Endüstriyel Demokrasi

  • 13 Mart 2015
  • 1.818 kez görüntülendi.
Endüstriyel Demokrasi

Endüstriyel Demokrasi (industrial democracy) Sanayide çalışanların »yurttaşlık hakları içerisinde, işçilerin bir sanayi işletmesinin ya da ticari kuruluşun idare edilmesine kısmen veya tamamen katılmalarının da yer almasını öngören bir ideal düşünce. Endüstriyel demokrasi ve bununla bağıntılı olan başka terimler genellikle ideolojik çağrışımlarla yüklü görüşleri yansıtır.Bir uçta, endüstriyel demokrasi, işçilerin (muhtemelen üretici »kooperatiflerinde örneklendiği gibi, işçilerin »üretim araçlarına sahip olmalarıyla bağlantılı olarak) kendi endüstrilerini denetmeleri düşüncesini içermektedir.Başka bir yaklaşım, şirketlerin yönetim kurullarında ya da yönetici organlarında işçi veya »sendika temsilcilerinin yer almasıdır. Bazılarına göre, sendikaların »yönetimlere karşı bir tür sürekli muhalefet yaptığı »toplu pazarlık sisteminde olduğu gibi. endüstriyel demokrasi “işçi katılımı” biçimini almalıdır.Bu modelde, yöneticiler bir öneri yaparlar, çalışanlar ve sendikaları bu öneriye karşı tepkilerini belirtirler ve gerekli görürlerse karşı çıktıklarını ifade ederler, sonra, müzakereler sonucunda iki tarafı da az çok tatmin edecek toplu anlaşmalara varılır. Dördüncü yaklaşımda ise yetki paylaşımı daha az, danışma ve iletişim daha çok öne çıkarılır: Kararların tüm sorumluluğu yöneticilerdedir, ama istenilen değişikliklerin yürürlüğe konmasından önce işçi temsilcilerine danışacak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.Endüstriyel demokraside işçiler adına temsili yapılar bulunmasını öngören bu tür yaklaşımlar genellikle “”dolaylı demokrasi” örnekleri kapsamına sokulmaktadır. “Doğrudan demokrasiliden ise ancak işçilerin kendilerini bu tür aracılar olmadan temsil ettikleri durumlar için söz edilebilir. İş organizasyonu ve planlamasındaki kararlarını yönetimden bağımsız olarak vermekle yükümlü, ama grup kararlarını etkilemekte tüm üyelerin doğrudan kişisel rol oynayabilecekleri kadar da küçük olan özerk bir çalışma grubu buna örnek gösterilebilir.Endüstriyel demokrasi, yalnız »kapitalist işletmenin karakteristik otoriter ve bürokratik yapılarına değil, aynı zamanda »sosyalist rejimlerin planlı ekonomilerinde görülen merkezileştirici eğilimlere de temelden karşı bir olgudur.Katılım olmadığı takdirde işçinin »yabancılaşması kalıcı bir durum olmaktan kurtulamayacaktır. Öte yandan bu görüşü eleştirenler, katılımın işçilerin çabalarını denetim altına almak ya da sendikal örgütlenmeyi ve birliği zayıflatmak üzere bir manipülasyon aracı şeklinde kullanılabileceğini ileri sürmektedirler.Gerçek yaşamda karşılaşılan örnekler, işçilerin sahip olduğu ya da işçilere tanınan gücün derecesinin bu konuda can alıcı bir etken olduğunu kanıtlamıştır. Bu konuda daha şüpheci olanlar ise, Yugoslavya’da adem-i merkeziyetçi devlet sosyalizminde geniş biçimde uygulanan işçilerin özyönetimi modelinde bile parti denetiminin kurulduğuna dikkat çekmişlerdir.İşçi kooperatifleri, özellikle İspanya’-daki Mondragon deneyi de büyük ilgi doğurmuş olan bir alternatiftir. Yine.Almanya’daki »birlikte belirleme sistemi, işçi hareketinin kapitalizm ile sosyalizm arasında bir orta yol bulma baskılarının sonucunda gündeme getirilmiş ve Avrupa Topluluğu’na dahil olan ülkelerin çoğundaki emek politikalarını ciddi derecede etkilemiştir.Kâr paylaşımı ve hisse paylaşımı gibi şemalar ise, yönetimin inisiyatifinde yürütülen katılım sistemleri kapsamında görülebilir. İşletme yönetiminin inisiyatifine bağlı olan diğer katılım modelleri, özyönetime dayalı çalışma grupları ve takımları, »İnsan İlişkileri Hareketi’nin fikirlerini yansıtan katılımcı liderlik tarzları ve Japonların uyguladıkları kalite çemberleridir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ