Doğal Hukuk

  • 13 Mart 2015
  • 341 kez görüntülendi.
Doğal Hukuk

Doğal Hukuk (natural law) Doğal hukuk teriminin belirsizliği, doğadaki düzenlilikler ile insan etkinliğinin dayatıcı biçimde düzenlenişi arasındaki metaforik bir bağa dayanır. Bu şekilde kullanıldığında “doğal hukuk”, varsayımsal olarak, faaliyet alanı evrensel ve insan davranışları üzerinde bağlayıcı olan hukuk ve ahlâk ilkelerine gönderme yapar. Ortaçağ Hıristiyan teolojisinde doğal hukuk, Tanrı vergisi bir sistem olarak değerlendiriliyordu, fakat Reformasyon’dan itibaren, doğal hukuka yönelik, insan doğası ve aklı içinde laik temeller oluşturma girişimleri görülmüştür. Örneğin Thomas “Hobbes’un Leviathan’ında, “doğa kanunları”, toplum sözleşmesi ve dolayısıyla siyasal otoritenin kurulması için akılcı temeller sunmaktadır. On sekizinci yüzyıldan itibaren, hukuk kuramı, “doğal hukuk”a karşı saldırgan bir eğilim sergilemiş ve hukukun, geleneksel, toplumsal ve tarihsel düzlemde oluşmuş karakteri daha yaygın biçimde vurgulanmıştır.Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, “insan haklarına kenetlenmiş ahlâki otoritedeki yükselişin de doğal hukuk geleneğine çok şey borçlu olduğuna dikkat çekmeliyiz.Tanrı’nın yarattığı ve bu yüzden – insan toplumu gibi- Tanrı’nın otoritesine tabi olan doğal dünya fikri, doğal hukuk nosyonunun, doğadaki düzenliliklere gönderme yapan metaforik uzantılarının ortaya çıkmasına zemin oluşturmuştur. Şu anda, bu fikrin dinsel ve laik yandaşları hâlâ vardır, fakat on sekizinci yüzyıldaki bilimsel devrimle birlikte, temel ayrım noktası akılcılar ile ampiristler eksenine kaymıştır.Akılcılar, doğa yasalarına zorunlu bir önem atfetme eğilimi gösterirlerken, içlerindeki bazı isimler (Leibniz gibi) doğa yasalarının önsel ilkelere bağlı olarak akılcı biçimde gösterilebileceğini düşünmüşlerdir. Ampiristler ise, doğa yasalarına dair bilgilerin yalnızca gözlem ve deney aracılığıyla elde edilebileceğini savunmuşlardır.Ampirist bakışa göre, doğa yasalarında özetlenen düzenlilikler, söz konusu yasalarla ilgili olarak doğrulanabilir bir zorunluluğu barındırmamaktadır. Doğadaki düzenliliklerin gelecekte de devam edeceği doğrultusundaki beklentimiz, pratik yaşamda kaçınılmaz bir etken olmakla birlikte, (David *Hume’un iddia ettiği gibi) akılcı bir temele sahip değildir ve basitçe zihnin önemsiz bir alışkanlığı sayılabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ