Göçün Kadınları

Serap Balyemez

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.
  • 05 Mayıs 2016
  • 2.079 kez görüntülendi.

 

 

 Syrian children march in the refugee camp in Jordan. The number of Children in this camp exceeds 60% of the total number of refugees hence the name "Children's camp". Some of them lost their relatives, but others lost their parents.


Bugün dünya büyük göç dalgalarına şahit olmaktadır . Ülkelerin kendi içinde yaşadığı siyasi belirsizlikler , devlet yapısı , işsizlik , iç savaş gibi nedenler o topraklarda yaşayan insanları  yeni bir habitus arama arayışına sokmaktadır.  Tarihsel süreç içinde bireysel veya toplu  olarak ülkeden ülkeye göç hep vardı bu Amerika olur , Avrupa olur , Kanada olur daha iyi bir ekonomik yaşam daha refah bir hayat anlayışı ile  göç eden insanlar olmuştur. Ancak biz 21. yüzyılı yaşadığımız çağda kitlesel olarak daha büyük göçleri görmekteyiz. Bunlardan biri de şu an Ortadoğu’dan çevre ülkelere Türkiye ve AB’ye yayılan sığınmacı , mülteci Suriyelilerdir.

Suriye birçok halkların bir arada yaşadığı ; Kürt, Arap , Türkmen , Ermen , Çerkes , Çeçen bunun yanında alevi , sunni ,şii , gibi farklı cemaatlerin olduğu toplumsal bir yapıdır. Suriye mezhepsel ayrımlarıyla yıllardır süre gelen iktidar mücadelelerini yaşamıştır . Elbette Suriye’de yaşananları sadece mezhepsel çatırdamalara indirgeyemeyiz . Birçok faktör zaten etnik ve dini olarak çok fazla çeşitliliği olan Suriye ‘de Ortadoğu’nun taşlarını değiştirmeye sebep olmuştur.

Suriye ‘de 2011 yılında başlayan iç savaşı bütün dünya izledi . Halk rejimin değişmesini istiyor sloganlarıyla sokaklarda kıvılcımlanan rejim karşıtı hareketler ve diğer tarafta da rejim karşıtlığını susturmak isteyen silahlı gruplar  sonunda beş yılda yaşanan iç savaştan  geriye kalan  ise ; neredeyse harap olmuş şehirler , dağılmış evler , ailelerini sevdiklerini kaybetmiş insanlar ,kimi Suriye’de hayatını kaybetmiş , kimi bir umut  yaşama tutunurum deyip  bir göç yolculuğuna çıkmıştı ve yine tüm dünya bu insanların göç sırasında yaşadıklarını az çok izledi hala da izliyoruz.

Peki ülkelerinden göç etmek zorunda kalan / göç etmek isteyen insanlar şu an gittikleri ülkelerde ne haldeler ? Türkiye sınırları içinde göç eden çok fazla Suriyeli sığınmacı , mülteci bulunmaktadır . Hemen hemen her şehirde Suriyeli mülteciler ile karşılaşmaktayız. Bazen görmezden geliyoruz ; ülke içinde yaşanan ekonomik sorunun toplumsal yaşamda değişmenin sebebi olarak ‘’gelmeselerdi’’ çıkışları duyuyoruz , bazen kendimizi terk etmek zorunda kaldığımız bir şehir ve  gittiğimiz şehirde yaşayacağımız yabancılaşma arasında düşünerek  biraz olsun anlamak istiyoruz sığınanları . Bu kapılar sığınmacılara açıldı , kabul edildiler, peki kabul edilen sığınmacılara ne kadar sahip çıkıldı ?

Medyada çıkan Suriyeli kadınlara yönelik haberler yaşamın kıyısından tutunmaya çalışan kadınların aslında daha da berbat bir hayata sürüklendiğini gösteriyor bize.  Bugün Güneydoğu’da Suriyeli birçok kadın kuma olarak evlendirilmektedir. Doğu ve güney bölgelerde daha çok karşımızda çıkan ikinci ve üçüncü eş olarak kuma olma durumu kadının toplum içinde aile içinde ezilmesine sebep olan bu anlayış yıllardır kırılmaya çalışılmıştır . Bölgede çok fazla bulunan Suriyeli kadınların olması ile bugün kadınların kuma olmasına yönelik engelleyici mücadelelerin aslında tekrar baştan başlamasına yol açmaktadır . Üstelik 12- 13 yaşında daha çocuk yaşında olan kız çocukları ailelerin bakacak durumu olmaması sebebiyle ister evli erkek olsun ister bekar erkek  olsun o yaşta evlendiriliyor .

Yapılan haberlere göre bir sektör var 12-13 yaşındaki kızlar kataloglardan seçilip evlendirmeye yönlendirilmektedir. Evlilik adı altında çok küçük yaşta kız çocuklarının kuma olarak evlendirilmesinin yanı sıra bazı Suriyeli pek çok kadın  ise  kendisini fuhşun içinde bulmaktadır . Türkiye sınırları içerisinde yaşanan bu elim olaylarla ilgili medyada çıkan haberler çok az olmamakla beraber gün geçtikçe de cinsel istismara ,fuhşa,  şiddete uğrayan , evlilik vaadiyle kandırılan , para karşılığı evlendirilen Suriyeli kadınların  artması  toplumsal olarak büyük sorundur . Suriyeli kadınlar kuma olarak ev işlerinde bedenen sömürülmektedir, Suriyeli kadınlar seks işçisi olarak sömürülmektedir . Bir iç savaşın eşiğinden kaçıp kendisine , çocuklarına yeni yaşam arayışına giren kadınlar bugün evlilik ticaretinin içindedir, bugün fuhuş ticaretinin içindedir. Kadının emeğinin bedeninin sömürülmesi , bir çıkış yolu olarak ailelerin kız çocuklarını para karşılığında evlendirmesine sessiz kalınmamalıdır . Bu konuda yapılan haberlerin dışında sahada yapılan çalışmaların , araştırmaların , Suriyeli kadınların ve çocukların ne halde olduklarına yönelik raporların  eksikliği de görülmektedir .

Yaşanan göçün sosyolojik boyutunda yine kapitalist sistemin dişleri kırılasıca çarklarının döndüğünü görüyoruz. Çok düşük ücrette çalışan  çok küçük yaşta çocuklar , erkekler ve kadınlar. Kampların dışında şehirlerde yaşayan insanların nasıl hayatlar yaşadığı nasıl hayatlara yöneldiği güvenlik ve sağlık gibi koşullarının ne kadar karşılandığına yönelik takiplerin olması gerekir .

Çok küçük yaşta evliliklere yönlendirilen , kuma olarak para karşılığında ailesi tarafından evlendirilen bunun sebebi olarak da yoksulluğu söyleyen ailelere yönelik bu durumu engelleyici çalışmalar yaygınlaştırılmalıdır. Birkaç bilgilendirme çalışmaları dışında genel olarak bir yasal düzenleme, önleyici cezalar mevcut değildir .

Sığınmacı , mülteci olması demek sömürülen bir hayata tutunarak  düşük sermaye ile çalışmak , toplumun kıyısında bir kadın olarak ev işçisi , seks işçisi olarak kalıp  bir yaşam savaşından başka bir  yaşam savaşının bataklığında kaybolmak değildir , hayır hayır bu olmamalı ! Misafir umduğu hayatı değil bulduğu hayatı yaşar  diye ezilen , yolların çıkmazlığında başka yollara sürüklenen göçün kadınları görmezden gelinmemelidir . Savunuyorsak eğer yaşamı savunuyorsak hayatta kalmayı bu da insanca , onurluca olmalıdır .

Serap BALYEMEZ

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
Göçün Kadınları - 5 Mayıs 2016
Vesikalı Yarim Üzerine - 10 Nisan 2016
Korku Toplumu - 18 Mart 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Cansu dedi ki:

    Öncelikle güzel yazmışsınız,elinize sağlık. Konunun Suriyeli mültecilerle olması dikkatimi çekti.Neden çektiğini de açıklayayım.Geçen gün bir cafede otururken masama bir çocuk geldi. Daha önce de görmüştüm onu. Sonra mendil satmaya çalıştı. Ismini sordum Muhammed dedi. Sonra Ali geldi. 1.5 aylık kardeşleri varmış Muhammed ve Ali’nin. 3 kardeşler. Ali ve Muhammed ilkokul 4.sınıf , saat 15.00da okuldan çıkıyorlarmış ondan sonra çalışmaya başlıyorlarmış.Muhammed e sen neden çalışıyorsun baban çalışmıyor mu dedim ‘babam Esed’i vurmak için savaşa gitti gazi oldu çalışamıyor annem kardeşime bakıyor’ dedi okulda arkadaşları onları istemiyormuş siz pissiniz bitlisiniz gidin okulumuzdan diyormuş üzülüyorlarmış oysaki Muhammed ve Ali nin kıyafeti gayette güzel kıyafetlerdi,pis değillerdi.. Sonra gelin çay ısmarlayayım dedim 7ye kadar eve gitmemiz lazım dedi. Sonra para verdim ve gittiler. Bende kalkıp gittim peşlerinden durağa gidene kadar yolda biraz daha sohbet edebilmek için ama onlar gözden kaybolmuşlardı. Bunu neden yazıyorum diye soracak olursanız muhakkak yorumumu gören,okuyan olacaktır. Çocuklarınıza ve kendinize empati kurma yeteneği kazandırın.Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun.Savaşın ortasında kalıp ülkesini terk eden,sevdiklerini kaybeden sizlerde olabilirdiniz.Muhammed ve Ali’nin tek suçu Suriye’den mülteci olarak ülkemize gelmekti.Onun 10 yaşındaki sınıf arkadaşları ne mülteciyi biliyor,ne savaşa babasının gitmesinin ne demek olduğunu.Sırf aileleri kötü bir şekilde anlattıkları için onlara ‘sen pissin,sen bitlisin’ gibi cümleler kuruyor.Lütfen “empati” ve biraz anlayış..

BİR YORUM YAZ