İdeoloji Uğruna

Fatih Avcı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 08 Haziran 2015
  • 547 kez görüntülendi.

 

400276-3-4-ff820

Bir örnekle konuya giriş yapmak istiyorum. Durumun vahametini dün çok daha açık bir şekilde gördüm. Dört yaşındaki küçük yeğenim ve arkadaşları bisiklet yarışı yaparken içlerinden biri, “birinci olan Ak Parti olacak” dedi. Evet yanlış okumadınız, oyun çağındaki bu çocuklarımızın bile siyasi yarışla haşır neşir olması bizlere aile içerisindeki konuşmalar hakkında, iletişimin ne gibi konular üzerinden gerçekleştiği hakkında ipuçları veriyor. On bir yaşındaki yeğenim ise; “dayı hangi partiye oy vereceksin gel şu x partisine ver oyunu” gibi şeyler söylemesi ve bu örneklerin ülkemizde çokluğunun mevcudiyeti bize çocuklarımızın politika bataklığına çekilmesi gibi bir tehditle karşılaştığımız hissi veriyor. Nietzsche’nin söylemiyle, tüm toplumun siyasi tartışmalarla ilgilenmesi, edebiyat, sanat gibi alanların pek konuşulmaması o toplumun üçüncü sınıf bir ülkede yaşadığını gösteriyor. Bakınız biz ırkçılıktan, ötekileştirmekten gerçekten çok çektik ve çekiyoruz. Önceden kuramcıların ırkçılık veya etnisite konusuna günümüzdeki kadar eğilmemesi bu konunun gittikçe önem kazandığının göstergesi olarak karşımıza çıkmakta. Toplumda tamamen politik manipülasyona kapılan, sorgulama yetisini gerektiği gibi kullanmayan bireyler görmekteyiz. Mesele şu ki; toplumumuzun birçok noktasında bir bölünmüşlükten bahsetmek mümkün. Can sıkıcı noktası ise bazılarının şiddetten ve son derece çıkarcı siyasi yapılanmalardan besleniyor olması. Kendini sorgusuz sualsiz teslim etmiş insanlara düşüncelerimizi söylerken ve durumun önemini anlatmaya çalışırken dogmadan kalelerle karşılaşıyoruz. Aslında buna zemin hazırlanılmasının; milliyetçilik ve milliyetçiliği, kültürü, dini sindirmeye çalışan modern endüstri düzeninin türdeşleştiriciliğinin bir arada bulunmasından sonra da bu durumun toplumu bölünmüşlük ve kaosa sürüklemesinden kaynaklandığı düşünüyorum. Liberal ve Marksist bazı kuramlar da bu düşünceyi destekler niteliktedir. Bu toplumsal soruna bir çözüm getirilmesi gerekmektedir. Toplumdaki kısmi aksaklıklar devam eden sorunları tetiklemektedir. Bunu tarih bizlere çarpıcı şekilde göstermekte. İdeolojiler ve kimlik arayışları üzerinden iktidarlara rağmen varlığını sürdüren yapılanmalar, insanları kendi şemsiyelerinin altına alma telaşesini gütmektedirler. Bu durumun yanlış okunmasından dolayı ise en çok insanlarımızın canı yanmaktadır. Bir düstur vardır, siyaset bilimini bilenler bu işi saygı ve ahlak çerçevesinde yaparlar ve halk da kendine yakın gördüğü partilere yönelir. Bazı patolojik düşünceler ise körü körüne bağlılık duygusuyla partiler kendilerine göre iyi yapsa da kötü yapsa da benimseme gayreti sergilemekte yahut kötü şeyleri görmemek çabasındadırlar. Düşüncelerimizdeki örümcek ağları muhakeme ve soyut düşünce yetilerimize ne büyüklükte darbeler indiriyor bilmiyorum ama, bu yetileri, ilişkilerimizi, düşüncelerimizi politikanın kanlı oyunlarına bırakmamamız birbirimizi ötekileştirmememiz, belli kesimler tarafından istenilen şiddetin yaygınlaşmasını engellememiz gerekmektedir. Bu nokta da bizlere vahdet anlayışının ne denli önemli olduğunu, başbakanın da kitabında değindiği gibi, toplumumuz için varlık-bilgi-değer bütünleşmesinin ne kadar elzem olduğunu gözler önüne seriyor. İstikamet, çocuklardan yaşlılara kadar bölünmüşlük ve ötekileştirme naraları değil; birlik, benimseme ve önem verme gibi olgular olmalı.

Fatih AVCI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
Küfür Neyi Örter? - 7 Aralık 2016
Queer Düşünce - 16 Ağustos 2016
E-Devlet ve E-Türkiye - 18 Mart 2016
Merdiven Hikayesi - 22 Şubat 2016
Soytarı Sosyolojisi - 17 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ