Vesayetçilik

  • 16 Mart 2015
  • 1.678 kez görüntülendi.
Vesayetçilik

Vesayetçilik(paternalizm)Çoğunlukla, egemen durumda olan partnerin, kendi astlarıyla arasında ihtiyatlı bir gözetici ilişki kurmasını yansıtan tutum ve pratiklerini, benimsemekte olduğu toplumsal ilişkilerle ilişkilendiren ve gevşek biçimde tanımlanmış bir terim. Vesayetçilik kavramı, egemen olan tarafın, astı konumundaki kişilerin yaşamına istenmedik biçimlerde burnunu sokması durumunun doğmasına yol açabilir ve ayrıca, »güce ulaşma ve güç kullanmada büyük eşitsizliklere zemin hazırlar.Koca ile karı. efendi ile köle, işveren ile işçi arasındaki ilişkiler dahil olmak üzere, toplumsal ilişkilerin oldukça geniş bir kısmı tipik biçimde vesayetçi çerçevede tarif edilmiş ve incelenmiştir.Bazı fabrika sahipleri ile işçileri arasındaki ilişkiler (örneğin Batı’da sanayileşmenin ilk evrelerinde) bu açıdan değerlendirilmiştir. Egemen olan grup, diğeri üzerinde neredeyse denetimsiz bir güç kullanmıştır. Ancak, »toplumsal denetimi sağlamlaştırıcı bir taktik olarak, ilk imalathane sahiplerinin bu güç ilişkilerini ahlâki ilişkilere dönüştürmeye çalışmasına, ya da Max *Weber’in terminolojisiyle söyleyecek olursak, »tahakkümü geleneksel otoriteye çevirme girişimlerine de tanıklık edilmiştir. Güç ilişkilerini ahlâki bir kılıfla sarma çabaları, dönem dönem hediyeler verme, yardımsever dinsel faaliyetler ve eğitim programları düzenleme, şirket lojmanlarını tahsis etme ve sigorta olanağı sunma ile şirkete bağlı gönüllü dernekler ve kulüplere verilen desteğin kurumsallaşması gibi yollarla gerçekleştirilir. Paternalizmin bu biçiminin en sistematik incelemelerinden birisi, işveren tahakkümünü ve Viktorya dönemi İngilteresi’nde Kuzey’deki tekstil imalathanelerindeki tepkileri ele alan, Patrick Joyce’un Work, Society and Politics (1980) adlı çalışmasıdır.Sık sık ileri sürülen bir fikre göre, bu biçimde işleyen paternalizm, açıkça ve potansiyel olarak kargaşaya yol açan hiyerarşik ve sömürücü ilişkileri kontrol etmeye ve meşrulaştırmaya yarayan bir araçtır: Dolayısıyla kadınlardan çok erkeklerin, proletaryadan çok egemen sınıfın, siyah kölelerden çok beyaz efendilerin çıkarlarına hizmet eder.Öte yandan, tabi konumda olanların, üstlerinin paternalist stratejilerine yönelik âdet haline gelmiş (genellikle »itaatkâr) tepkilerinin, izlenimlerin (ya da “‘güçsüzlüğün zorunlu tavrı”nın) sadecedışsal ve hesaba katılmış bir şekilde yönetimini değil, statükoyla özdeşleşmeyi ya da statükonun onaylandığını gösterdiğini ispatlamak ampirik bakımdan son derece güçtür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ