Küfür Neyi Örter?

Fatih Avcı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 07 Aralık 2016
  • 836 kez görüntülendi.

76060Küfür etimolojik olarak örtmek, kapatmak gibi anlamlara gelmektedir ve Arapça dili ve İslam literatürü dahilinde değerlendirildiğinde olumsuz bir anlama tekabül etmektedir. Fakat günlük yaşamda kullanılan küfür, argo sınıfına girmekle birlikte bireysel ve toplumsal olarak farklı şekilde anlamlandırılabilmektedir. Bu farklı anlamlandırmalar kişilerin neden küfür ettiğini de çeşitlendirmekte ve farklı amaçlarla kullanılmaktadırlar.  Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, yaşanılan toplumsal çevre gibi birçok değişkene ve demografik özelliğe göre hem amacı hem de kullanım şekli değişen küfürlerin geneli c
insiyetçi bir yapıdadır. Özellikle cinsiyetçi kullanım konusunda cinsiyet değişkeni oldukça etkilidir. Örneğin Sebzecioğlu ve Özgür Coşkun (2015: 82), kadınların dolaylı anlatıma daha yatkın olduğunu söylerken sövgü konusunda da “aptal, salak, geri zekalı” gibi yumuşatılmış ifadeleri daha çok kullandıklarını söylemektedirler. Erkekler ise cinsel gönderimleri daha çok olan sövgüleri tercih etmektedir. Fakat bu, tersi durumların mevcut olmadığı anlamına da gelmemelidir.

Gelelim bu yazının başlığını da oluşturan “küfür neyi örter?” sorusuna. Küfür; dil, kimlik, öznelik gibi birçok unsurun ifadesi olarak toplumsal ve bireysel etkileşimle doğrudan ilişkilidir. Bu ifade ediş ve etkileşimi anlayabilmek için ayrıca küfürlerdeki dili, kimliği, özneliği örtmenin cinsiyet açısından nasıl gerçekleştiğine bakabilmek için arama motoruna “küfürler” anahtar kelimesini yazıp ilk 3 web sitesindeki sövgüleri (en fazla 3 sayfaya bakmak şartıyla) ele aldım. Bu sitelerde toplam 143 küfre rastladım ve bunlardan 128’i cinsiyetçi küfür iken 15’i cinsiyetsiz küfürlerdi. Cinsiyetçi küfürler kullanım olarak çoktan aza doğru sırasıyla; anne, kız kardeş(bacı), baba ve çocukları hedef almaktadır. Ve çok büyük bir kısmı (babayı hedef alsa bile) kadın cinsel organı üzerinden ifade edilmektedir. Ve Cemal Süreya küfrü “bir saldırmama eylemi” olarak nitelese de aslında biraz daha ötesi, “bir yok etme” eylemidir. Çünkü yukarda belirttiğim gibi birçok küfrün kadın cinsel organı üzerinden yapılması birçok şeyi örter ve yok eder. Öncelikle; koymak, sokmak yahut “bilmemneyapmak” şeklinde etken bir güçle eyleme geçen eril dil, karşısında edilgin bir koyulan, sokulan bulur/bulmak ister. Dolayısıyla aktiflik veya etkenlik şeklinde algılanan erkeklik, gücünü meşrulaştırmak için edilgen veya pasif olarak gördüğü kadınlığa, daha doğrusu kadınlık organına ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç duyma o boyuttadır ki kişi, kendini gerçekleştirmenin, ifade edebilmenin başka bir yolunu bilemez hale gelir. Kadın özneliğini yok ederek vajinal sövgülerde kendini arar ve aynı zamanda kendini penisin gücü aldatmacasına inandırarak kendi özneliğini yok eder.

Kadının simgesel ve dilsel olarak meta haline getirildiği bu sözcükler aynı zamanda içinde bir müphemlik barındırır. Erkeğin kadını korumakla yükümlü olduğu algısı üzerinden yükselen düşünceler, özellikle erkekleri, annelerine, kız kardeşlerine, eşlerine veya kadın olan diğer yakınlarına “sahip çıkma(!)” gerekliliğine inandırır. Bu inandırmada; eril ideolojinin, erkek egemen kültürün, hetero-normatif, patriyarkal, erkeği kadına göre üstte konumlayan yapı ve pratiklerin etkisi çok fazladır. Bu etkiyle beslenen sahip çıkma ve koruma inancı doğal olarak herhangi bir saldırı potansiyeliyle birlikte yaşar. Dolayısıyla saldırı, “aktiflik” normuyla bezenen bir başka erkek tarafından gelme endişesini kendi içinde barındırır. Ve “pasiflik” normu bağlamında düşünen kadınlığa doğru yönelir. Bu yüzdendir ki yukarda belirttiğim gibi küfürlerin genelde anne veya kız kardeşe yöneltilmesinin sebebi bir tür ambivalans içererek hem kadın kimliğinin üstünü örterek arka plana iter hem de “erkeğin koruyuculuğuna(!)” bir saldırı mahiyeti taşır. Erkeklik algısının bu yönüne yapılan saldırı, erkekler tarafından yapıldığında tehlike ve endişe olarak algılanır. Taradığım literatürde rastladığım hikayelerden şu örneği kanıt olarak gösterebilirim:  “Bilmemneyine koyayım” sövgüsü,  kadın tarafından erkeğe yönelik yapıldıysa “nasıl, hangi organınla yapacaksın?” gibi cinsiyetçi sorulara maruz bırakılıp gülünç karşılanabilmektedir. Bu davranış ise “penisin yoksa önemsizsin veya saldırı unsuru değilsin”  düşüncesine dayanır. Ayrıca kadınların kullandığı cinsiyetçi sövgüler, ataerkil pay olarak nitelendirilebilir. Ve küfürlerin kullanımı bir tür özgürlük veya isyan olarak algılanırken arka planda eril ideolojinin yeniden üretilmesine ve taşınmasına hizmet eder. Kısaca erkeklik ve kadınlık kimliklerini örtüp, biyolojik indirgemecilikle, eril ideolojiden beslenen cinsiyetçi saldırılarla öznelikten uzaklaşıp bir çeşit nesneleşmeye götüren bu kullanımlar kesinlikle yapıbozuma uğratılmayı ve daha sonra dilden sökülüp atılmayı hak ediyor. Çünkü bu ifadelerin bir sonraki jenerasyonlar için sürekli yeniden üretilmesi aslında kimliksizleşmenin ve özneleşmemenin yeniden üretilmesidir. Bunun toplumsal tezahürü çok daha karanlık bir örtünün var olduğunu göstermektedir. Çünkü toplum olarak bizim söz gelimi herhangi bir turiste ilk olarak küfür öğretmemiz, çok kullandığımız için yabancı dillerdeki küfürleri öğrenmek istememiz aslında bunlara değer verirken kendimizi değersizleştirmekten ve kendiliğimizi örtmekten kaynaklanmaktadır.

Cinsiyetsiz temiz bir dil temennisiyle…

Fatih AVCI

 

Kaynak: Sebzecioğlu, T. ve Özgür Coşkun, S. 2015. Cinsiyete Bağlı Argo Kullanımı Üzerine Bir Twitter Etiketi Örneklemi, TÜRÜK Uluslararası Dil, Edebiyat ve Halkbilimi Araştırmaları Dergisi,     5: 75-93.

YAZARIN SON YAZILARI
Küfür Neyi Örter? - 7 Aralık 2016
Queer Düşünce - 16 Ağustos 2016
E-Devlet ve E-Türkiye - 18 Mart 2016
Merdiven Hikayesi - 22 Şubat 2016
Soytarı Sosyolojisi - 17 Şubat 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ