Enaniyet Tuzağı

Zeynep Arı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 21 makalesi bulunuyor.
  • 09 Mart 2016
  • 607 kez görüntülendi.

images-1

Enaniyet ; bir yerde duydum kulağıma yabancı olan bu kelimenin düştüm peşine, meğer bizim egonun yol arkadaşı, hatta kendisiymiş. Benlik duygusu demekmiş. Büyüklük, ululuk,taslamakmiş .
Enaniyet ; kendisine verilen tüm nimetleri, kendine mal etmesi, kendini mülk sahibi ilan etmesi demekmiş Zahirde. Kendisinde olan her birşeyi sahiplenme duygusuna bürünüp “ben” ile sahip olmaya çalışıyor olmakmiş. Benim gözüm, benim elim, benim yüzüm ,benim sesim, vs. Halbuki hiç birini insan kendisi bulup yapmamistir. Bu kibirde neyin nesi. Yani kişi tüm nimetleri kendinin kabul etmeye başlıyor asıl tehlikede burda başlıyor. Zira hiç birşey bize ait değildir.
Kişi Enaniyet rüzgârına , kapıldiginda ise ; tehlikeli kulvarlarda yürümeye basliyormuş. Her yaptığı işte ilahi kudreti nazara almayip ” ben yaptım, ben ettim” şeklinde gururlanip kibre kapiliyormuş. Insani hayvanlardan ayıran Enaniyet duygusu , her insana, yaraticinisini tanıması ve idrak edebilmesi için verilmiş. Enaniyet, yanlış kullanıldığında ise ; kişi dünyanın en zalim ve cahillerin en cahili olabiliyirmuş. Ağır bir emanet olan Enaniyet kişinin sahiplenme duygusunun artmasıyla, yerini daha da saglama alabiliyormuş.
Arı petek kurup bal ,yapmaya kalkınca, Bala sahip çıkmak bir yana bal yaptığının bile farkında değilmiş ” ben bal yapıyorum ” demezmiş.
Insan öylemi, değil elbette en basit bir yapım ve fikirde herseyi sahiplenip ” ben yaptım, ben buldum” dermiş. Kibir ve gurura kapılıp Enaniyetin kapısını aralayabiliyormuş.
Benlik duygusu yani Enaniyet yaraticinisini insana anlatan bir araciymis sadece. Bilmek, planlamak, inşa etmek gibi ,kabiliyetlerini kıyaslama yapıp kendi yaratıcısını tanısın diye ona verilmiş. O kabiliyet bile onun değilmiş.
Modern çağın bir diğer ismide Enaniyet çağı sanırım bulgular bunu çok net gösterebiliyor. Benlik duygusunun hakim olduğu her iliskide “ben” nin en ön sırada olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu çağ Enaniyet çağı sanırım. Herşey bizimmiş gibi, oda yetmezmiş gibi, bize ait olmayan bir yeryüzünde , küçük dağları ben yarattım edasıyla gezinebiliyormuşuz ortalıkta. Meğer kendimize ait olmayanı kendimize mülk edip , malik sayımışız.
Benlik duygusunda ya boğulup gideceğiz, yada kurtulacagiz bu tuzaklardan. Hiç birşeyin mülküde bize değil, malikte biz değiliz, kabul edeceğiz. Sürekli hatırlayıp, hatirlatacagiz. Kimse kimsenin mali değil. Ben ile başlayan cümlelerin tuzaklarindan sakinacagiz. Kamil bir ruh hali “enaniyetsiz büyüklük” yani kamil bir Mevlana, bir Şems, bir fatih sultan mehmet , büyüklerinin farkındadırlar ,ama asla büyüklük taslamazlar kamil insanlar. Bütün nimetlerin Allah’tan geldiğini bilirler, noksan ve çirkinliklerin kendilerinde olduğunu bilirler. Kamil bir ruh hali bunu bilmekle mümkün ancak.
Kisacasi Enaniyet duygusu Allah’ı tanıma bilme aracı iken biz onu nefsimize hizmet etsin diye kullandık. Benlik duygusunu şişirip, böbürlenen herkes Enaniyetin yani benliğinin esiridir. Enaniyet çağının insanına sevgi ve saygı ile…

Zeynep ARI

Sosyolog / Aile Danışmanı

YAZARIN SON YAZILARI
Alemin Özü - 15 Haziran 2016
Hayatın Pusulası - 10 Nisan 2016
Enaniyet Tuzağı - 9 Mart 2016
Sabır - 8 Ocak 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ