İhtimal Oranı

  • 14 Mart 2015
  • 358 kez görüntülendi.
İhtimal Oranı

İhtimal Oranı (odds ratio) İhtimal oranı, iki ihtimal arasındaki orandır.Örneğin, bir deneysel yöntem (dy) ve bir de standart yöntem (sy) varsa, o zaman ihtimal oranı şu şekilde tanımlanır: dy (1 – sy)/sy (I – dy). Çoğu ilişki ölçüsünden farklı olarak, ihtimal oranında 10 tam ilişki yokluğunu gösterirken, artı veya eksi yöndeki sapmalar artan bir ilişkiyi ifade eder. Sosyolojide, ihtimal oranları en yaygın biçimde toplumsal “mobilite incelemelerinde kullanılır. Buna göre, bir mobilite tablosunun içindeki ihtimal oranlarının değişimlere karşı duyarsızlığının, göreli ve mutlak mobilite oranları arasında yapılması gereken ayrımı mümkün hale getirdiği -sınıf analizcileri tarafından- ileri sürülmektedir. Matematik ve ihtimal oranının özellikleri herhalde en kolay biçimde bu özel bağlamda anlaşılmaktadır.Örneğin, Tablo 2’deki hipotetik durumda, erkeklerin işçi sınıfı veya orta sınıf kökenlerinden, işçi sınıfı ya da orta sınıf yönelimlerine doğru hareket edebildiği, iki topluma dair iki basit mobilite tablomuz var. A toplumunda, orta sınıf kökenli erkeklerin dörtte üçü orta sınıf hedeflerine ulaşırken, geri  kalan dörtte bir aşağı doğru hareket etmektedir. Benzer şekilde, işçi sınıfı aileleri içinde doğanların dörtte üçü yine işçi sınıfı yönelimleri içinde bulunurken, dörtte biri yukarı doğru hareket halindedir. Yukarıda verilen formülü kullanarak hareketli olma ihtimalini (yani. orta sınıftan bir ailede doğmuş birisinin sonuçta işçi sınıfı değil de, orta sınıf hedeflerine ulaşma şansının, işçi sınıfı içine doğan birisinin, işçi sınıfı içinde kalmak yerine bir orta sınıf konumu elde etmeyi başarma şansıyla ilişkisini; başka bir deyişle, birinci durumun ihtimal kümesinin ikinci kümeye karşı oranını) hesaplayacak olursak, basit aritmetik bize bu özel örnekteki ihtimal oranının yaklaşık olarak dokuz olduğunu gösterir. Bunun anlamı, orta sınıfa ulaşma ve işçi sınıfı yönelimlerinden kaçınmak üzere girişilen yarışta, orta sınıftan başlayan birinin şansı, işçi sınıfı temelinden gelen birisinin şansından dokuz kat daha fazladır.Dolayısıyla bu ihtimal oranı, söz konusu farklı sınıf kökenlerinden gelen bireylerin eşitsiz mobilite şanslarının bir ölçüsünü verecektir. Şimdi de B toplumuyla ilgili verileri karşılaştıralım. Yine iki sınıftan, kendi sınıfları içine doğanların dörtte üçü oldukları yerde kalırken, dörtte biri toplumsal bakımdan hareketlidir. Bununla birlikte, B toplumunun göreli olarak daha büyük bir işçi sınıfına sahip olduğunu ve ayrıca -tablonun marjinal toplamlarında açıkça görüldüğü gibi- sınıf yapısında kuşaklar arası bir geçişe maruz kaldığını belirtmek gerekmektedir. Buna göre, orta sınıf, tüm sınıf kökenlerinin yüzde 33’ünü (1000/3000), fakat sınıf yönelimlerinin neredeyse yüzde 42’sini (1250/3000) içermektedir. Eğer işçi sınıfı kökeninden orta sınıfa doğru akış, A toplumundakiyle karşılaştırılarak ele alınacak olursa, B toplumunun daha az kapalı olduğu görülecektir.B toplumundaki orta sınıfın yaklaşık yüzde 40’ı (500/1250) işçi sınıfı kökeninden gelmektedir. A toplumunda ise bu durum, orta sınıf yönelimleri içinde bulunanların yalnızca yüzde 25’i (250/1000) için geçerlidir. Tek başına mutlak akış oranlarının bu apaçık değerlendirmesi bile B toplumunun daha açık olduğunu ortaya koyar. Dahası, işçi sınıfı B toplumunda iki kat daha büyüktür ve dolayısıy la, yukarı doğru hareketli olanların sayısı daha fazladır.Ancak, tabloda görülebileceği üzere, orta sınıfın mobilite şansına bağlı olarak işçi sınıfının mobilite şansı aslında iki toplumda da eşittir (iki durumda da ihtimal oranı yaklaşık olarak 9’dur).Bu açık karşıtlık, basit bir şekilde mutlak (akış) oranlarının, söz konusu toplumlardaki sınıfların büyüklüklerindeki yapısal farklılıkları dikkate alamamanın sonucudur.Bundan dolayı, toplumsal mobilite bağlamındaki ihtimal oranları karşılaştırmalı mobilite şanslarını, sınıf yapılarının toplumdan topluma (zaman içinde, farklı etnik gruplar arasında ya da iki cinsiyet arasında) nasıl farklılık sergilediğinden bağımsız biçimde, yalnızca sınıfların göreli büyüklüklerini değiştiren yapısal süreçler aracılığıyla anlamamızı sağlar. Başka bir deyişle, mutlak (ya da gözlemlenen toplam) mobilite oranlarıyla göreli mobilite şansları (ya da toplumsal akışkanlık) arasında açık bir ayrım yapmayı kolaylaştırır.Bu, »fırsat eşitliği hakkındaki tartışmalar açısından bakıldığında oldukça önemlidir. Fırsat eşitliği kavramı, esas olarak karşılaştırmalı bir kavramdır, çünkü belirli bir sınıftan birisi için söz konusu olan mutlak mobilite şansına değil, bireylerin eşit fırsatlarına göndermede bulunur. Bu yüzden, eğer sınıf yapısındaki değişimler (B toplumunda olduğu gibi) “üst katlarda daha çok yer” yaratırsa, biz, bu yaratılan yere doğru hareketlenen işçi sınıfı kökenli herhangi birinin şansının, orta sınıftan birinin olduğu yerde kalma şansıyla kıyaslanmasıyla ilgileniriz. İşte bundan dolayı araştırmacıların çoğu, *meritokrasi kavramının ortaya çıkardığı meselelere yönelmek için söz konusu karşılaştırmalı yaklaşımın (ve sonuç olarak ihtimal oranları tekniğinin) uygulanmasının gerekli olduğunu ileri sürerler.İhtimal oranları, »kategorik değişkenler içeren *çok değişkenli analizler için, içinde *log-lineer modelleme ve »lojistik regresyonun da bulunduğu bir grup istatistiki tekniğin temelini oluşturur.İhtimal oranları ayrıca, sosyolojide, araştırmacıların göreli olasılıklar ya da şansları modelleştirmeye çalıştıkları her alanda (örneğin, sağlık ve hastalık, emek piyasası sonuçları ve oy kullanma davranışı çalışmaları) yaygın biçimde kullanılmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ