Edebi Sosyoloji

Nil Özdurdu

Yazarın şu ana kadar yazılmış 9 makalesi bulunuyor.
  • 03 Şubat 2016
  • 1.155 kez görüntülendi.

images-2

 

Edebiyat ve sosyoloji bir yap-bozun birbirlerini tamamlayan parçaları gibidir.Sosyoloji toplumu,toplum hayatını incelerken edebiyat toplum hayatına aynadır.

Sosyoloji için Dünya Edebiyatı inanılmaz bir hazine olduğu gibi Türk Edebiyatı da payı yadsınamayacak derecede etkilidir.Kültürümüzün oluşmasında,devamında ve aktarılmasında da Türk Edebiyatı’nın taşıdığı önem tartışılamaz.Geniş bir zamana ve alana yayılmış olan Türk Edebiyatı sosyolojik açıdan da kıymetli konuları içinde barındırmaktadır.Bazı kıymetli eserler sosyal meselelerden ilham alınarak oluşturulmuştur.

Eserlerde yer verilen ana ve yan karakterler olsun,atasözleri ve deyimler olsun tüm bu edebi kavramlar sosyoloji hazinesinin birer parçasıdır.Sahaya inerek yapılan araştırma gibi edebi eserleri,karakterleri ve olay örgüsünü inceleyerek yapılan analizler de bize geniş ve derin bilgiler verebilmektedir.”Toplumun siyasal ve sosyal hayatı ile ilgili değilmiş gibi görünen eserler bile toplumdaki belirli anlayış ve düşüncelerin anlaşılmasına delil teşkil eder. (Sosyal Bilimlere Giriş-M.Duverger sf.108)”

Çok geniş içeriğe sahip bu iki alanın, yani edebiyat ve sosyolojinin bir araya gelerek oluşturabileceği inanılmaz araştırma konuları, bu iki alanın hem kendi içlerinde hem de birbirlerinde meydana getireceği ilerlemede etkili bir güç olacaktır.

Edebiyatla ilgilenmek bir nevi sosyolojiyle de ilgilenmektir zaten.Yazılan her şiir çizilen her satır yaşanılan dönemin bir aynası,yaşanılan duygunun bir yansıması olmasından ötürü sosyoloji ile sentezlenmiş ürünler ortaya çıkmaktadır.Sadece yazanın değil okuyanın da içinde bulunduğu konum eserden algılananları ya da çıkan sonucu etkilemektedir Bu hususta kişinin sosyo-kültürel durumu,ruh hali,kurduğu insan ilişkileri de eseri algılama biçiminde hatırı sayılır etkenlerdir.Kişinin içinde bulunduğu duygu durum hali kitap karakteri ile kurduğu ilişkiye dahi yansımaktadır.İşte bu yüzden ortak duygular paylaştığımız karakteri betimlerken vücut bulmuş hali biz oluyoruz,kitaptaki ana karakter,şiirdeki deniz oluyoruz belki de.Aynı duyguyu farklı dönemin karakteri ile bütünleştirip o anı içindeymişcesine hissediyoruz .Asıl haz da bu zaten.

Unutulmamalıdır ki kitap dümdüz okunarak değil,bireyin duygusunu ve yaşadıklarını katarak,kendince yorumlayarak,karakterleri inceleyerek okununca  anlam kazanır.Bireyin duygu dünyası,edebiyatı meydana getirdiği gibi insanla,duygularıyla ilgilenen sosyolojiye de hayat verir.

Nil ÖZDURDU

 

YAZARIN SON YAZILARI
Pre-Endüstriyel Toplumlar - 4 Ağustos 2016
Devrilmez Yeşilçam - 15 Haziran 2016
8 Mart Sadece 24 Saat - 4 Mart 2016
Toplumlarda Akrabalık - 17 Şubat 2016
Edebi Sosyoloji - 3 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ