Sosyal Bilimler ve Sosyoloji Disiplininin Neliği Üzerine Bir Giriş

Sinan Karabıyık

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.
  • 10 Eylül 2015
  • 2.172 kez görüntülendi.

2

Sosyal Bilimlerin merkezi konumunda olan Sosyoloji disiplini Batı menşei bir disiplin olup Fransız A.Comte tarafından pozitivist bir düşünce ile ‘İnsanlık Dini’ oluşturma ideali ile yaklaşık iki yüz yıldır varlığını sürdüren bir sosyal bilim dalıdır. Batı kökenli olması hasebiyle sosyolojinin aslında ironik olarak evrensel olma boyutunun göz ardı edilip eurosentrik bir çaba olarak varlığını devam ettirmesi Batı sömürgeciliğinin devamlılığını ve meşruiyetini sağlamaktaydı. Lakin modern Batı’nın modernizminin ve sömürgeciliğinin meşruiyetini kaybetmesiyle Sosyal bilimlerin kabuğundan çıkma çabaları ve modernizmin kıskacından kurtulma çabaları, post-modern eleştiriler, ulus devletlerin yerine ulus aşırı siyasal yapılanmaların oluşması vs. tüm bu değişim ve dönüşümler Sosyal bilimlerin özellikle de Sosyoloji disiplinini kendi var oluşunu gerçekleştirmesine imkan vermiştir.

İlk dönemlerinde Sosyoloji disiplini Batı modernizminin tasavvur ettiği biçimiyle seküler bir yaklaşım içerisindeydi oysa de-seküler bir dünya realitesi görmezden gelinemezdi nitekim modernizmin kıskacından kurtulma çabaları ve post-modern eleştiriler Batının olduğu kadar Doğu toplumlarının inanç esasları gerçekliğini kapsayan bir sosyolojiyi ön görmüştür. Modernizmin katı kalıplarının yıkılması sonrası de-seküler bir Sosyoloji anlayışı Sosyoloji biliminin tam anlamıyla işlerliğini ve amacını ortaya koymasını sağlamıştır.

Sosyoloji bilimi bir mühendislik alan değildir ve sosyologlarda toplum mühendisliği çabasında olmamalıdırlar. Sosyoloji disiplini toplumu kurgulandığı, tasavvur edildiği biçimiyle değil var olduğu toplumun gerçekliğiyle kavrama ve bu gerçekliği ortaya koyma çabasında olan bir disiplinidir. Bu bağlamda modern, seküler bir sosyoloji anlayışı eksik ve beklide sosyolojinin var oluş amacına aykırı bir çabaydı. Toplumları olduğu gibi kendi gerçekliğiyle; eylemleri, inançları, ritüelleri, kültürleri vb. toplumsal olguları var olduğu biçimiyle tanımlamak ve toplumsal gerçekliğe ulaşmak sosyoloji disiplininin asıl hedefini oluşturmaktadır.

Batı modernizmi etkisi altında yapılan sosyolojik çalışmalar ve post-modern eleştiriler ve çalışmalar sonucu oluşan yeni bir sosyolojik yönelimler beraberinde açıklanması, çalışılması gereken yeni çalışma alanlarını da getirmiştir. Her toplumun kendi toplumsal gerçekliği vardır. Toplumsal gerçeklik toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Sosyolojik göz olarak ifade ettiğimiz toplum analizleri ise doğru ve yerinde analizi ifade etmektedir. Sosyoloji disiplini dünyadaki var olan bu toplumsal farklılıkları sosyolojik göz-ler aracılığıyla ciddi çalışmalarla ortaya koyma çabasındadır.

Kısaca sosyolojinin çıkış paradigması, tarihi ve amacına değindikten sonra sosyoloji disiplinin nasıl işlediğinden ve bizim kendi toplumsal gerçekliklerimizle kendi sosyolojimizi nasıl oluşturabiliriz üzerine düşünmeliyiz. Sosyal bilimler üzerine konuşurken anlaşılması açısından ve soyutlamalardan kaçınmak adına bazı metaforlar kullanılarak konuşmak çoğu kez zihinde daha çok kalıcı olmaktadır. Batı Avrupa ülkeleri üzerine yazılmış yüzlerce kitaplar, analizler ve araştırmalar mevcuttur ve bu sosyolojik çalışmalar doğrultusunda geliştirilen çok değerli kavramsallaştırmalar, çıkarımlar vardır. Anahtar-kapı metaforu üzerinden ifade edilecek olursa Batının Sosyolojik çalışmalarla kendi toplumunu analiz eden, kendi toplumunun problemlerinin kapılarını açabilen kendilerinin ürettiği anahtarları vardır. Batının toplumsal yapısı ve bu toplumla ilgili üretilen anahtarlar kendi problemlerini analiz etmede ve bu problemleri çözmede işe yaramaktadır. Bir anahtarla diğer tüm kapıları açmaya çalışmak dünyanın en anlamsız işi olur kanımca. Bu anlamda tarihsel süreçte coğrafyamızda da ülkemizde de yapılan en büyük hatalardan biri Batının ürettiği Batı toplumlarına hitap eden anahtarları kullanırken kültürel, inançsal, yaşam pratikleri vb. farklılıkları göz ardı ederek olduğu gibi bizim toplumumuza uygulamaya çalışmalarıdır. Bizim coğrafyamıza, ülkemize, toplumumuza Batının kendi toplumsal gerçeklikleri doğrultusunda ortaya koydukları analizleri uygulamada ısrar etmeleri maalesef bugün halen bizim Sosyal bilimler ve özellikle de sosyoloji bilimi alanında geri kalmamıza neden olmuştur. Yaşadığımız coğrafyaya topluma ilişkin kültürel, inançsal ve yaşam pratikleri vb. gibi tüm farklılıkları ortaya koyacak ciddi bir çalışma analiz ve bunun sonucunda kendi toplumumuza ilişkin üreteceğimiz kendimize has kavramsallaştırmalar, çıkarımlar ve en nihayetinde kendi toplumumuzun problemlerini çözebilecek metaforik anahtarlar üretmemiz gerekmektedir. Umuyorum ki bizimde coğrafyamızda yaşayan toplumlarımızın inanç ve değer yargılarını kuşatacak öz bir Sosyoloji sistemimiz kurulacak ve bizim coğrafyamızda da alanında söz sahibi saygın sosyal bilimciler yetişecektir.

Muhammed Sinan KARABIYIK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ