Koalisyon Üzerine

Fatih Avcı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 02 Temmuz 2015
  • 712 kez görüntülendi.

B-Io4zSCAAI1R7t

Fransızca kökenli koalisyon(coalition) kelimesi; birlikte büyümek, ağaç dalı gibi, siyasi ittifak, güç birliği gibi anlamlara gelmekte ve kısaca hükümet kurulma işleminin birden fazla partiyle yapılması olarak tanımlanabilmektedir. Birden fazla partiyle yapılan bu tür hükümetler aslında kırılgan ve karmaşık bir yapıdadır. Çünkü koalisyonu oluşturan siyasi yapılanmalar farklı misyon üzerinde şekillenip farklı bir çizgide ilerlemek ister. Partiler tarafından yürütülen sembolik yahut yararcı stratejiler, kendi saflarını oluşturma ve sonraki aşamada farklı yollarda seyretme eğilimi taşımaktadır. Bu sürecin şiddetçi söylemlerle desteklenebilmesi ve yer yer sert mizaçlar kullanılması; aslına bakarsak, bir nebze toplumun diline işaret etmektedir. Ama şöyle bir gerçek var ki,  farklılaşma şemsiyesi altında birçok partinin mevcudiyeti ve koalisyon hükümeti gibi yapılar, demokrasinin önemli unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır. Koalisyon hükümetinin kelimenin etimolojik kökeninden farklı seyredip; sert söylem, şiddet ve ahlaksal çerçevede seyretmemesi daha sonra da farklılaşan misyonların sarılması-birleşmesi şeklinde gerçekleşmesi, bir değişim politikasına işaret etmektedir. Bu, halk iradesinin bir hükümet kurma politikasına doğru değişimi olarak da yorumlanabilir. Koalisyonlarda hükümeti oluşturan partilerin karşılıklı güven, saygı ve işbirliği anlayışı çerçevesinde hareket etmeleri, uyumlu ve ortak hedeflerde anlaşmış olmaları beklenmektedir. Fakat her siyasi partinin başında bir lider ve onun etrafında toplanmış, hiyerarşik olarak örgütlenmiş parti kadroları vardır. Demokrasi ve uzlaşı kültürünün gelişmediği toplumlarda siyasi partiler asıl işlevlerini giderek yitirerek, destekçilerinin kişisel çıkarlarına hizmet eden lider sultasının olduğu kurumlara dönüşebilirler. Koalisyon hükümetlerinin karmaşık bir yapıda olduğunu söyledik, bu karmaşıklık farklı politikalar nedeniyle ekonomik, sosyal ve diğer yapılar hakkında karar alırken zorlanabilirken, işleyiş açısından gecikme ve uyumlu hareket edememe gibi olumsuzluklar da olabiliyor. Avrupa’da 10’dan fazla ülkede yapılan araştırmalarda politik istikrar ve ekonomik sonuçlar arasında doğrudan bağlantı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuca istinaden politik istikrarsızlığın enflasyon ve işsizlik ile ilişki içinde olduğunu söylemek de isabetli olacaktır. A. Hossain ve A. Chowdhury (1998), gelişmekte olan ülkelerde daha çok seçim ve koalisyon dönemlerinde görülen makro ekonomik popülizmin, kamu açıklarını, yüksek enflasyonu ve dış dengesizlikleri arttırdığını tespit etmişlerdir. Alesina ve Drazen’in (1991), “yıpratma savaşı” (war of attrition) olarak bilinen modellerinin bir sonucu da, koalisyon dönemlerinde uygulanan istikrar programlarında yaşanan gecikmelerin enflasyona da neden olabileceğidir(SDÜ, İibf Dergisi, 2009, 3:269). Bunun yanında Avrupa’nın bazı ülkelerinde koalisyon hükümetlerinin iyi işler yaparak ülkenin kalkınmasında etkili olduğu yine başka bir araştırma sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizdeki koalisyon dönemlerinin ekonomik değerlendirilmesi ve tablo analizleri bizlere gelir ve gider tablosunun zigzaglar şeklinde ve düşük seviyede seyrettiğini göstermektedir. Büyüme seviyesinde ise tek parti veya koalisyon hükümetleri arasında pek fark görülmemektedir. Hatta 1977’de AP-MSP-MHP hükümeti kurulduktan sonra bir ekonomik büyüme yaşanmıştır. Sosyal bilimci olarak bu durumun sonucu kesin olarak olumsuz bir durum doğurur veya koalisyon kesinlikle fayda saylayacaktır dememiz belki de bizleri tutarlı bir değerlendirmeden uzaklaştırır. Sürecin doğru kullanımı, politikadan önce doğru siyaset anlayışı, yararlı demokratik bir yapılanma ve (umuyoruz olmaz) ekonomik büyümede düşüş ihtimal dahilinde. Önceki koalisyon dönemine şahit olan ve yorumlarını esirgemeyen değerli isimler, aslında başlarda koalisyonun Türkiye için zarar teşkil edeceğini çünkü bir ekonomik büyümenin mevcut olduğunu ve bunun olumsuz etkileneceğini ifade etse de daha sonra 13 yıllık iktidarın farklı grupların varlığını iyi okuyamamasının ve sosyal tercihler doğrultusunda toplum mühendisliğine soyunmasının bu sayede engellenebileceğini söylemektedirler. Neyle karşılaşacağımızı aslında kimse pek bilmiyor. Lakin yukarda değindiğim bazı koalisyon hükümeti olumsuzluklarının daha önce yaşanmasından dolayı bir “bittik biz, kül olduk” söylemi halkın tepesinde dolaşmaktadır. Bizi, söz konusu süreçte gölge gibi takip eden bu hal-i pür melalimiz umuyoruz ki ülkemizin kalkınması ve toplum olarak güzel günler görmemizin önünde bir karamsarlık  engeli teşkil etmez.

Fatih AVCI

YAZARIN SON YAZILARI
Küfür Neyi Örter? - 7 Aralık 2016
Queer Düşünce - 16 Ağustos 2016
E-Devlet ve E-Türkiye - 18 Mart 2016
Merdiven Hikayesi - 22 Şubat 2016
Soytarı Sosyolojisi - 17 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ