Meşrulaştırma

  • 15 Mart 2015
  • 1.104 kez görüntülendi.
Meşrulaştırma

Meşruiyet, Meşrulaştırma (legitimacy, legitimation) Meşrulaştırma, »gücün (iktidarın) yalnızca kurumsallaştığı bir süreci değil, aynı zamanda ve daha önemli olarak, ona atfedilmiş ahlâki bir temeli de anlatır. Meşruiyet (veya otorite), geçerli sayılan istikrarlı bir güç (iktidar) dağılımının yansıttığı bir özelliktir.Güç (iktidar) ile meşruiyet arasındaki ilişkinin karmaşıklığının kavranmasında merkezi bir yere sahip olan Max *Weber, “olgusal güç” ile “otoriteryen hükümranlık gücü”nü iki *ideal tip olarak ayırmaktadır. “Olgusal güç”, piyasadaki mal ve hizmetler üzerindeki kontrolün kişilerin güce özgürce boyun  eğmesini gerektirdiği, »çıkarlar temelindeişleyen bir tabiyet ilişkisiyle tanımlanır.Çıplak olgusal güç, kendisini haklı çıkarma ihtiyacı duymasına ve bunu kendisine itaati sağlamak için görev duygusunu çağrıştıran meşrulaştırma süreci aracılığıyla gerçekleştirmesine karşın, “otoriteryan hükümranlık gücü” kişisel güdülere ve çıkarlara aldırmaz.Meşruiyet, geleneksel, karizmatik ya da hukuksal-rasyonel temeller üzerine kurulu bir güç tarafından iddia edilebilir.Benzer şekilde, meşruiyet (ve ona bağlı olarak otorite) gücün dağılımının, gelenek, çoğu kez vahiyle birleşmiş sevgisel ve duygusal temeller (karizma), mutlak bir şeye değerselakılcı itimat veya inanç, ya da düzenin yasallığına duyulan inanç temelinde gerçekleştirilmesiyle sağlanabilir. Tahakkümü sürekli kılabilmek için gerçekleştirilen gerekçelendirme işleminin -meşrulaştırmanın- içeriği, bürokrasiler gibi ampirik tahakküm yapılarında görülen farklılıkların temelini oluşturur. Weber, bir düzenin meşruiyetini onun “geçerliliğinden ayırır. Eylemin daha çok meşru bir düzenin varlığına olan inançla yönlendirilmesine bağlı olarak, düzen daha geçerli hale gelir. Bir düzen, az çok meşru olmaktan ziyade, şu ya da bu bu düzeyde geçerlidir.Weber’in yazılarında, olgusal gücü, bir arada bulundukları için »piyasayla ve ona bağlı olarak »sınıfla, meşru gücü ise »statü düzeniyle ve ona bağlı olarak statü gruplarıyla özdeşleştirmek mümkündür. Diğer tüm güç çeşitleri bu ikisinin karışımı olacaktır; yine de. ticari sınıflar, mülk sahibi sınıflar ve toplumsal sınıflar, statü düzenince desteklenen sınıf gücünün nihai meşrulaşmasına yönelen artzamanlı bir hareketle bağıntılıdır. Gelenek, alışkanlık, âdet, hukuki yasa ve son olarak dinsel kodlar tarafından yönlendirilen eylemin ortaya çıkması, yönetenlerin iktidarının meşrulaştırılma sürecinin evrelerini gösterir ve er ya da geç, iktidarın istikrarlı bir şekilde dağılımına yol açar. Bununla birlikte, “pozitif ayrıcalık miti”nin artık kitleler tarafından sorgulanmaksızın kabul edilme durumu ortadan kalktığında ve “sınıfsal konum” bireyin kaderinin belirleyicisi olarak görülür hale geldiğinde, statü düzeni üzerine kurulu meşruiyetin ve ona eşlik eden ideolojik meşrulaştırmanın, statü düzeninin kendisiyle birlikte yıkıldığı söylenebilir. Sonuç olarak Weber, meşrulaştırma krizine neden olan faktörlerin neler olduğu konusunda özel açıklamalar sunmaz. Buna karşın, “Class, Status and Party” başlığını taşıyan ünlü makalesinin, ortak sınıf eyleminin oluşması için gerekli koşullarla ilgili bölümünde, böylesi bir senaryoyla ilgili bazı ipuçları sunmaktadır.Öte yandan »yurttaşlık ideolojisi, resmi, sivil, siyasal ve toplumsal hakların genişletilmesiyle elde edilen bütünleşmenin, geç »kapitalizmin piyasa tarafından yaratılan eşitsizlikleri karşısında bir statü düzeni sağladığı örneklerde, meşrulaştırma ilkesinin modern bir örneği olarak görülebilmektedir.Fakat bu biçimsel hakların tatminkâr bir içeriğe (yasalar önünde gerçek eşitlik, gerçek mülkiyet hakkı, eşit konuşma özgürlüğü olanakları ve bir refah toplumunun içinde toplumsal »refah yardımları aracılığıyla sağlanan katılım araçları) kavuşması için uygulanan baskılar, yurttaşlığın meşrulaştırıcı rolünü yok edebilecek bir potansiyelle yüklüdür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ