Şimdi Sırası Değil

Alican Çetinkaya

Yazarın şu ana kadar yazılmış 11 makalesi bulunuyor.
  • 18 Eylül 2015
  • 8.405 kez görüntülendi.

201504041227_alalam_635636912636303734_25f_4x3

Gezegenler 9’a ayrılır; Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton. Bu gezegenler içerisinde bizler için doğal olarak en önemli olanı Dünya’dır. Dünya kendi içerisinde ikiye ayrılır Doğu ve Batı. Her iki tarafta da canlılar yaşar. Canlılar; bitkiler, insanlar, hayvanlar…. diye ayrılır. En çok ayırımı da insanlar yapar içerisinde. Öyle çok ayrılırlar ki. Kadınlar-erkekler, iyiler-kötüler, güçlüler-güçsüzler, mutlular-mutsuzlar, haklılar-haksızlar, zenginler-fakirler, açlar-toklar……. ve daha saymakla bitmeyecek niceleri. Ama öyle bir nokta vardır ki tüm yaşamları boyunca hayatlarını belirleyecek en önemli etkendir. Ömür boyu kimlik olur o nokta. Bu kimlik daha adın koyulmadan verilir sana. Artık gözlerini yaşama açtığın andan itibaren ya doğulusundur ya da batılı. İşte o andan itibaren sen, sen değilsindir. Doğduğun topraklarsındır artık. Sadece insan değilsindir. Türk, Kürt, İngiliz, Afgan, Çinli ya da Alman ya da başka bir şey. Senin seçim şansın olmadan verilen bu kimlik hayatını belirlemeye başlar artık. Sınırlarla ayrılmış dünyada kendi sınırlarında yaşarsın artık. Kimlik verir sana doğduğun coğrafya. Devletin, vatanın, kimlik numaran, adın, soyadın, dinin vardır artık. Ve o dakikadan itibaren başkası olamazsın. Doğduğun coğrafyanın kaderine ortak olmak zorundasındır. O coğrafya seni kahraman da yapar hain de. Ve an gelir senin hakkında söz sahibi olanlar doğduğun coğrafyadan gitmek zorunda da bırakabilirler seni. Aslında bu yazı yurdundan gitmek zorunda bırakılanların hikayesi.
Tek suçu o topraklarda doğmak olan Suriyeli çocukların hikayesi. Doğduğu toprakları görememiş çoğu. Ama o topraklarda doğdukları için suçlular. Savaştan kaçıyor hepsi. Kimi ekmek parası peşinde koşuyor yalın ayak asfaltın üstünde arabaların arkasından, kimi ayaklarını ısıtmaya çalışıyor arabanın egzozundan çıkan dumanla, kimi macaristanda polis copu yiyor, kimi çelme takılıp düşürülüyor, kiminin bedeni sahile vuruyor, ölüyorlar, öldürülüyorlar. Medeniyetler kabul etmiyorlar onları kimliklerinde yazan coğrafyadan dolayı. Sadece yaşamak istiyorlar oysaki. Başka coğrafyalarda yaşayan çocuklar gibi gülmek, oynamak, koşmak, çocuk olmak istiyorlar. Yaşama haklarını istiyorlar bu ayrılmış dünyada. Sınırlarla çevrilmiş insanlıklar da, aynı ülkeler gibi. Bizden değilse yaşamasın diyor vicdanlar. Susuyorlar, susuyoruz.
Küçükken sürekli bir şeyler isterdim ondan olsun bundan olsun diye. Annemler şimdi sırası değil derdi hep ve ben susardım o cümleden sonra. Diretmezdim istediğim olsun diye. Bizlerde tüm bu ayrışmalara rağmen tüm bu haksızlığa, zulümlere, kötülüklere rağmen yarını şekillendirecek çocuklar, gençler olarak bizler ölmemek ve öldürmemek için şimdi sırası değil desek bizler hakkında karar veren insanlara. Savaşın, ölümlerin şimdi sırası değil desek ve onlarda sussalar?

Yazının görseli; Osman Sağırlı’nın çektiği ve dört yaşındaki bir çocuğun fotoğraf makinasını silah sanarak teslim olur gibi ellerini kaldırdığı fotoğraf.

Alican ÇETİNKAYA

YAZARIN SON YAZILARI
Güvensizlik - 13 Aralık 2015
Fil,Fare Doğurdu - 14 Kasım 2015
Şimdi Sırası Değil - 18 Eylül 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Esra dedi ki:

    Yazmış olduğunuz makaleyi çok beğendim.Biz insanlar bizden olmayan insanları ötekileştiren insanlar olduk.

  2. Esra dedi ki:

    Yazmış olduğunuz makalenizi çok beğendim.Biz insanlar bizden olmayanları ötekileştirir olduk.Böyle bir şeye hakkımız olmadığı halde…

BİR YORUM YAZ