Protestan etiği

  • 15 Mart 2015
  • 1.147 kez görüntülendi.
Protestan etiği

Protestan etiği, Protestan etiğitezi (protestant ethic, protestant ethic thesis) Tartışmalı biçimde modern »kapitalizmin gelişimiyle, özellikle Max »NVeber’in klasik denemeleriyle (Protestan Etiği ve Kapitalizmin Ruhu [The Protestant Ethic and the Spirit of Capitalism], 1905) ilişkilendirilen ilk dönem Protestanlıkta somutlaşan değerler kümesi.İlk bakışta Protestanlıkla kapitalizm arasındaki ilişki paradoksal görünmektedir, çünkü Protestan inançları insanın kendisi adına ekonomik kazanç elde etmesi fikrini kabul etmez; yine de bu ilişki, açık biçimde kapitalizmin ana (ve yeni) bir bileşimidir. Weber’in savı şöyledir: Kapitalizm başka yerlerde ilk biçimiyle varolurken, modern Avrupa ölçeğine benzer bir süreç izlememişti.Kapitalizmin Avrupa’da ortaya çıkışı, göreli olarak -kendi başına bir görev ya da hedef şeklinde- sermaye birikimi fikrinin geniş bir onayla karşılanmasının sonucuydu. Oysa bu. kendi içinde, akıldışı bir tutumdur: İnsanın boş zamana sahip olması ya da tüketim yapması yerine çalışmayı seçmesinin hiçbir akılcı gerekçesi yoktur.Weber’e göre, gündelik yaşama dönük,alışılmışın dışındaki modern yönelimi anlamanın anahtarı dindedir. Çünkü din, akılcı temelde gerekçelendirilemeyen yüce değerleri benimsemeyi gerektirir.Bu değerleri bir kere benimsedikten sonra, onu akılcı araçlarla sürdürebiliriz.Yüce bir değeri akılcı ve akıldışı yollarla gerçekleştirmekten bahsetmenin bir anlamı vardır. (Örneğin, yüce bir değer olarak komünizmi seçecek olursam, muhafazakâr bir siyasal partiye katılmak akıldışı bir tercih olacaktır.) Weber’in savına göre, on altıncı ve on yedinci yüzyıldaki Avrupa’nın karakteristik çileci Protestanlığının yüce değerlerinin akılcı yollarla gerçekleştirilmeye çalışılması, insanları disiplinli çalışmaya itmiştir. Çalışmanın bir ödev şeklinde, disiplinli ve akılcı yollarla organize edilmesi, modern kapitalizmin karakteristik özelliği; onun emsalsiz ethosu ya da ruhudur.Protestanlıkla kurulan son derece önemli bağın kaynağı, Protestanlığın müminlerine, Tanrı’ya karşı görevlerin gündelik yaşamın düzene sokulmasıyla yerine getirilmesi çağrısıdır. Bu tema, Reformasyon döneminin Kalvenci ve neo-Kalvenci kiliselerinin inançlarında da yaygındır. Kader inancı da çok önemlidir, fakat insanlar Tann’nın kimi koruduğu (seçtiği) ve kimi lanetlediğini bilemedikleri için, bu durum müminde derin bir ruhsal yalnızlık yaratmaktadır.Dolayısıyla, seçilmiş olmanın kesin bir işareti (ya da kanıtı) olan kurtuluşu sağlayabilmek düşüncesiyle birinin emri altında özenle ve sebatla çalışmak (yoğun çalışma, zamanı sistematik kullanma ve dünyevi hazlarla mallara karşı katı bir çilecilik) salık verilir ve buna “bu dünya çileciliği” denir. Yine de, genel anlamda Protestanlığın kapitalizme en önemli katkısı »Protestanlıkla kapitalizm arasındaki ilişki Weber tarafından »seçici yakınlıklardan biri sayılmıştır.Batı kapitalizminin kökenlerine dair bu yorum, muazzam bir tepkiye yol açmıştır ve bugün bile tartışmalara yol açmaya devam etmektedir. Tabii bu yorumla amaçlanan, bazen iddia edildiği gibi, ekonomiye dayalı açıklamalar sunan Marksist değerlendirmelere bir alternatif çıkarmak değildi. Weber, kapitalist toplumun yükselişiyle ilgili basit, tek taraflı ya da indirgemeci açıklamalara karşı çıkıyordu. Modern kapitalizmin ortaya çıkmasına Protestanlık yol açmamıştı tabii, ama onun zorunlu ön koşullarından birisiydi. Bu konuda çok geniş boyutlu ikincil literatürün büyük kısmı Gordon Marshall’ın In the Search of the Spirit of Capitalism’âz (1982) değerlendirilmiş olmakla birlikte, yakın zamandaki en kapsamlı çalışma Randall Collins’in Weherian Sociological Theory (1986) adlı kitabındaki yetkin denemesi “Weber’s Last Theory of Capitalism”dir.Ampirik ve kuramsal gerekçelerle -özellikle netlikten yoksun savlan nedeniyle-bir hayli karşı çıkılmasına rağmen bu tez hâlâ etkili bir yaklaşımı temsil etmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ