Sosyolojik AİDS Araştırmaları

  • 12 Mart 2015
  • 626 kez görüntülendi.
Sosyolojik AİDS Araştırmaları

AİDS, Sosyolojik AİDS Araştırmaları (AIDS, sociological studies of AIDS) Kazanılmış Immünyetmezlik Sendromu (The Acquired Immune Deficiency Syndrome, AIDS), İnsan Immünyetmezlik Virüsü’nün (Human Immunodeficiency Viruses, HIV) neden olduğu karmaşık semptomlarla kesinlikle öldürücü enfeksiyonlardan oluşan bir hastalıktır. Yoğun enfeksiyonla ayırt edilen ilk dönemin üzerinden üç ay kadar geçtikten sonra, HIV enfeksiyonuna karşı bir reaksiyona işaret eden ve bunun üzerine ana durum testlerinin yapıldığı HIV antikorlarının ortaya çıktığı dönem gelir. Genellikle yıllarca süren ve hiçbir semptomun görünmediği bir dönem sonunda, vücut normalde ender rastlanan ve alışılmadık hastalıklara, özellikle PCP (Pneumocystis Carinii Pnömonisi) ve kaposi sarkomasına (mafsal dokularında görülen kötü huylu tümör) boyun eğer. Virüsü taşıyan başlıca araçlar, vücut sıvıları, bilhassa kan (kan nakli, damardan ilaç kullanma ve anneden çocuğa dikey aktarım) ve esas olarak fiili cinsel ilişkiyle (homoseksüel ya da heteroseksüel aktarılan sıvılardır. Dünya Sağlık Örgütü, enfeksiyonun üç bölgesi ve biçimi olduğunu saptamıştır: Enfeksiyonun şimdilerde en çok yayıldığı bölge olan Asya, enfeksiyonun ilk keşfedildiği ve taşımanın çoğunlukla heteroseksüel ilişkiyle olduğu Afrika kıtası ile hastalığın salgına dönüşmesinin 1980’lerde başladığı, enfeksiyonun öncelikle homoseksüel ilişkiyle ve damardan iğneyle alınan uyuşturucularla taşındığı sanayileşmiş Batı ülkeleri. 1996 yılında. HIV virüsünün 30 milyon kişiye bulaştığı ve 10 milyon kişinin AİDS’le yaşadığı hesaplanmıştı.Sosyoloji, AIDS/HIV enfeksiyonunun anlaşılması ve kontrol altına alınması çabalarına çeşitli yollarla katkıda bulunmuştur. Cinsel ilişki türleriyle ilgili incelemeler 1982’de virüsün saptanmasında kritik bir rol oynamıştı. Sosyoloji, cinsel eğilimler ile uyuşturucu kullanma konusunda, gerek KABP (Knowledge, Attitudes, Behaviour and Practices -Bilgi, Tutumlar. Davranış ve Pratikler) gerekse, riskli davranışlar ile riske açık faaliyetlerin yaygınlığının gözlenmesi için gerekli daha yenilikçi ve kalitatif araştırmalarla ulusal nitelikli ve geniş çaplı incelemeleri de ortaya koymuştur. Ayrıca, bağlamsal ve stratejik boyutlarla ilgili Sağlık İnanç Modeli’ne ve kolektif tepki ile cemaat tepkisi incelemelerine duyulan erken güven, risk-alma kuramlarının gelişmesine yol açmıştır.AİDS’in bulaşmasına neden olan ilişkiler pek çok toplumda ya yasak olduğu ya da daha çok marjinal gruplarda görüldüğü için. araştırmaların odak noktasını cinsiyet, sapkınlık ve cinsel kimliği ele alan sosyolojik çalışmaların oluşturması son derece doğaldır. Bu amaçla, varolan sosyolojik ve antropolojik metodolojileri genişleterek, damardan uyuşturucu alanlar ve erkeklerle cinsel ilişkiye girdiği halde gay olarak tanınmayan erkekler gibi ulaşılması zor ve “gizli topluluklar”! saptamaya ve örneklemeye yönelik teknikler geliştirilmiştir. Bilgileri mümkün olduğu kadar tepkisel olmadan ortaya koymak için cinsel günlükler gibi araçlara da başvurulmuştur.AİDS’in sosyolojik özelliklerini inceleyen başlıca kaynaklar arasında yıllık “AİDS’in Toplumsal Boyutları”konferansının belgelerini ve J. Mann’ın öncülüğündeki bir ekibin hazırladığı WHO/UNAIDS yayını olan Aids in the World’ ü sayabiliriz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ