Sınırlar Var Bilmem Ki Niye?

Cansu Taşar

Yazarın şu ana kadar yazılmış 12 makalesi bulunuyor.
  • 21 Şubat 2016
  • 998 kez görüntülendi.

muzik-yapan-mutlu-cocuklar

Dünya’nın her yerinde yaşamakta olan bir his. Bu his öyle muazzam saklanıyor ki insanların içinde. Ya da bu hissi bizler mi saklıyoruz? Onu yaşatmaya ve onu yaşamaya fırsat vermiyor muyuz? Bu his hakkında size birkaç ipucu vereceğim. Bu his bizi yiyip bitiren, canlı kalmaya çalışan, bizlerin hayatını damgalayan ve bütün olacak ve olmaya yatkın güzel şeylerin perdesinde bulunan bir his. Bu his: Özgürlük. Bu hissi sakladığımız yerden ne zaman çıkaracağız? Bu hissi ne zaman elde edeceğiz? Saklandıkları yerden yaşatılmak üzere çıkardığımızda, standartların üzerine çıktığımızda belki de ardı arkasına güzel şeyler gelecek. Belki de istediğimiz ve çabaladığımız şeyler, sistem uğruna birer otomatik bireylere dönüştürülmüş halimizden kurtulmaya başladığımızda olacak. Belki de kendimizi o zaman gerçekleştireceğiz. “Kendini gerçekleştirmiş insan” ne demektir o halde? Nasıl yaşarsak, neler yaparsak doğrudan kendimizi gerçekleştirmiş, ideallerimize ve isteklerimize ulaşmış oluruz?  O halde bu sıra dışı özgürlük halinin derin motifi olan durumlardan biraz bahsedelim. Bu deli duygunun derdi nedir? biraz irdeleyelim. Bir limon bahçesinden gelen kokuyu içinize çektiğinizi hatırlıyor musunuz? İnsan halleri ve dünya durumu klişelerinden uzaklaşıp iş çıkışı güzel bir cafe’de hiç ama hiç denemediğiniz bir kahve türünü deneyip sevdiğiniz kadınla dans ettiniz mi? Bütün verilmiş yasalardan, uygulanan kurallardan, rutinlerden ve müthiş kalıplara oturtulduğumuz değerlerimizden bir nebze uzak kalabildik mi? Sanmıyorum. Sıkıştırılmış ve sıradanlaşmış hayat koşusunda son sürat ilerledik hep. Yeni şarkılar keşfetmeden, sadece sevdiğimiz yazarların değil, sevmediğimiz yazarların da hayatlarına yolculuk yapmadık. Bir kitabın içine bir-iki söz yazıp diğer insanların da okuması için kaldırımın bir ucuna iliştirmedik. Çok gizli mutluluklar yaşatmadık kendimize. Anlamadık. Anlamıyoruz. Değerler ve kurallaştırılmış öteki diğer şeyler bizleri çizgileri belli birer makineye dönüştürüyor. Empati. Çağımızın bulunmayan en kıymetli becerisi. Kaç kere empati yaparken buldunuz kendinizi? Aynanın öteki ucundan bakabilmeyi, birer ödev niteliğinde değil de sadece karşı tarafı hissetme arzusu içinde kaçımız gerçekleştirdik? Sınırların neden olduğunu, neleri aşmamız gerektiği hakkında bir dansı, bir resmi, bir tiyatro oyununu tamamen inceledik mi? İçinde bulunduğumuz bir yerlere ulaşma, hep daha fazlasını isteme arzusundan sadece kısıtlı bir süre uzaklaşabildik mi? Okul çıkışı koşar adımlarla fakülteden uzaklaşırken çimenlerde oturup nefes almadık. Doyasına oynaşmadık fikirlerle, onları hiç savunmadık. Bizler sadece itaat ettik. Usulca.. Siyahın güçlülüğüne, beyazın saflığına inandık. Grilerin de yaşadığını, nefes aldığını bilmedik bile. Bilmek istemedik, korktuk. İnsan ilişkilerinden yeterince soyutlandık. Reddedemeyeceğimiz sorumluluklarımıza karşı güçsüz kaldık. Zamanı yeterince değerlendiremedik ve bu duygudan hep uzaklaştırdık kendimizi. İnsanca yaşayabilme arzusunu, hislerimizi, kayboluşlarımızı ve dünya dertlerinden soyutlanmayı dizilerde aradık. O çerçevesi olan naif dizileri beynimizin içine öyle bir yerleştirdik ki.. Bazen bazı insanlara “Hey gerçek dünya burada? Bakar mısınız Bayım?” Diye seslenmek istiyorum. Farklılıklara tahammülümüz kalmadığı şu günlerde, kendi hayatlarımızda da farklılığa yer vermedik. Herhangi bir zamanda herhangi bir günde standartların dışına çıktığınızı hatırlıyor musunuz? Arkadaşlarınızla bir sosyal projeye başladığınızı? Beraber okul çıkışı çocuk esirgeme kurumunu ziyaret ettiğinizi? Oradaki minik dostların dertlerini dinlediğinizi? Bir sokak hayvanını sevebildiğiniz bir gün? (Elleriniz kirlenme pahasına!) Bir dostunuza sebepsiz hoşunuza giden bir şiir kitabını hediye ettiniz mi? İş arkadaşınızın masasına, o yokken, sadece ufak bir not ile bütün sorunlardan uzaklaşmasını, çünkü çok değerli olduğunu yazdınız mı? Sadece hayata biraz daha değer katabilmek arzusu ile bütün sıradanlaşmış ve sizi hiçbir yere götürmeyen sorunlarınızdan uzaklaşabildiniz mi? O sorunlar sizi bir yere götürmeyecek. Canınızı sıkan yalnızlıklarınız, öfkeleriniz, içgüdüleriniz, sizi hırslandıran her olgu hayattan kopmanızı ve yaşamanızı engelleyecek birer unsur sadece. Kendinize küçük seyahat planları yapın, Dünya’da farklı yerler, farklı canlılar, sayısını tahmin edemeyeceğiniz kadar farklı mutluluklar var. Yaşama biraz bu yönüyle bakın. Ufak dediğiniz olguları bir bir yutarak kendinizi mutlu etmesini bilin. Mutluluk insanla başlıyor. Mutluluk yaşamak için can atan insanların değerlerinde. O değerleri yaşatmasını bilelim. Farkına varalım. Yarın daha geç olmadan sorunlarımızı değil de mutluluklarımızı kovalayalım. Hayata mola vermeye ne dersiniz?

Yaşanılan ve yaşatılan her mutlulukta insanlığın, hatıraların, vicdanların canlı kalabilmesi umuduyla…

Cansu TAŞAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 10 YORUM
  1. İsmailGvn dedi ki:

    İyi bir yazı olmuş paylaştıgın için teşekkürler..

    1. Cansu Taşar dedi ki:

      Teşekkür ediyorum yorumunuz için

  2. Fatih Avcı dedi ki:

    Bizleri güzel yerlere davet edip güzel şeyler yapmamızı istediğin için teşekkürler Cansu. Hoş bir yazıydı…

    1. Cansu Taşar dedi ki:

      Çok teşekkür ediyorum, umarım güzel duygularda anlam bulabilmiştir..

  3. necmettin aydemir dedi ki:

    ve işte öyle farklılıkların sevgisini taşıyarak ve aşılayarak mutlu olalım saygıyla eğiliyorum büyüleyici sözcükleriniz karşısında…

    1. Cansu Taşar dedi ki:

      Teşekkür ediyorum keyifli yorumunuz için..

  4. coşkun öztin dedi ki:

    motivasyonist yapısıyla iyi bir biçimde hazırlanmış,sunuşu da anlaşılır olduğundan başarılı bir çalışma.
    yalnız belirli bir düzey kitleye yönelik çünkü genele bakıldığında henüz feodal kültürden kurtulamamış bir çoğunluğu düşündüğümüzde algının bu kesimde soyut kalacağı yönündedir.
    tebrik ederim

    1. Cansu Taşar dedi ki:

      Teşekkür ediyorum yorumunuzun haklılığını savunarak.

    2. Cansu Taşar dedi ki:

      Yorumunuzun haklılığına dayanarak çok teşekkür ediyorum..

    3. Cansu Taşar dedi ki:

      Yorumunuzun haklılığına dayanmakla beraber teşekkür ediyorum

BİR YORUM YAZ