Toplumsal Bağlarda Kopuş

Gönül Koyuncu Doğan

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.
  • 16 Mayıs 2015
  • 805 kez görüntülendi.

mc3bchendis

 Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki zaman içinde zaman diyebiliriz. Ülkemizde yaşanan gelişmelerle birlikte geleneksel yapıdan modernleşmeye evirildiğimiz bu dönemde kültürel kimliğimizden soyutlanarak, toplumda göze çarpan olumsuzluklarla tam bir belirsizlik adledilen bir zamanın farklı yönlerine şahit oluyoruz. Gelişmekte olan bir ülke olarak bunun ülke insanına yansımasında doğu bölgelerinden,  batı bölgerine doğru gidildikçe hızlı bir şekilde yaşandığını belirgin olarak görmekteyiz. Sosyolog olarak yaptığım araştırmada İç Anadolu’da ki bazı okulları durumu yerinde incelemek adına gözlemlemeyi uygun gördüm. Çocuk yaştaki öğrencilerin kültürel kimlikten uzaklaşarak, bireyselliği yanlış algılama ile kültürümüze aykırı hal ve hareketleri, rol model olarak yanlış örnekteki kişilik seçimleri, sigara ve madde kullanımına yatkın zayıf meyilli kişilikler olduklarını gözlemledim. Diğer taraftan ailelerin çocuklarıyla olan bağlarının zayıflığını ve çocuklarına yön vermedeki yetersizliğini yerinde inceledim. Kendilerine kimlik bulma çabası ile benliklerinde ki yalnızlıkla yanlış yerlere kaptırılan, toplumumuzda en kolay kaybedilen meyilli grup çocuklarımızdır. Kendi kültürel kimliğimizden uzaklaşmamız sonucunda sınırsız özgürlük gibi kural tanınmaz düşünce ile yetişen çocuklarımız, ve gençlerimiz öncesinde  toplumsal bağlarımızın hastalıkla zayıflamasına sonrasında  kopmasına ve yok oluşumuza neden olacaktır.

Ülkemiz gelişmeye elverişli, potansiyeli yüksek bir ülkedir. Bu durum düşman dış ülkelerin de dikkatini çekmektedir. Aldığım duyumlarda maliyeti 5 TL olan uyuşturucunun okul önlerinde çocukları alıştırmak pahasına 2 TL ye satıldığını öğrendim. Bunu toplumumuzu yok etmek adına silahların kullanılmadığı, bombaların patlatılmadığı, vatan haini bazı çetelerin ceplerine para indirmek için genç nesli tükenmek olan dış ülkelerle iş birliği içinde olup, ülkemizi yok etmek adına uyguladığı sessiz savaş olarak yorumluyorum. Devletimizin etkin politikalarla derhal müdahale etmesi ülkemizin önemli zenginliği olan çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkması, bunun için çözüm yolları üretmesi gerekir. Bizim bu nesle fikirsel ve bedensel olarak ihtiyaç duyduğumuz devletimiz tarafından göz ardı edilmemelidir. Ünlü sosyolog Émile Durkheim ‘in vurguladığı gibi modernleşmeyle birlikte anomi yani düzensizlik durumu insanların sınırsız bireysellikle, sosyal kontrolün zayıfladığı durumlarda toplumsal düzen işlenemez hale gelir. Geleneksel yapının tamamen çözülmesi durumunda insanlar sınır tanımaz istekleriyle doyumsuzluk haline bürünecektir. Vurgulamak istediğim şey çocuklarımızı kültürel kimliğimizi aşılayarak bireyselleştirmemizdir. Ahlak öğeleri içerisinde yetiştirilen bir çocuk yanılma yaşayacak fakat sapma yaşamayacaktır. Toplumsal düzen ve bireysel mutluluk ancak toplumsal bütünleşme ile sağlanacaktır.

Ülkesini seven bir vatandaş olarak ülkem adına en güzel yarınların hiç solmaması beklentisiyle…

 

Gönül KOYUNCU DOĞAN

YAZARIN SON YAZILARI
Yalancı Gerçekler - 30 Mart 2015
Susmak!! - 15 Mart 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ