Hangi Diziyi Seyredelim

Mihrican Ulupınar

Yazarın şu ana kadar yazılmış 2 makalesi bulunuyor.
  • 03 Ocak 2018
  • 436 kez görüntülendi.

”Son kalemiz ailemiz, bunu da diziler ile vurdular”

 

Öz kültürümüze zarar veren, aileyi birbirine düşüren, aldatmaları çoğaltan, şiddet barındıran diziler çoğaldı.  İşten eve geldiğinde huzurlu bir çay içmek isteyen aile reisinin onca şiddeti içine alan dizileri seyrederek aynı gerginlikle yatağına uzanması, geceyi ne kadar zinde ve dinlenmiş geçirtecektir.

Kadınlarımızı alışverişe teşvik eden, dünya hırslarını uyandıran, ellerindekine kanaatten ziyade, daha çok aç gözlü ve doyumsuz yapan ‘’villa ve hizmetli modelli ev hayatları’’ kaç tane Anadolu ve memur ailesini temsil ediyor!

Çocuklarımızı lüks hayata özendiren diziler, gerçek anlamda sahnenin öbür tarafında, geleneksel ailelerin çocuklarının hali ve çektikleri hayat mücadelesi içinde ne derece dürüst bir tablo sergiliyorlar.

Bu yüzden hangi diziyi seyredelim

Gerçekten bize güzel şeyler katıyorsa, bizi hayra, iyiliğe teşvik ediyorsa seyredelim. Seyrettiğimiz diziler öz kültürümüze, ahlakımıza, edebimize, terbiyemize, manevi değerlerimize, yaşam felsefemize, yaşama sanatımıza uygunsa seyredelim. Yoksa ona harcadığımız vakitlere yazık!

Peygamberimiz H.z Muhammed( s.a.v) ‘“Yalnızlık, kötü arkadaştan daha hayırlıdır; sâlih bir arkadaş ise yalnızlıktan daha iyidir…” buyurmuştur. (Hâkim, III, 343; Beyhakî, Şuab, 256/4993). Bu hadisi şerifinin ışığı ile vakit israfının önüne geçmeliyiz.

Seçici olmak zorundayız. Ömrümüz sınırlı, dakikalarımız kıymetli…

Özellikle bilgi çağında bütün bilgilere ulaşmak bu kadar kolayken, TV başında saatlerce boş vakit harcamak ne kadar akla, mantığa uygun… Bu minval üzere toplumuza zarar vermeyen, güzel duyguları uyandıranları seyredelim. Duygular hormonlarla uyanır, hangi hormonların uyanacağı da kulağımızdan, gözümüzden ve düşüncelerimizin tepkilerinden beslenir. Seyrettiğimiz program, dizilere, yarışmalara dikkat edelim.

Yarışmalar ve gündüz kuşakları da ayrıca mercek altına alınmalı.

Bu zamana kadar sayısız diziler, yeni ve eski yüzler geçti gitti. Kaç tanesi aklımızda kaldı? Kaç tanesi hayatımıza bazı güzellikleri ekledi? Maalesef dizi aşkları ile başlayıp evlenen ve bir sonraki dizide ayrılanları duyuyoruz. Bu kadar ucuz mu ‘’Aile Kurumu’’muz!

Tecavüzler, gayri ahlaki ilişkiler, reyting için sınır tanımayan içi boş senaryolar… Aşırı şiddet çocukların dimağlarında nasıl bir etki bırakıyor dersiniz?

Nerede bizim geleneksel Aile yapımız, örnek alınan ahlak anlayışımız? Niçin bu kadar cinsellik ön planda? Kültür yozlaşması had safhada!

Bizim bu kadar bol zamanımız var mı? Vakit nimetinin bize ahirette hesabı sorulacak ve en çok ah vah edeceğimiz, boşa harcadığımız hazine olacaktır. Kılmadığımız namazlar, okumadığımız Kuran-ı Kerimler ve ilmi eserler, ihmal ettiğimiz dost ve akrabalar…

Hatırlıyorum 1980’li yıllarda haftada bir Türk filmi izlenir onunda tekrarı olmazdı. Tv’nin açılış, kapanış saatleri vardı. Tek kanal vardı. Ailenin birlikte geçirecekleri çokça vakti olurdu. Kardeşler doyasıya oyun oynardı. Kızmabirader oyunları, aile oturmaları, hasta ziyaretleri, akşamları ‘’müsaitseniz annemler oturmaya gelecek ‘’nezaketiyle komşu gezmeleri olurdu.

Şimdilerde eşler birbirinin hatrını sormaz oldu. Vakitleri yok! Ve haliyle akabinde boşanma davalarındaki müthiş patlamalar! Ebeveynler çocuklarının durumlarından habersiz! Dizilerdeki çocukların yalan sorunları kadar, gerçek evlatların hakiki problemlerinin kıymeti yok. Kardeşler ve akrabalar, beraber muhabbet edecekleri vakitleri mumla arıyor!

 Neden uyuşturulmuş gibi sessizce bize dayatılan tüm ahlaksız dizilere dur diyemiyoruz. Sesimizi çıkartamıyoruz. Tepkimizi meşru yollarla dile getiremiyoruz. Yalan tarih anlatanlar bunun vebalini bir gün ödeyeceklerini akıllarına hiç mi getirmiyor? Gençlerimize rol modeller olmamız gerekirken bizim tembelliğimizden fırsat bulan nice dizi şirketleri nerede olumsuz modeller varsa hepsini sunuyorlar sonra çocuklarımız maddi ve manevi değerlerini kaybediyor, küfür, kötü ahlak çığ gibi büyümeye devam ediyor. Kültürel yozlaşmanın önüne geçmemiz lazım.

Bir an önce önlemler alınmalı!

Teknolojiyi elbette kullanacağız lakin neye, ne kadar vakit harcayacağımızın da planını iyi yapmalıyız. Harcadığımız zamanlara pişman olarak akşamımızı ve ömrümüzü geçirmemeliyiz. İlahiyat, Psikolog, Sosyolog, Eğitim ve Siyaset camiaları elele verip, birlikte toplumun yararına ve gelecek neslimize faydalı projeler üretmeliler.

Bu projeler içinde; değerlerimize, maneviyatımıza, kültürümüze, bilgeliğimize zenginlik katacak senaryolar çoğaltılmalı. Hiç mi yok böyle kaliteli diziler, elbette ki var ama sayıları diğerlerine nazaran çok az.

 İyi ile kötünün savaşında, iyiler tembel oldukça kötüler sahneden inmeyecektir.

 

Sosyolog / Eğitimci/ Yazar

Mihrican Ulupınar

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ