Entelektüeller

  • 13 Mart 2015
  • 414 kez görüntülendi.
Entelektüeller

Entelektüeller (intellectuals) Modem toplumlarda entelektüeller açıkça tanımlanmış bir grup oluşturmaz. Geleneksel düzlemde bakıldığında, entelektüelin rolü. düşünür ve hakikat arayıcısı rolüdür. Basit toplumlarda bunlar rahipler ya da “şamanlar olabilir. Avrupa’da Rönesans’tan on dokuzuncu yüzyıla kadar yüksek kültürün yaratıcıları, filozoflar ve kendi çağlarının bilimsel yenilikçileri hep entelektüellerden çıkmıştır. Büyük Fransız Ansiklopedisi’ni (1751-1775) hazırlarken Diderot’ya katılan (D’Alembert, Montesquieu, Voltaire. Rousseau ve diğerleri) türden parlak entelektüel grupları, gelenekle bağlı toplumlara yeni fikirler ve yeni bilgiler sokarak toplumu sözcüğün gerçek anlamında değiştirmişlerdir. Entelektüel yaşam iki koşulda serpilip gelişmiştir: entelektüellerin göreli olarak bağımsız bir konumda olmaları ve büyük ölçüde okur yazar olmayan toplumlarda eşsiz bir konumda bulunmaları.”Demokrasi, kitlesel okur-yazarlık ve “bürokratikleşme; bunlar, bağımsız entelektüelin rolünü sarsmaya eğilimli olan etkenlerdir. Aslında entelektüellerin giderek gözden düşmeye başladığı da söylenebilir. Richard Hofstadter Anti-Intellectualisın in American Life’da (1962), pratik, maddeci bir toplumda entelektüel yeteneklere duyulan güvensizliği irdelemişti. Paul Johnson (Intellectuals, 1988) ve Steve Kimball (Tenured Radicals, 1988) gibi daha yakın zamanların eleştirmenleri ise entelektüelleri gerçekçi olmayan, hatta tehlikeli hayalciler diye nitelemişlerdir.Entelektüel geleneğin mirasçıları, esas olarak yeni ya da meydan okuyucu fikirlere düşmanlıkla yaklaşmayan büyük kurumlarda (genellikle üniversitelerde) çalışmaktadır. Akademisyenler zorunlu olarak ilkin kariyer yapan, sonra entelektüel olan insanlardır. Russell Jacoby’nin The Last Intellectuals (1987) adlı kitabı, bağımsız entelektüellerin yirminci yüzyıldaki düşüşlerinin ve devlet kurumlarının bürokratik, aylıklı dünyasına eklemlenmelerinin bir portresini çizmiştir.Başka yorumcular da “sanayi-sonrası toplumda entelektüellere tamamen yeni bir rol biçmişlerdir. Daniel Bell The Coming of Post Industrial Society’de (1964), Alvin Gouldner ise 77ıe New Class and the Future of Intellectualls’de (1981). geleceğin “bilgi toplumumun entelektüellere bir temel ve onurlu bir statü kazandıracağını öne sürmüşlerdir.Entelektüel yaşam toplumun kenarlarında, ciddi dergiler ve kitaplar, filmler, video filmleri ve bilgisayar ağları şeklindeki fikir alışverişiyle serpilip gelişmeye devam etmektedir.Gerçek entelektüel, özgül bir kişiliği ifade eden bir rolü yerine getirmez. Bu özellikle her toplumsal koşulda çıkış kanalı bulacaktır. Albert Camus’nün dediği gibi, “Entelektüel, zihniyle kendini gözleyen kişidir.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ