Kadın Kimliğini Meşrulaştıran Araç: Medya

Şule Yıldırım

Yazarın şu ana kadar yazılmış 3 makalesi bulunuyor.
  • 21 Nisan 2016
  • 2.065 kez görüntülendi.

Yaşantımız süresince bizi yetiştiren aile, büyüdüğümüz çevre, okuduğumuz okul ve sahip olduğumuz belli bir kültürel oluşum kimliğimizi oluşturur. Kişi biyolojik büyüme süreciyle eş zamanlı olarak toplum normlarıyla bütünleşir ve yaşadığı toplumun üyesi olur. Bu kişinin sosyalleşme sürecinde oluşması anlamına gelmektedir ve bu yolla da normlarını, değerlerini ve toplumsal pratiklerini sürdürür. Toplumsallaşma eyleyenleri bebeklik ve çocukluğun ilk dönemlerinde aile ile başlayarak ilerleyen yaşlarda okullar, akran grupları, örgütler ve medya sorumluluğun bir bölümünü aileden devralır. Bu bağlamdaki toplumsal etkileşimler insanlara, kendi kültürlerinin kalıplarını oluşturan değerler, normlar ve inançları öğrenmede yardımcı olur. Buradan yola çıkarak, kimlik olgusunun oluşması toplumsallaşma ile doğrudan ilintilidir. Üniversitede öğrenci kimliğindeyken, ailede kız-erkek evlat, ileri ki yaşlarda anne-baba veya iş hayatında işçi-işveren kimliğinde olabiliriz. Bunun haricinde doğduğumuz andan itibaren üzerimize yaftalanan etnik kimlik olgusuyla karşılaşırız. Bir diğeri ise cinsiyet kimliğidir. Gündelik hayatın tarihsel döngüsü kadının ve erkeğin kimliklerini üretmiş ve toplumsal cinsiyeti ortaya çıkarmıştır.
Kadın ve erkek arasındaki ayrımın ilk kaynağı biyolojik farklılıklardır ancak toplumsal cinsiyet kavramı, insanı dişi ve erkek olarak ayrımlayan cinsiyet kavramından daha farklı ve kapsamlı olarak, kadın ve erkek arasındaki toplumsal, kültürel, ekonomik, politik ve davranışsal tüm farklılıkları içermektedir. Kadın ve erkeğin karakteri, düşünce yapısı, yetenekleri, kadının erkeğe göre daha duygusal, aklı daha az çalışan, güçsüz, söz hakkı olmayan ve doğurganlığıyla var olduğuna ilişkin yerleşik kanılar bulunmaktadır. Kadınların erkeklere göre ikincil sayılmalarının nedeni toplumsal cinsiyettir. Bu nedenledir ki toplumsal cinsiyet, cinsiyet farklılığından ziyade cinsler arasındaki eşitsiz güç ilişkilerini belirtir.Toplumsal cinsiyet rolleri doğumdan hemen sonra ilk olarak aile içerisinde öğrenilmeye başlayarak, çevreden ve kitle iletişim araçlarından açık veya gizli toplumsal cinsiyet toplumsallaşma yoluyla nesillere aktarılır.
Günümüzde medya toplumdaki önemli bir sosyalleşme olgusudur. Medyanın gündelik yaşama etkisi, bireyin ve toplumun dönüşümünü etkileme/değiştirme açısından insanın hayatındaki tesiri yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle geniş kitlelere mesajlar veren ve toplum üzerinde oldukça etkili olan medya bireylerin düşüncelerinin, davranışlarının ve değer yargılarının oluşumu/değişiminde büyük bir role sahiptir. Sinema, televizyon, gazete, internet ve reklamlar toplumsal cinsiyet rollerini pek çok kez yeniden üretir. Bunlardan en yaygın olanı günlük yaşamın bir parçası olan kitle ietişim aracı televizyondur. Televizyon izlenilebilirliği arttırmak üzere kadın bedenini cinsel objeye çevirmekte, cinselliği ve şiddeti içermektedir.
Dizilerde genellikle erkeklere sertlik, güç, cesaret ve başarı, kadınlara ise duygusallık, şefkat, merhamet ve sadakat özellikleri atfedilmektedir. Dizilerdeki rol modeller ataerkil toplum düzenine uygun seçilmektedir. Bu düşünceyi baz alan dizilerde erkek ön planda, kadın ise daima ikinci plandadır. Her hafta bir yenisi eklenen diziler farklı insan kesimlerini, onların yaşantılarını öyküleyerek gizli veya açık mesajlar verirler. Dizilerde kadının şiddete maruz kalması ve bunu geleneksel kavramlara dayandırılmasını açık ve net olarak görebiliriz. Bu durum şiddeti sıradanlaştırır. Şiddete maruz kalan kadınların genellikle ‘’kötü anne-aldatan kadın’’ olarak sunulması ise izleyiciye uygulanan şiddetin haklılığını doğrular nitelikte mesajlar verir.
Yine dizilerdeki tecavüz sahnelerinin ön planda tutulması tecavüzün cinsellikle bir tutulmasına, suç ve şiddet olarak görülmemesine neden olmaktadır.Tecavüzün bu şekilde resmedilmesi fantezi olarak görülmesine ve tıklanma rekoru kırılmasına sebebiyet vermektedir.Dolayısıyla, tecavüzün cinselliğin bir türü olarak gösterilmesini sağlar niteliktedir. Reklam filmlerinde ise ürünün satışını arttırmak adına kadının meta olarak gösterilmesine tanık oluruz. Şampuan veya vücut bakımı ürünleri reklamlarında genellikle kadının sunulması, kadın bedeninin sergilenmesi söz konusudur. Yine kadın vücudunun formda olmasına dair reklamlar ideal kadın imgesini pekiştirerek kadını standart bir kalıba sokar.
Dizilerdeki süreklilik için en önemlisi hedef kitleyi belirlemektir. Bu hedef kitle ise yine kadınlardır. Özellikle çalışan kadınlara oranla çalışmayan kadınlar gününün büyük bir çoğunluğunu televizyon karşısında geçirerek kapitalist sisteme dahil olmaktadırlar. Güne kadın programlarıyla başlayarak evdeki iş düzenini bu programlar yönünde düzenleyen kadınlar evde oturup hayatına diziler doğrultusunda şekil vermektedirler. Her gün izlediğimiz dizilerde, reklamlarda, ve haberlerde kadına bakış açısının ve cinselliğin kadına nasıl dayatıldığını görebiliriz. Gerçekliğin yeniden kurgulanmasına olanak veren medya, toplumsal yaşamın her alanında hakim olan erkek egemen ideolojinin kadına biçtiği rolleri gözler önüne serer.

 

Şule YILDIRIM

Kaynakça:
Giddens, A. (2005), Sociology, (4th edition), Cambridge: Polity Press
Metin, A. (2011), ‘’Kimliğin Toplumsal İnşâsı ve Geleneksel Kadın Kimliğinin Aktarımı’’, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Yumlu, K. (2014). ‘’Toplumsal Cinsiyet ve Medya’’, Detay Yayıncılık, İzmir
Yüksel, A. (1999).‘’Toplumsal Cinsiyet Olgusu ve Türkiye’deki Toplumsal Cinsiyet Kalıplarının Televizyon Dizilerindeki Yansımaları.’’

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Anonim dedi ki:

    Şule yıldırım teşekkürler.Beğenerek bir solukta okudum ve gurur duydum,başarılarının devamını diliyorum

    1. Şule Yıldırım dedi ki:

      çok teşekkürler.

  2. M.M dedi ki:

    Şule hanım merhaba ben üniversite tercihlerimi sosyoloji üzerine yapmak istiyorum üzerine iki yıl psikoloji okursam terapist olabileceğim yorumlarını gördüm bazı sitelerde bir de size danışmak istedim bana bilgi verirseniz çok mutlu olurum şimdiden teşekkürler

  3. Şule Yıldırım dedi ki:

    mail adresime ulaşırsanız size ayrıntılı bilgi verebilirim.

BİR YORUM YAZ