Öğrenme Güçlüğü ( Her Çocuk Özeldir Filminin Analizi)

Zeynep Arı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 21 makalesi bulunuyor.
  • 01 Haziran 2015
  • 1.585 kez görüntülendi.

pertevbey.her.çocuk.özel

Filmin ana teması  9 yaşındaki ıshaan ,öğrenme güçlüğü  olan bir çocuktur. Ancak resim yapmayı ve  doğayı  tanımayı çok sevmektedir. Öğretmenlerinin ve ailesinin, okuma-yazma ve diğer derslere olan öğrenme güçlüğünün farkında olmayışı  sebebiyle okul hayatı kendisine eziyet haline gelmektedir. Ailesi, çevresi ve öğretmenleri tarafından davranışları anlaşılmayan ıshaan yalnız bırakıldığını sanmaktadır ancak gittiği okulda hayatını değiştirecek bir öğretmenle karşılaşacağını bilmemektedir.Bir disleksi hastasının inançla ve sevgiyle hangi seviyeye kadar geldiği ve geleceği filmde anlatılmaktadır. Tek bir farkındalık bile bir hayata dokunup güzelleştirebilir her şeyi…

Öğrenme , okuma-yazma becerisi her bireyde(çocukta) farklı seviyelerde görülmektedir. Çocuktan aynı  düzeyde öğrenme beklemek , çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği gibi , hayat boyu ilerleme göstermeyerek beklide en yetenekli olduğu alanlarda bile başarı sergilemesine engel olacaktır.Ishaan,  filmde öğrenme güçlüğü olan çocuklara çok iyi bir örnek teşkil etmiştir. Ailesi , çevresi ve öğretmenleri tarafından olumsuz muamele gören bu çocuklar ; kendi içine kapanarak  yeteneksiz işe yaramaz ve aptal biri olduğunu düşünerek yavaş yavaş toplumdan ve ailelerinden kendini soyutlayarak kendi içi dünyalarına kapanmıştır. Bir çocuğun yaşamında böylesi korkunç hasarlar oluşmasında başta ailesi ,öğretmen ve arkadaşları önemli rol oynar. Oysa çocuk farklı alanlarda çok önemli başarılar kaydedebilir. Ebeynlerin, katı tutumu veya anne babanın tutarsız tutumları  çocuğu daha da  bilinmez bir dünyaya çekebilir.

Çocuğun nasıl öğrendiği ,ne kadar süratle öğrendiği, öğrenmesini kolaylaştıran  ve zorlaştıran  şartları , öğrenmeyi hangi tesirlerin bozduğu , nasıl unutulduğu, neden başarısız olduğu konuların sebep ve çözüm yollarının belirlenmesi  gerekirken bu durumun tam tersi söz konusu olmaktadır. Çocuğun bilgi düzeyi başarısı , okuldaki derslerine bağlıyken , bu başarıyı gösteremeyen çocuk tembel , kavgacı saygısız ilan edilir.  En büyük hatada burada başlar , kimse kendini sorgulamaz tüm kusur çocuktadır. Oysa ki doğru öğrenme fırsatı ile başarı elde edileceği çoğu zaman ailelerce göz ardı edilmektedir. Öğrencileri  ve de kardeşleri  bir başarı yarışına sokarlar , arkada kalan daima başarısız ilan edilir. Nitekim her çocuğun  öğrenme hızının,algı gücünün  aynı oranda yarışmadığını hesaba katmazlar.

Bir diğer hususta başarıda kardeş kıyaslamasıdır. Tüm derslerinde başarılı, takdir gören ve övülmeye layık olan kardeş,anne babanın gözdesidir. Başarılı kardeş kıyaslaması da önemli bir sorundur.Bireyin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Çoğu aile çocuğun farklı olduğundan haberdar olmadığı için bu şekilde davranmaktadır. Çocuğun davranışları anlamsız gelebilmektedir. Ebeveynlerin çocuğun farklı olduğunu kabullenme süreci de öğrenme güçlüğü olan çocuklarda zor bir süreç yaşatır. İlgi ve alakanın olması gereken dönemde aileler çocuklarını daha da yalnız bırakarak normal bir kalıba koymaya çabalamaktadır. Oysa ki ; çocuğun gelişiminin ilk dönemlerinde fark edilir edilmez çocuğa özen gösterilmeli , ilgi alaka ve sevgiden mahrum bırakılmamalı.  Bu dönemde gösterilmeyen ilgi çocuğu ailesinde uzaklaştırmakta , gittikçe yalnız olduğunu ötekileştirildiğini düşünen çocuk karamsar bir ruh haline bürünerek  tüm ilişkilere kendini kapatmaktadır.

Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar hayatlarının başından itibaren “aslında çok zeki ama”…  ile başlayan cümle kalıbını pek çok kez duyarlar. Aileler ve eğitimciler için kafa karıştıran ise çok daha zor şeyleri yapabiliyorken  bir satır önce okuduğu kelimeyi bir sonra ki satırda yanlış okumasıdır.

Bu durum çocuğun haylazlığına ya da dikkatsizliğine bağlanır. Aslında sorun bu iki tespitten çok daha ciddidir. Öğrenme güçlüğü nörolojik temelli olan bir sorundur. Ancak tanı koymak her zaman çok kolay değildir. Bunun nedeni ise bu sorunu yaşayan her çocuğun farklı özelliklere sahip olmasıdır. Okuma- yazmada zorlanan çocuk için okul giderek daha zorlayıcı bir yer haline geliyor. Arkadaşları için çok kolay olan okuma- yazma,öğrenme güçlüğü olan çocuklar için bir kabusa dönüşüyor. Çünkü diğer kişilere göre çok daha fazla efor  harcamak zorunda kalıyorlar ve doğal olarak kendilerini kötü hissediyorlar. Bunun yanı sıra eksik, yanlış okumaları bir süre sonra arkadaşları tarafından alay konusu olmalarına neden oluyor. Öğrenmeyi ve okul başarısını etkileyen bu sorun daha büyük bir çerçeveden bakıldığında , çocuğun öz güvenini ve benlik algısını olumsuz etkiliyor. Zeka ile ilgili bir sorunları olmamasına rağmen öğrenme güçlüğü olan çocuklar çoğunlukla kendilerini aptal olarak nitelendiriyorlar. Bunda aile, eğitimci ve çevrenin rolü  yadsınamaz. Bu durum var olan öğrenme problemini daha da perçinleyerek çıkmaza sokabiliyor aileleri.  Hem aile hem çocuk çok üzülebiliyor… Zamanında müdahale bu yüzden çok önemlidir.

Öğrenme zorluğu çeken çocuklar ; standart eğitim yönteminde zorlanırlar ve öğrenmeye direnç gösterirler.  Bunun çözümü bireysel özelliklerini ve güçlü yanlarını ortaya çıkarabilecek fırsatların sunulması ve öğretim yöntemlerinin çeşitlendirilmesidir. Öğrenme güçlükleri söz konusu olduğunda bu çocukların örgün eğitim sistemi içinde yaşıtlarıyla birlikte okula devam etmeleri önemlidir.  Ancak yaşadıkları zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olacak özel eğitim desteğinden de yararlanmalıdırlar. Doğru şekilde yardım almadıklarında sahip oldukları potansiyeli  kullanmadıkları için , eğitim sisteminin dışında kalmaları hem bireysel hem de sosyal anlamda kayıptır.

Aile sadece başarılı olduğunda yada sınavdan iyi not aldığında değil her zaman onu sevdiğini ve değerli  olduğunu hissettirmeli  onun engelli ve anormal biri olduğunu düşünerek değil çok özel biri olduğunu unutmayarak sevgi ile çocuğunu  iyileştirebilmeli.Yaşadığı zorluklar hakkında kendisiyle yalın bir dille konuşup , zor gelen şeylerde baş etmesi konusunda sabırla yüreklendirmeli  ve yanında olmalı daima. Bu özel çocukların farkında olalım. Ve kendimize dönüp bakalım biz mi engelliyiz yoksa onlar mı !!!

Zeynep ARI

 

YAZARIN SON YAZILARI
Alemin Özü - 15 Haziran 2016
Hayatın Pusulası - 10 Nisan 2016
Enaniyet Tuzağı - 9 Mart 2016
Sabır - 8 Ocak 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ