Sosyal Yaşam ve Tabakalaşma

Cansu Taşar

Yazarın şu ana kadar yazılmış 12 makalesi bulunuyor.
  • 12 Nisan 2016
  • 2.325 kez görüntülendi.

ahlaki-yozlasma-ve-kulturel-dejenerasyon-malibo-201203172352

Tabakalaşma, tabakalaşmaya yol açan sebepler ve bunun doğurduğu sonuçlar incelenmesi gereken derin konulardır. Fakat bu incelemelerin belirli alanlara ayrılarak incelenmesi hem daha doğru hem de daha işlevsel sonuçlar elde etmemizi sağlar. Bu sebeple tabakalaşma başlığı altında incelediğim konu küçüklükten beri bizlere öğretilen ister psikolojik, ister fiziksel olsun bu sosyal yaşayış tarzlarının tabakalaşmayı nasıl etkilediği ve kendi içinde nasıl genişlettiği olacaktır.

Tabakalaşma uzun yıllardan beri oluşan, etkileşen durum ve olaylardan oluştuğu için sosyolog olarak gözden kaçırılan söz konusu etkileşim durumlarını incelemek ve bunların sağlıklı bir şekilde tahlilini yapmak, uygulamaya geçirmek çalışmanın hedefini oluşturur. Tabakalaşma konusu sadece Türkiye’de değil Dünya’da tartışılan bir konu olması gereğiyle önceleri ve günümüz durumlarında değerlendirilecektir. Elde edilen sonuçların uygulanabilir olması uygulamalı sosyoloji açısından önemlidir.

Tabakalaşma konusu gündelik hayatımızda ve sosyal formlarımızda şekil değiştirerek karşımıza fazlasıyla çıkmaktadır. Aile yaşam biçimlerimizde, aldığımız kararlarda, hayatımızı sürdürme tarzımızda, düşünce biçimlerimizde..  Genel olarak tabakalaşma şekillerini Üst-Orta-Alt sınıflar gibi basit bir şekilde ele alabiliriz. Bunun dışında kesin tabakalaşma biçimleri kölelik, kast, toplumsal konum ve sınıf şeklinde belirginleşebilir. Sosyal tabakalaşma kültürden kültüre ve bireyler arasında, toplumlar arasında farklı biçimlerde kendini gösterir. Bu bağlamda tabakalaşma kendisine belirli kurallar ve rutinler belirler. Bu kurallar, gelenekler, töre ve yaşam stillerinin aktarılmasıyla tabakalar toplumda kişiler arası ve milletler arası olmak üzere kendilerine yer belirlerler ve davranışlarımızda, düşüncelerimizde anlam bulurlar. Tabakalaşmanın değişik motifleri ve gereklilikleri olabilir. Fakat asıl önemli olan ve sosyal hayatın içinde dolaşan tabakalaşmanın da üzerine kurulu olan “anlam” olgusudur. Çok çeşitli tabakalar yaşıyor olsa da aslında tabakaların temelini oluşturan ve arkasında yatan gerçeklik “anlam”dır. Çünkü davranışlarımızın ve düşünce biçimlerimizin arkasında asıl bulunan gerçeklik onlara ne anlam yüklediğimiz ve bizler için gerekliliklerinin neler olduklarıdır. Belirli kültürden gelen insanlar belirli anlam duyguları taşırlar ve davranış biçimleri buna göre şekil alır. Bu birliktelikler aynı davranış kalıplarından benzer anlamlar çıkarırlar ve ona göre davranırlar. İşte tabakalaşma bu birliktelikler sonucunda “anlamları” birbirinden ayrılan kültürlerin, toplumların ve insanların farklılaşarak oluşturduğu ayrı kümelerdir.

Tabakalaşmış davranışlara örnek verecek orlursak burada Vilfredo Pareto’nun Torku ve Türem ikilisye bağlantı kurmamız mümkün olabilir. Pareto’nun demesine göre Torkular ve Türemler toplumda yaşamakta olan iki bariz davranışlar bütünüdür. Hayatımızı sürdürürken karşımıza çıkan bu sınırlandırılmış davranışların tabaka biçimlerinden ve tabakalaşmış davranış biçimlerinden geldiği söylenebilir. Torkular gündelik hayatımızda yaşamakta olan belirli varsayımlardır ve insani olarak toplumların değerleriyle eşdeğerdir. Torkular genel yargılardır, Türemler ise bunların toplumda karşılık bulduğu somut davranışlardır. Torku’ya örnek olarak “büyüklere saygı göstermek” ve Türem’e ise “el öpmek” örneklerini verebiliriz. Bunların toplumlarda ve kültürler arası farklı anlam biçimlerinin olduğunu söylemiştik. Bu varsayımı aynı örnekle somutlaştırabiliriz; “El öpmek” bazı toplumlarda ayıp karşılanabilecek ve kabalıkla algılanabilecek bir durumken bizim gibi toplumlarda ise kibarlık ve saygı olarak nitelendirilmektedir.

Tabakalaşmaya etki eden faktörlerden bir diğeri ise “kültürel yansımalar” başlığı altında zihniyet olmalıdır. Bilindiği gibi zihniyet; yaşanılan aile, mezhep, ırk, etnik köken, milliyet ve kültüre göre belirli farklılıklar içerir. Bu doğrultuda küçüklükten başlayarak çocuklara aşılanan değer yargıları, kimlikler, yaşayış tarzları, dil, din, konuşma gibi unsurlar zihniyeti oluşturur. Zihniyet bir insanın varoluşundan başlayıp daha sonrasında süregelen kısmını oluşturur ve bahsedilen değerlere göre farklılık gösterir. İnsanların düşüncesi doğrultusunda uyguladığı davranış sisteminin bütünüdür denilebilir. Doğal olarak zihniyet sistemleri belirli bir tabaka sisteminin oluşmasında etkendir.

Sonuç olarak, öğrenme sonucu desteklenen ve ödüllendirilen her çalışmanın sonucunda, davranışın tekrarlanma süreci başlar. Tekrarlanma tabakalaşmaya doğru yol alır. Çevre tarafından, desteklenen davranışların yapılmasını istenir ve bunun sonucunda, Şerif Mardin’ni hocamızın da bahsettiği  gibi “mahalle baskısı” olarak adlandıracağımız söz konusu durumlar oluşabilir.

 

Cansu TAŞAR

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ