Normatif Kuram

  • 15 Mart 2015
  • 1.817 kez görüntülendi.
Normatif Kuram

Normatif Kuram (normative theory)Toplumda doğru ve yanlış, arzulanan ve arzulanmayan, adil ve adil olmayan şeylerle ilgili hipotezler ya da bu içerikteki diğer açıklamalar. Sosyologların çoğu, açıklamadan yola çıkarak değerlendirmeye gitmeyi kurallara uygun bir yol saymaz. Onlara göre sosyoloji, değerlerden bağımsız, nesnel olmaya ya da en azından açık »değer yargıları üretmekten kaçınmaya gayret etmelidir.Sosyal bilimlerdeki en popüler felsefelere göre, bu gerekliliğin nedeni, değerler eksenindeki çatışmaların olgusal bakımdan bir yere yerleştirilememesidir.Ahlâki açıklamalar nesnel düzeyde doğru ya da yanlış sayılamaz, çünkü değer yargıları, akılcı araştırma dünyasının dışındaki öznel tercihleri yansıtır. Bundan dolayıdır ki Max »VVeber. değerlerin sosyolojik araştırmadaki rolüne işaret ettiği klasikleşmiş ifadesinde okurlarına şu soruyu yöneltmiştir: “Tolstoy’un sorusunu hatırlayın: ‘Ne yapacağız ve yaşamlarımızı nasıl düzenleyeceğiz?’ sorularını bilim yanıtlamazsa, kim yanıtlayacaktır? … Bu soruları ancak bir kâhin ya da kurtarıcı yanıtlayabilir” (“Science and Vocation”, 1919).Öyleyse, sosyolojik araştırmaların çoğunluğu analitik ve açıklayıcı niteliktedir.Sosyolojik araştırmalarda. “Toplumsal düzeni sağlamak için hangi değerlere gerek vardır?” ya da “Toplum kendisini nasıl organize etmelidir?” türünde normatif sorular yöneltilmez.(Elbette Marksist sosyologlar bu genellemenin dışındadır, çünkü onlar, genellikle olgular ile değerler arasındaki ilişkiye dair farklı bir görüş -“filozoflar dünyayı yalnızca değişik biçimlerde yorumladılar, oysa sorun onu değiştirmektir” ifadesi çerçevesinde benimsemişlerdir.)Bazı çağdaş (Marksist olmayan) sosyologlar da etik meselelerin çözümleri için göreli olmayan temeller aramışlar; örneğin, toplumsal ilişki ve kurumlan düzenlemesi gereken ahlâki ilkeleri (»adalet ya da »ilerleme gibi değerlerin lehine olarak) tanımlamaya çalışmışlardır. Derek L. Phillips Toward a Just Social Order’da (1986), hakikat ve bilginin (olması gerekenle ilgili saptamalardan daha az olmamak kaydıyla), bir araştırmacılar topluluğu içindeki konsensüse dayandığını öngören iddialardan dolayı, hem açıklayıcı hem de normatif kuramların aynı *epistemolojik statüyü paylaştıkları ve dolayısıyla akılcı gerekçelendirmeye eşit derecede açık oldukları şeklinde tartışmalı bir argüman geliştirmiştir.Sosyologların analizleri genellikle örtük biçimde normatif olmakla, belirli değerler ve siyasal hedeflerin tarafını tutarak yanlı tutum almakla suçlanmasına karşın, bu tür bir normatif kuramsallaştırma sosyoloji disiplini içinde hâlâ azınlık bir kesimin uğraşıdır. Örneğin Fransız sosyolog Raymond *Aron, bir keresinde, Britanya sosyolojisinin büyük kısmındaki sorunun, Britanya İşçi Partisi’nin entelektüel problemlerine takılıp kalmış olmasından kaynaklandığına dikkat çekmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ