Mahalle Baskısı

Öznur Karataş Şan

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.
  • 09 Ekim 2015
  • 1.371 kez görüntülendi.

 

12086765_10208607602494270_459779714_n

Son dönemlerin günah keçisi sosyal medya. Yıllardır öz yurdunda garip olan aynı taraf. Hiç değişmeyen bir gerçek, vur kaç taktiği sonrasında mahalle baskısı adı altında algı operasyonu.

Yıllar önce imam-hatip sıralarında otururken, bizlere milli güvenlik öğretmenleri yolluyorlardı. Bağnaz yetişmeyelim, vatandaşlık haklarımızı bilelim diye. Adamlar askeriyeden gelip bizi aşağılayıp gidiyorlardı. İmam hatipten nefret ettirip ailelerimize biz düz lisede okumak istiyoruz baskısı yaptırıyorlardı ve o öğretmen kılıklı nefretizan geldiğinde biz başımızı açarak derse giriyorduk.
Ama gel gör ki, haberler hep mağdur tarafı karşı taraf olarak gösteriyor ve mahalle baskısının bizim tarafımızdan yapıldığını söylüyordu.
Kapanmadığı için dayak yiyen gelin, temizliğe giden baş örtülü hırsız, çocuk bakarken döven başı kapalı kadın, birinin ikinci eşi olmaya can atan baş örtülü, yuva yıkan, kem gözlü, dinci…
Anlayacağınız mahalle baskısı bize yapıldığı halde, biz hep en kötüsüydük, baskıyı yapan tüh kaka taraf bizdik.
Yıllardır bu hiç değişmedi. Sadece teknoloji çok ilerledi ve artık bu iş sosyal medyalara kadar döküldü.
Önce bütün nefretini döküp, sonra da ay yanlış anladınız siz diyen ve kendini sanatçı sanan insanlarla dolu her yer.
Bu ülkede, “sanatçı” olduğun için aynı filmde üç dört adamla öpüşebilir, daha daha da fazlasını yapabilir ama baş örtüsü takıp bir doğulu ile evlenirsen, depresyona girmiş ve aşirete kaptırılmış olma ihtimaliniz tartışılır. Çünkü normal olan sanatçının yaptığıdır. Sporcunun yaptığı değil. Ama sorarsanız da mahalle baskısını dinciler yapar. Hazımsız olan hep aynı taraftır ama nedense hep kendileri için her şey normal bizim için sıkıntılı gibi gösterirler. Sırayı bozan mızıkçı öğrenci hep bizmişiz gibi. Mahalle baskısının kim tarafından yapıldığını yazarken ötekileştirdim, ayrıştırdım ve inanın hiç utanmadım.
Sabır taşı olsak çatlardık artık yeter!

Cemil Meriç der ki;

“Her dudakta aynı rezil şikâyet Yaşanmaz bu memlekette!
Neden?
Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lâğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu?
Hayır.
Onlar Türkiye’nin insanından şikâyetçi…
İnsanından yani kendilerinden… Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını ‘yaşanmaz’laştıranlardır.”

Öznur Karataş Şan

 

YAZARIN SON YAZILARI
İyi Salladık! - 15 Ekim 2015
Mahalle Baskısı - 9 Ekim 2015
Selfless İncelemesi - 9 Eylül 2015
Erkekleşen Kadınlar - 31 Ağustos 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ