmeye Çözüm Önerileri”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO Dergisi, Cilt:10, Sayı:1-2

Öztürk, Lütfü. (2005), “Türkiye’de Dijital Eşitsizlik: Tübitak-Bilten Anketleri Üzerine Bir Değerlendirme”, Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Sayı:24, ss.111-131

YAZARIN SON YAZILARI
Küfür Neyi Örter? - 7 Aralık 2016
Queer Düşünce - 16 Ağustos 2016
E-Devlet ve E-Türkiye - 18 Mart 2016
Merdiven Hikayesi - 22 Şubat 2016
Soytarı Sosyolojisi - 17 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ