Gereksiz Ücretlendirmelere Son Verilmeli

Şenol Ceviz

Yazarın şu ana kadar yazılmış 22 makalesi bulunuyor.
  • 26 Temmuz 2015
  • 522 kez görüntülendi.

vergi-gelirinde-kocaeli-3-sirada

Bilindiği üzere biz sosyologlar toplumların sorunlarını araştırır buluruz, inceleriz, nedenlerine bakarız, kısacası tüm bu sorunların kaynağını arayıp bulur ve ilgililere sunarız. Sosyologların görevi budur. Ben kendi adıma son zamanlarda çok rahatsız olduğum bir konu üzerine yazmayı istiyorum bugün. Bu da büyük bir toplum sorunudur bana göre. Bilindiği üzere Devlet, halkının kendi adına kurduğu, düzeni sağlayan, iç ve dış tehdit unsurlarından koruyan, ulusun tüm gerekliliklerini karşılayan bir düzen yapısıdır. Düzenleyici ve işlevselcidir. Türkiye Cumhuriyetinde son yıllarda bir çok şeyin değiştiği gözlenmekte ve sorunların ardı arkası kesilmemektedir. Şimdi burada sayacak olursak ülkemizin yüzlerce hatta binlere varan sorununu saymak mümkün, fakat şimdi bahsedeceğim konu ise apayrı, başlı başına bir sorun haline geldi. Konu devletin halkından aldığı kar zarar ve maliyet ilişkisi. Yanlış anlamayın vergilerden bahsetmiyorum, gereksiz ücretlendirmelerden bahsediyorum. Bu konu haddini o kadar aştı ki hangi konuyu örnek versem bilmiyorum. Zaten işsiz olan vatandaştan zorunlu olarak her ay ödemesi beklenilen 52 tl lik aylık GSS (genel sağlık sigortası) mı desem. Yoksa basit bir ehliyet almak için sadece vergi adı altında alınan, haddinden çok istenen 500 tl lik fiyat mı desem. Ya da KPSS’ye girmiş, hayatının büyük kısmını okumak için, düzgün bir sosyal yaşam için adamış birinin yaptığı KPSS tercihlerinden 15 tl lik gibi bir rakamın alınması desem. Hangisini anlatsam bilemiyorum. Kararsızım. Bu örnekleri vermemin amacı bu gibi ücretlendirmelerin haddini aştığını anlatmaya çalışmamdır. Misal vermek gerekirse 2 yılda bir yapılan araç muayene ücretleri. Nedir araç muayenesi bilmeyenler için kısa bir şekilde anlatayım. Araç (araba, motosiklet, kamyon vb) eğer yeni ise ilk 3 yıl muayene görmez, sonraki her iki yıl da bir muayene istasyonuna gidip muayeneden geçmesi gerekir. Ticari araçlar yıllık muayeneye tabidir. Sizin bir aracınız var ve bu aracın kontrollerini yaptırmanız gerekiyor. İki yılda bir muayeneye gidiyorsunuz ve egsoz emisyon pulu ile birlikte muayeneden geçiyorsunuz. Verdiğiniz miktar mı ? Otomobil, Minibüs, Kamyonet, Özel Amaçlı Taşıt, Arazi Taşıtı, Römork ve Yarı Römork 181,72 TL. Yani yapılan iş 15 dakika fakat verdiğiniz miktar muazzam. Aracınızı araç muayene istasyonuna sokuyorsunuz evrak işlemlerinizi tamamlıyorsunuz, sonra aracınızı bir görevliye teslim edip bekliyorsunuz, tüm işlem 15 dakika sürüyor fakat alınan ücret 181 TL. Nasıl rakam ama ?

Ben şahsım adına devlet denilen yapının halkını korumak ve daha iyi şartlarda bir yaşam sunması için var olduğunu düşünüyorum. Devlet en büyük düzenleyici yapıdır. Eğer devlet vatandaşını maddi ve fiziki anlamda koruyamıyorsa burada bir sorun vardır. Günümüz Türkiye’si öyle çok da küçümsenecek bir ülke değil. Her ne kadar çoğumuz hayatımızdan memnun olmasak da artık Zekat ya da Fitre gibi dini vecibelerimizi yerine getirmek için etrafımıza baktığımızda çok da fakir veya düşkün insan göremiyoruz. Hemen herkes tok, aç insan çok az. Belediyelere gitseniz dahi size aylık limiti olan belediyenin kendi marketinden harcama yapabileceğiniz bir kart veriyorlar. Bu konuda İstanbul Esenler belediyesi örnek teşkil eder. Günümüz Türkiye vatandaşı karnını doyurmak için değil sosyal yaşam standartlarını daha iyi yerlere çekmek için çalışıyor, çabalıyor. Fakat bu demek değildir ki Türkiye zengin ve gelişmiş bir ülke. Türkiye Cumhuriyeti hala gelişmekte olan bir ülke, fakat bir türlü gelişemiyor. Türkiye ne zaman ki vatandaşlarından gereksiz ücretler almayı bırakır ise o zaman cidden gelişmiş bir ülke olacağına inanıyorum. Bu konuda herkesin malumu yüksek vergilerdir. Liberal ekonomilerde vergiler olmazsa olmazlardandır, lakin gelişmiş ülkelerde vergiler halkın geneline değil ülkenin lokomotifi olan büyük global şirketlerine yüklenir. Diyeceksiniz ki Türkiye’nin Lokomotif şirketleri yok !  Haklısınız, peki bunun çözümü olan kişisel girişimcilik özendiriliyor mu ? Kosgeb, Kobi kredileri benzeri şeyler sunuluyor, hibe veriliyor. Kime veriliyor ? Zaten işini kurmuş, geliştirmeye çalışan insanlara veriliyor. Bu anlamda da sınıfta kalmış durumdayız. Bugün küçük bir iş yeri açacağım deseniz karşınıza bir dünya evrak, vergi, stopaj, kira, ssk gibi unsurlar çıkacak. Bu işin çözüm yolu kişisel girişimciliği çekici hale getirecek vergilendirme sisteminden ödün vermek olmalıdır. Meslek liselerinde gerekli olan, çağımıza uygun türde meslekler edindirilmelidir. Ülkede Hayvancılık yapılıyor, fakat Türkiye gibi merası, otlağı bol bir ülkede kırmızı etin kilosu 35, 40 tl civarı. Almanya’da 4 euro ? Bu ne yaman çelişki. Hayvancılık yapılsın diye dünyanın teşviki veriliyor fakat ortada öyle bir sorun var ki etin fiyatı ucuzlayacağı yerde artıyor. Neredeyse 2 kg et eşittir 1 gram altın. Her şeye çözüm bulunur, yeter ki üzerinde nedenlerini araştırabilecek birileri görevlendirilsin, çalışmalar yapılsın. Bu türden işler öyle tahminle yapılacak işler değil. ABD gibi bir ülkede Benzinin litre fiyatı 75 krş Türkiye’de mi ? 5 tl, ilginç değil mi ? Ülkenin gelir getiren tüm maliye ve vergi dinamikleri baştan aşağı kontrol edilmeli derim. Zira çok gereksiz uygulamalar ve halkı mağdur eden konular mevcut. Biraz da bunlara kafa yormak lazım. Tabi son birkaç yıldır Türkiye üzerinde dönen büyük oyunlardan vakit kalırsa.

Şenol CEVİZ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ