Hayatın Kıyısından,Köşesinden

Zeynep Arı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 21 makalesi bulunuyor.
  • 24 Mart 2016
  • 645 kez görüntülendi.

çığlık 1

Ruhunuza dönüp kendinize sorular sormaya başladığınızda hayatınızın gizemini çözmeye ,insanları anlamaya ,tanımaya, analiz etmeye  bir o kadar da hızlıca uzaklaşmaya başlıyorsunuz!!! Sanırım bu sorgulama yaşanılan  bağlam ve tecrübe ile sabittir. her zamankinden daha farklı düşünmeye ve hareket etmeye başlıyorsunuz  farklı bir dünyanın kapılarını aralarken heybenizde biriktirdiğiniz ne varsa ,elinizde kalan da o oluyor.  Kimileri iyi anılar sevinçler ,mutluluklar, huzurlar boşaltır heybesinden kimisi; keder,hüzün, ahde vefasızlık,ayrılıklar ,vedalar …  Yola koyulurken de onlardan güç alır ve öyle devam eder. Edindiği tecrübeler ne yönde ise , o yönde ilerler ve başlar yorumlamaya.

Hayatının her alanında zorluklar yaşamış birinin nikbin bir ruh hali ile hayatı yorumlayama ve sorduğu soruların cevaplarına aynı ölçüde yaklaşması kaçınılmazdır.. Verdiği her yanıtta bir parça zorluk, bir parça vefasızlık, bir o kadar da hayal kırıklığı vardır.  Oysa hayatın kendilerine çömert davrandığı kişiler bu sorgulamada çok farklı veriler elde eder.  Kişinin doğduğu çevre, aile,genetik yatkınlık,okuduğu okul, arkadaş ve iş çevresi kişilerin benlik bilincini , düşünme ve yaşayış şeklini yansıtır. Birey içinde  yaşadığı bağlamın ortalamasıdır. Etrafındaki çember ne kadar geniş ise bakış açısı da o denli geniştir.

Sorgulama başlar ; kendini ne kadar iyi tanırsa birey , etrafındakilere bir o kadar yabancıdır.

Ruhunu, benliğini,istek ve beklentilerini iyi bilen bunu cevaplandıran yaşanılan onca iyi kötü anılara rağmen dimdik ayakta durabilmek belli bir ruhsal tekamüle erişmiş kişilere mahsustur.  Ben burada yalnızca olumsuz yükler edinmiş kendini tanımış, insanları çözümlemiş bireylere eğilmek istiyorum.  Hayatın kendilerine adil davranmadığını düşünenlere atfediyorum burada yazılanları.( hayatın kendilerine cömert davrandığını düşünenler üzerine alınmasın lütfen ! iyi dostu olan birinin , kötü dost edinmiş birinin halinden anlama ihtimali yüzde yirmi bile değildir kanımca. Bu iki bireyin dostu tanımlama kavramı bile birbirinden çok farklıdır anlatmak istediğim asıl mesele de budur. Yaşadığımız her olay bize farklı bir yorumlama penceresi açar çünkü.)  Yukarıda da belirttim kişi kendini ne kadar iyi tanırsa bir  o kadar yabancıdır başkasına çünkü;  onlar gibi değildir . sürüden değildir. başkaldırmıştır tüm olan bitene bakmak ve görmek arasındaki farkı ayırt etmiştir etrafında dönen sinsiliklerin farkındadır. Gözü açıktır maskesi olanı iyi tanır işi bitince selamı keseni ayırt etmiştir. Kısacası bu kişiler kalabalıklara rağmen yalnızdırlar.

Yalnızlığın nimetiyle tanışıyorsunuz sonra , kimse sizi üzemiyor, arkanızdan iş çeviremiyor, dedikodunuzu yapamıyor ,en önemlisi de sizi yormuyor ve yaralamıyor. ( bu hayatınızda kimse olmasın tamamen yalnız kalın manasını taşımıyor. Kendinize ayırdığınız zaman diliminde en azından bunların hiç biri olmuyor , kendinizin size zararı olmuyor çünkü. Bu yüzden de daha fazla olumsuz yükler edinmiyorsunuz) yanınızda birilerinin olması için çırpınmıyorsunuz. Çünkü hayat; duruşu olanı , doğruları olanı, emek verip yanılanı, hesap-kitap yapmayanı kibarca ödüllendiriyor. Maskelerini düşürüp seni sana bırakıyor.sonra da eyvallah diyip geleni gideni uğurluyorsunuz.  yaşadığın onca kötü anı ,heybene attığın onca keder, sana lütuf olarak geri dönüyor yeter ki ruhunun sesine kulak ver! Farkındalık  pencereni açık tut.

Zeynep ARI

Sosyolog/Aile Danışmanı

 

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
Alemin Özü - 15 Haziran 2016
Hayatın Pusulası - 10 Nisan 2016
Enaniyet Tuzağı - 9 Mart 2016
Sabır - 8 Ocak 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ