Eşitsiz Etkileşim

  • 13 Mart 2015
  • 497 kez görüntülendi.
Eşitsiz Etkileşim

Eşitsiz Etkileşim ( differential association ) 1930’larda Edwin Sutherland’in öncülüğünü yaptığı, suçun nedenleri konusunda egemen olan (ve özellikle Eleanor ile Sheldon Glueck’in çalışmalarıyla birlikte anılan) çok faktörlü yaklaşımlara tepki olarak geliştirilen bir *suç ve »suçluluk kuramı. Sutherland, suçun nedenlerinin saptanmasına katkıda bulunabilecek uzun faktörler sıralayan bu yaklaşımlara karşıt olarak, suçun, esasında öğrenilen bir fenomen olduğunu vurgulayan bütünsel ve sosyolojik bir kuram inşa etmeyi hedefliyordu.Nitekim Sutherland bu kuramı, oldukça etkileyici bir metin sayılan Principles of Criminology’ nin (bu çalışmayı daha sonra Donald Cressey’le birlikte bir kez gözden geçirecekti) çeşitli baskılarında ayrıntılarına dek geliştirmiş ve dokuz önerme şeklinde özetlemeye başlamıştı. Sutherland’in dokuz önermesinden en önemlisi, “bir insanın, yasaların ihlal edilmesine elverişli olmayan tanımlar karşısında yasaların ihlaline elverişli tanımların çok daha fazla olması nedeniyle suç işleme eğilimi sergilediğini öngörüyordu. Kişiler, suç oluşturan davranışları, suçluluğu onaylayan ortamlarda bulunmakla öğreniyorlardı.Bu kuram »sapkınlık ve suçluluk araştırmalarında oldukça etkili olmuş, suçu da büyük ölçüde, biyolojik eğilimlere bağlamaktan ziyade bir sıradan öğrenme süreçleri meselesi olarak açıklamıştı.Eşitsiz etkileşim kuramı sık sık çok genel kalması ve zimmetine para geçirme gibi bireysel suçlara yeterince el atmaması nedeniyle eleştirilere uğrasa da, savunucuları bu eleştirilere kuramı daha da rafine ve test edilebilir hale getirerek, ayrıca, bir dizi bireysel sapkın fenomenlere uygulayarak (tek başına işlenen suçların toplumsal niteliğini açığa çıkarmak için çoğunlukla »güdüleyici sözler argümanına başvurarak) karşılık vermişlerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ