(Y)urdumun (G)ençlik (S)orunu

İsmail Atağan

Yazarın şu ana kadar yazılmış 16 makalesi bulunuyor.
  • 22 Mart 2015
  • 1.520 kez görüntülendi.

11072624_10153155481177486_1460458810_n

YGS nin açıklandığı bu günlerde sınav sistemi ve başarı üzerine biraz düşünmek gerekiyor. ÖSYM’nin resmi verilerine göre 1.987.488 kişi sınava girmiş. Ortalama 2 milyon öğrenci,aileleri ile birlikte 8-10 milyon kişiyi doğrudan,77 milyonu da dolaylı olarak ilgilendiren sınavın önemine dikkatinizi çekmek istiyorum.

2 milyon öğrencinin 600 bin küsürü barajı aşamamış,yani 160 soruluk sınavda ortalama 16 net yapamamış durumda 600 bin kişinin başarısız olduğu ortada. Buradaki başarısızlığın ölçütü nedir. Yani kime göre, neye göre başarısız. 12 yıllık eğitim sonunda ortalama 12 net yapabilmiş öğrencilerin durumu elbette derin sosyolojik araştırmalar gerektirir. Öğrenciden-veliye, veliden-öğretmene, öğretmenden-eğitim sistemine kadar her kesimin başarıda yada başarısızlıkta payı olduğu apaçık ortada iken, ben başarının kime göre neye göre kısmını değerlendirmek istiyorum.
Ülkemizde dünya çapında başarılara imza atmış isimleri sayın desem. Aklımıza 3-5 isimden fazlası gelmez. Örneğin Nobel ödüllü Orhan Pamuk veya sinema alanında sayısız ödül alan Fatih Akın bunlardan birileridir. Dünyaca ünlü bir Türk tıp doktoru söyleyin desem, yada mühendis, hukukçu,sosyolog, felsefeci (bu alanları kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçip çalışan birkaç istisnayı saymasak). Peki Türkiye 1.si olmuş ve dünya çapında başarıya imza atan tek bir isim sayın desem???
Orhan Pamuk yada Fatih Akın’ın ve benzer isimlerin başarı kriteri nedir, YGS yada ÖSS olmadığı kesin. İlgi ve yeteneklerinin olduğu alanlarda yoğunlaşmaları başarıyı getirmiştir. Ülkemiz doktorun, mimarın, mühendisin, hukukçunun, öğretmenin; YGS yani tek tip sınavla ağırlıklı olarak matematikle seçildiği bir ülke. Hatta özel yetenek ile sporcu, ressam ve müzisyen alan üniversiteler bile ön koşul olarak YGS yi şart koşuyor. Matematik bilginiz başarı için belirleyici kriter oluyor. Matematik bilginiz varsa başarılı sayılmış olup istediğiniz üniversitenin istediğiniz bölümüne yerleşebiliyorsunuz ki bu matematik bilgisi üniversite biter bitmez rafa kaldırılır ve yine günlük hayata ilkokul matematiğini kullanmak zorunda kalırsınız. Kriter YGS olunca başarılı sayılmış oluyorsunuz. Peki bu başarı ile istediğiniz yada yeteneğinizin olduğu alana gidebiliyor musunuz. Bu sayıdaki öğrenci yok denecek kadar azdır. Aile baskısı sonucu yada en kısa yoldan maddi kazanç elde etme düşüncesi ile yerleşilen alanlarda çalışma hazzı dolayısıyla başarı söz konusu olur mu? Çalışmaktan zevk almadığınız bir alanda kendinizi geliştirmek yada başarılara imza atmak söz konusu olamaz. İşte böyle bir durumda ailelere ve öğrencilere büyük sorumluluk düşüyor, YGS puanları ölçüt alınarak değil ilgi ve yeteneğinin olduğu alana yönlendirilmesi başarı ve mutluluğu beraberinde getirecektir. Elbette tüm başarıların maddi kazanımları olacaktır. Ama nihai hedef manevi kazanç olmalıdır.

Gençlerimizin tek tip sınavın tüm alanlar için başarı kriteri olarak belirlenmesine karşı çıkması ve istediğim alanda istediğim eğitimi alma lüksüne sahibim demelerinin zamanı geldi. Her yıl binlerce gencin başarısız yaftasıyla yaftalanıp hayata ve başarıya küsmelerinin önüne bir an önce geçilmelidir. Yetenekleri doğrultusunda istedikleri bölüme yerleşmelerini ümit ediyorum. Yıllarıdır yüzlerce soru hazırlayan ÖSYM’ nin sorunu da fark etmesi temennisiyle gençlerimizi selamlıyorum.

İsmail Atağan

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Anonim dedi ki:

    Allah razı olsun ilk kez bu kadar doğru konuşan birini gördüm

    1. İsmail Atağan dedi ki:

      Teşekkür ederim.

BİR YORUM YAZ