İktidarınız Yere Batsın!

Fatih Avcı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 07 Eylül 2016
  • 1.096 kez görüntülendi.

omran-aleppoİktidar ve güç kavramlarının tanımı mermilerle, bombalarla ve kanla yapılmaya başlandı. Vahşet ve insan kıyımını meşru göstermekten sakınmayan bu kavramın güruhu, çıkarları uğruna her şeyi mubah görüyor. Şimdi biz sözlerimizi, kinimizi kime kusalım? Bunca canın yitimi için, dökülen kanlar için kimin veya neyin kalbini hedef alalım? Zira iktidar ve güç istemiyle yoğrulmuş yapıların bir kalbi olmadığı için söylemlerin ve eylemlerin umursanmayacağı kanısındayım. İktidar sahipliği söz konusu olduğu için umursanmayan sadece söylemler, eylemler değil insan yaşamı ve yaşama alanları da oluyor. Topraklar üzerinde planları olan iktidar ve güç sahipleri, planlarını gerçekleştirmek için bomba yağdırıyor veya bunu başka maşalar aracılığıyla yaptırıyor. Toprakları üzerinde oynanan kirli oyunlardan habersiz insanlar hedef alınıyor, üzerlerine ateş açılıyor ve hiç düşünmeden öldürülüyorlar. Dünyanın büyük bir kısmı ise bir çeşit polyannacılık oynuyor ve sorunun kendi çevresine sıçramayacağı koşuluyla olup bitenleri duymazlıktan geliyor – göz yumuyorlar. Hâlbuki iktidarın, kontrol edilemeyen ve nereye saldıracağı kestirilemeyen gözleri bağlı bir canavara dönüşebilme potansiyeli bulunmaktadır. Bu herkesi kuşatmış kavramın ve bu kuşatmayı normalleştirmiş düzenin yuvarlak masaya insanların yaşamını yatırması oldukça elem verici sonuçları doğurmaktadır. Bu elemi Omranların, Jamalların, Zaraların, Ruksanların gözünden okuyabilirsiniz. Halep’teki patlamadan sonra kanlar içinde ambulansa getirilen Omran’ın şaşkın, olup bitene anlam veremeyen bakışları aslında tüm insanlığı hedef alan bir bakıştır. Onun suskunluğu aslında en sesli haykırıştır. Yüzündeki temizlemeye çalıştığı kan aslında temizlenemeyen iktidarın, şiddetin, savaşın kanıdır. İnsanların bitmek tükenmek bilmeyen hırslar, doymayan ve gözlerini başkalarının varlığına – başkalarının mülküne dikmekten sakınmayan arzular, devlet denilen meşru terör örgütleri tarafından tutuşulan yarışlar Omran’ın bu bakışlarından nasibini almalıdır – alması gerekmektedir.

Egemenliğin taşıyıcısı olarak görülen devlet, siyasa ve bunları çatısı altında barındıran iktidar kavramı, Foucaultcu bir eleştiriye tabi tutulmayı hak ediyor diye düşünüyorum. Çünkü biyo-siyaset, politika, egemen ve güç sahibi olarak addedilen kişilerin koyduğu yasalar ve yaptığı planlar insanlığı utandıracak noktaya gelebiliyor. Servet, bilgi, güç gibi araçlar üzerinden yükselen iktidar, despot bir yönetim anlayışının politika hamlelerinin beşiği olabiliyor. Devletler arasındaki güç dengesi, hiyerarşisi ve yarışı ise bunun bir yansıması olarak kendini gösterebiliyor. Son günlerde bu yansımayı maalesef sıkça görür olduk. Çünkü bazı devletlerin insanlar ve topraklar üzerinde oynadığı oyunlar bu yansımanın bir çeşit arenası olarak kabul ediliyor ve hamleler alenen sergileniyor. Bu sergilemenin sonucu olarak ise başta çocuklar olmak üzere birçok insanın yaralanmasına ve ölümüne göz yumuluyor.

Yaşanan olaylara bakıp sorulması gerekiyor; çocuklar oyunun dışında cansız bir şekilde kıyıya mı vurmalı? “Mermiler canımı çok yakar mı” diye mi düşündürmeli onları? Kanlar içinde yere mi serilmeli bedenleri? Sedyeleri mi doldurmalılar? Bir yerlerde sana istediğini almam diye küçük iktidar söylemleriyle hedef alınırken bir başka yerde yine iktidar yüzünden canından mı edilmeliler? Belki de gelinen şu noktada, birilerinin yaşaması için masum insanların ölümü değil; bu zulme her an şahit olan dünyanın ölümü yatırılmalıdır masaya. Ve Irak’ta, İran’da, Suriye’de, Mısır’da, Tunus’ta, Libya’da, Filistin’de, Türkiye’de ve Avrupa ülkelerinde ölen masum canların hesabı sorulmalı, büyük projelerin büyük kayıplara yol açması engellenmelidir.

Sanatçının dediği gibi:

Tek bir çocuğun ahının koskoca devletleri tuzla buz etmesi, orduları bozması, ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesi  mümkün olsaydı neler olurdu acaba?

Fatih AVCI

YAZARIN SON YAZILARI
Küfür Neyi Örter? - 7 Aralık 2016
Queer Düşünce - 16 Ağustos 2016
E-Devlet ve E-Türkiye - 18 Mart 2016
Merdiven Hikayesi - 22 Şubat 2016
Soytarı Sosyolojisi - 17 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ